cemal süreya'ya düşkünlüğü ve gecenin bu saatinde anmasıyla beni mest etmiş yazardır. şiiri sevdiği, hayat verdiği, hayatını verdiği her halinden belli... tebrik ediyorum kendisi, hayatını...
"tereddütlerin orospusu ve şüphenin maskarası olarak yaşanan hayatlar kalır geride bizden;
tereddütlerin orospusu ve şüphenin maskarısı olarak yaşayacaklara"
der demez
tüm yaşamlara! nazdarovya
gariptir, ilgimi çeken bir giri okurum, bir iki cümle sonra gözüm rumuza takılır, acibadem yazısını görür, gülümserim.
güzel yazar, gülümsetir, ferahlatır.
tam evimin reklamını yapacaktım ki, malumunuz hâlâ 3. arıyoruz, lakin bulamıyoruz, ev de fıstık gibi söylemiştim önceden, mm şey her neyse konumuz bu değildi. heh evet, acıbadem'de güzel mekan hani, öhömm neyse, efendim başlığı görünce "reklam yapabileceğim yuppii" şeklinde sevinç nidaları attım. lakin yazar olduğunu görünce acıbadem'de ki evim güzel olduğuna göre bu yazarın girileri de güzeldir mantığıyla yaklaştım olaya. yanılmadığımı gördüm. saygılar efenim*
çok tuhaf bir haldir çözemediğim. hangi ipi tutsam ucu bu çocuğa çıkıyor. tesadüf mü? hayır. hiç inanmadım tesadüflere, kaderin cilvelerine falan... kader, cilve yapmayacak kadar ciddidir zira.
yalnız, dupduru bir yürek sezinliyorum ekrandan ve dosdoğru bir duruş. teslim olup özgür kalanlardan, zulme karşı çatlak bir sesle direnenlerden sanki.
öyle ki; yunus kadar aşık, hamza gibi mert diyesim geldi
(amin.)
para saymanın dışında elinden gelen meslekleri de sözlük ahalisi ile paylaşmak isterim mezkur şahsın; celeb, debbağ, kassab, sarrac, hayyat, mü'ezzin, beşe, hatib, katib, etmakçı, boyacı, goygoycu, dellal, na'l-bend, arabacı, sabuncu, paşmakçı, dülger, derzi, çorbacı, pomp... neyse bir şey demiyorum.
vahşi bir dosta yazılan mektupların sonuncusunda bir son vardır
"ümit kesme"
okyanuslar kadar engin ya da dağlar kadar ağır günahların da olsa
"ümit kesme"
battığın her defasında seni çıkaranı bil
"ümit kesme"
zaten seni ne terk etti ne sana küstü, aman ha ümit kesme
yaşarken haddini aşmış olsan ve dahi ellerini beline koyup günün tamamında ona küfretmiş olsan da
güneş doğudan doğdu dün sabah ve bu sabah da doğudan doğacak sanki
yani
ümit kesmenin çorak topraklarında gün doğacak yarın
üç tane ay birden doğmaya başlayacak