norveçte küçük ama çok güzel bir şehir. ayrıca beyaz zenciler kitabında da bir sürü olay geçer burda. küçüktür ama hareketli ve güzeldir. kızları daha da güzeldir.
'k' ları 'g' olarak söyleyen ve bu da yetmezmiş gibi çocuğuna içinde malum harf geçen bir isim koymayı tercih etmiş gonya'lı teyzenin oğluna sesleniş biçimi.
çocuğu olarak rol aldığım acıların kadını filminde tanıdım onu, çok iyiydi..ve çok ürküyordu hapisteki kocasından...öldürüldüğünü uzun süre gizlediler benden...çocukluğumun buruk ve silik bir anısıdır benim için.
norveç'in batı kıyısında fyördlar bölgesine yakın bulunan, belki de dünyanın en güzel şehirlerinden biri denebilecek, mimari olarak eski ve yeniyi güzel bir uyumla bir arada bulunduran, genelde gökyüzünün gri olduğu, 240bin civarında nüfusa sahip, 11.yüzyılda king olav tarafından kurulmuş iskandinav şehri.
norveç'in fiyordları,dağlık alanları ve renkli gece hayatının yanısıra fanatik paganları ve kilise yakan satanist black metalcileriyle ünlü güzide şehri.gidilmesi görülmesi ve hatta iltica edilmesi gereken yer...
geyikleriyle ünlü, en zengin iskandinav ülkelerinden biri olan norveç'in deniz kıyısında bir sürü yatları olan, dön, dolaş, gez, otur gecenin 11'inde hala gündüz öğlen saati 11 gibiymiş hissi veren, güzide şehri.
meyhanelerin yüksek tavanlı alkol masalarının unutulmaz kadını. iki kadehten ve birkaç bergen şarkısından sonra kadının şeceresi sayılır olay ibrahim tatlıses e bağlanarak bitirilir..
bu kadar içli mi okunur şarkılar, bu kadar mı can yakar; ölümünü hâlâ sorguladığım, " keşke " lerimi tespih gibi çekip biriktirdiğim, merhum ses sanatçısı.
her zaman hüzünlendiğim bir kraliçe daha çok üzüldüğüm konu şu zamana baktığımızda sanki hiç yaşamamış gibi hakkında konuşulmaması arabesk dendiğinde bergen diye düşündüğüm üç isimden biri hayatını konu alan bir dizi yapılsa rekorlar kırar diye düşündüğüm güzelliğiylede ün yapmış hatırlanması gereken gerçek bir arabesk sanatçısıdır bergen