• isle of dreams
    itü sözlük yazarlarına özel %20 indirimli biletler için son tarih 19 temmuzkayıt ol
  • videolar+3

  • +18 görseller

    • acun ılıcalı
    • acun ılıcalı
    • acun ılıcalı
    • acun ılıcalı
    • acun ılıcalı
    • acun ılıcalı
  1. bu hafta konuk olduğu biri bana anlatsın'da, her programda yaptığı gibi kadıköy anadolu lisesi'ne yaptığı bir ziyarette sahneye mezun olduğu dönemin birincisini çıkarıp insanlara "bakın bu adam 1. mezun oldu ama onu mu tanıyorsunuz beni mi?" diyerek arkadaşını yerin dibine batırışını gururla anlatarak sempati değil antipati toplayan, k.a.l. üstüne üniversitede de ingilizce okumasına rağmen neden yalnızca 3 kelime ingilizce biliyormuş gibi hala türkçe düşünüp garip ingilizce cümleler türetmeye gerek duyduğuna akıl sır erdirilemeyen, televizyon makinası imalatı çok şanslı adam. acun firarda'yı birlikte sunduğu ve çok iyi ingilizce bilen ve konuşan tanem sivar'ın yanında sırıtan adam aynı zamanda.
  2. biri bana anlatsın isimli programda öğrencilik zamanından şöyle bahseder;
    istanbul üniversitesini kazandım. gittim bir de baktım ki herkes bağırıyor eylem yapıyor falan. sonra bir de boğaziçine gittim orada ortam çok güzel (karı kız şahane demek istemekte). herkes çimlerde yatıyor falan. ben de okula gitmemeye başladım. hergün boğaziçine gidiyorum....

    akabinde beyaz, oradaki öğrenciler diğer üniversitelerin de iyileştirilmesi için bağırıyorlar senin gibi aylak aylak gezmiyorlar gibi birşey söyleyerek ayarı vermiştir kendisine.
  3. yine biri bana anlatsın isimli programda lise yıllarında başarısız bir öğrenci olduğunu, geçenlerde bir liseye konuşmacı olarak gittiğinde liseden sınıf arkadaşını (lise birincisiymiş) çıkarıp "bunu kimler tanıyor?" diye sormuş ve doğal olarak kimseden cevap alamamış. arkasından "peki beni kimler tanıyor?" dediğinde lise öğrencileri ortalığı inletmiştir. böyle de sinir bir adamdır velhasıl.
  4. fransa 98 dünya kupası sırasında fransa'dan bağlanmak yerine istanbul'a kız arkadaşının doğum gününe gelen, daha sonra telefon bağlantısı olacak diyerek arkadaşlarına telefonu açtığımda ses çıkarın, tezahürat yapın diyen, daha sonra o tezahürattan kaçmak için tuvalete giren ve ordan sunuş yapan, afrika kupası için görüntü çekin diye afrikaya yollandığında çekecek bir şey bulamayıp taksiciyi yolun kenarındaki çadırların falan içine sokan ve onla ilgili haber yapan, bunlar gibi sayısız komik olayları olan değişik insan.

    kadıköy anadolu üzerine ingilizce bölüm bitirmesine rağmen "you speak english like a river" gibi tümceler kurmasını ise sadece işin şovmenlik kısmına bağlıyorum.