bazen bağışıklık yapar. hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağı düşünülür ve bu acı sizin bi parçanız olur, kabullenirsiniz, koparsınız hayattan. kötüdür...
"ateşe girip ateş olan, onda yanan odun da olsa kömür de, pis de olsa temiz de yanmaya kül olmaya dayandı mıydı ne kirden iz kalır, ne gayri şeyleden. hepsi tek bir şey, hepsi tertemiz olur. ne kapkara duman, ne yanan, ne yakılan kalır. ıztırabın sonu kemal, tahammülün sonu cemal olur."
"eşrefoğlu rumi senin,
aşk od'una yansın canın.
aşk od'una yanmayanın
kalbi safi olmaz imiş."
çok iyi tanıdığınızı düşündüğünüz hayatı aslında hiç tanımadığınızı anlamanıza yardımcı olan durum.güzel yanı dibini boylamaktır,dibini boylamadan sizi daha kötü neyin beklediğini bilemez ve hep sonrası için kafanızda bir şeyler kurar durursunuz,ama dibi gördünüz mü iş değişir,kuracak senaryo,kapılacak umutlar çoktan gitmiştir,umutlar gidince de beklemez olursunuz,bekleyişle birlikte acının ateşi de yavaşça söner,acı çekerken dibi boylamaktan korkmamak lazım,acı çekmekten de korkmamak lazım,hayat neyin acı verdiğini neyin mutlu ettiğini aramakla ve bulduğunu sanıp her seferinde yanılmakla geçen kısacık bir yol...
bunca zaman sonra ne gerek vardı dedirtiyor bana.önce aşk ardından acı..tahammülsüz bir insan olmak,sadece acıya odaklanmak..tamam takmıyorum,düşünmüyorum,hareketli şarkılar açıp eğleneceğim diyerek kendini kandırmaya çalışsada insan,yapamıyor.en can acıtan,duruma en uygun şarkılar seçiliyor,kanayan yaralara yenileri ekleniyor.çivi çiviyi söker derler ya,öyle olmuyor.acıdıkça acıyor can.
boğaza birşey takılıp kalıyor.yapılması gereken şeylerin hepsi bir kenara itiliyor ve sadece acıya odaklanıyor insan.geçermi?geçer elbet.ama öyle sonsuz görünüyor ki şu an,sanki ömür boyu bu sancıyla yaşayacağım.bir yerlerde birşeyler düğümlendi ve ben o düğümlerin nasıl çözüleceğini bilmiyorum yada çözülme ihtimalinin olup olmadığını..
acı çekmek büyütür derler.daha ne kadar büyüyebileceğimi merak ediyorum.belki de çöküş evresindeyimdir.
bitmeyen cezadır, yaşamla ölüm arasına kıstalanmış.
kendisi yayılmacı karakterli ama elden ne gelir.
başka şansı olmadığından olsa gerek yoksa oralara da serpiştirilirdi/serpiştirirdi.
yaşamak kadar doğaldır acı çekmek, büyütür de bu yüzden...büyümek yaşamın tek gerçeğiyse büyümek, yaşam kadar doğaldır acı çekmek...olur böyle şeyler. öpünce geçer...
nasıl bir sancı saplandığında hissediyorsak şiddetle orda olduğu hatırımıza bile gelmeyen organımızı; acı çekmek de ruhumuzu hissettiriyor bize. ben burdayım diye hatırlatıyor.kıskanç bir şey olmalı ki ruhumuz unutkanlığımızın faturası çok ağır kesiliyor