|
|
- kesinlikle kız kardeşten gizlemenin olanaksız olduğu bir durumdur.
- abinin sömürülme zamanının geldiğinin habercisidir. "vay canına abim aşık oldu" , bu vesile ile siz eski acı dolu günlerinizi anımsayarak öç alma hissiyatı ile yanıp tutuşurken, bir taraftan da intikam teorileri kurarken abi çoktan süzme torbasına dönüşmüştür bile. işiniz sandığınızdan çok kolay olur ta ki yenge adayı hanımkızımızla tanışana kadar .
gökyüzü, ağaçlar, çiçekler, böcekler, güneş, annenin çığlıkları, babanın sert sözleri artık herşey çok daha güzel gözükmeye başlamıştır abi için. aslında farkında değildir hiçbirinin, biri ona birşey mi anlatıyor, baba birşey mi söylüyor hey yavrum hak getire. çünkü kendisi dünya hayatı içerisinde değildir. abi zevcesi ile birlikte beyaz bulutların arasına pembe hayal dünyalarına çoktan göçmüştür.
herşeye ılımlı yaklaşmaya başlar, isteklerinizi şantajınız karşılığı teker teker gerçekleştirmeye çalışır. yanakları al al olur, salak salak bilinçsiz bir şekilde dolanır ortada, doğumgünleri, yılbaşıları bikbik günlerinde ki özellikle ota boka hediye almayı seven bir abiniz varsa, sizden yardım ister hediye konusunda ki muhakkak bir şekilde sebeblenirsiniz bundan da. bir bakmışsınız bir ay içersinde süper ganimetlere sahip olmuşsunuz, yani bir ay içersinde yaptınız, yaptınız. bir ayı geçtikten sonra mantık çalışmaya başladığı için bu istekler, kafanıza uçan tekme olarak geri dönebilir, aman dikkat.
şakası ve abiyi kullanmak bir tarafa, abinin mutlu olduğunu görmek, hayatındaki herşeyi sizinle paylaştığını bilmek, her sabah yatağından huzurlu ve bol gülücükler saçarak kalkmasına sebeb olan birşeylerin varolması, onu öyle görünce sizde dünyanın en mutlu insanı oluverirsiniz.
- kendinizi bildiniz bileli etrafınızda olan şahsın aşık olması durumudur. gariptir.
çocukken sırtınızdan aşağı buz atan, evde peşinizde jiletle koşturan*, çocuğun teki bahçede size ''salak'' dediği için ağzını yüzünü kıran, okulda sinirlenip hocasına küfreden, sabahtan akşama kadar bilgisayar başında oturan bu varlığı baştan aşağı değiştirir bu durum. abi içe kapanıktır. ''arkadaşlarla maça gidiyoruz'' der önce. çıkar gider evden. 2-3 saat sonra geri döner.''maç kaç kaç bitti?'' dersiniz. ''eöö... 2-1'' der. halbuki maç 0-0 bitmiştir. neyse elbet çıkar foyası ortaya diye zamana bırakırsınız durumu.
abi denilen bu kişi gırtlağına düşkünlüğü ile bilinirken birdenbire yanınıza gelip ''ben şişman mıyım?'' der. ''bana niye soruyosun alla alla git işine'' dersiniz. ''ya ne biliyim sen kız gözüyle bak bi, anlarsın'' der. hayırdır inşallah diye düşünmeye kalmadan bu kişiyi sabahları evden çıkmadan önce saçlarını düzeltirken yakalarsınız. normalde 3 dakikada hazırlanıyordur. o da giyindiğinden. bıraksanız onu bile yapmayacaktır ,o derece. siz yataktan kalkarsınız, o gideli yarım saat olmuştur ama sürdüğü ağır erkek parfümü kokusu tüm banyoyu sarmıştır. yerler de bir o kadar ıslaktır , pasaklı bir şekilde duş aldığı için. anlam veremezsiniz yine. belki akıllanıyordur, kendine çeki düzen vermeye karar vermiştir diyorsunuz. nerden biliceksiniz o sabah akşam oyun oynayan, müziği ile kafa sallayan, her şey hakkında geyik yapıp salyalar saçarak gülme potansiyeline sahip kişinin aşık olabileceğini.
telefonla evi arar. ''istediğiniz bir şey var mı? eve geliyorum az kaldı'' der. ''iyi.gelirken kola kap'' dersiniz. 5 dk sonra eve gelir. elinde kola falan yoktur. ''hani nerde kola?'' dersiniz. ''hassktr unuttum'' der. ''allah belanı vermesin'' dersiniz, yine jeton düşmez. o abidir çünkü, etrafta çılgın atar, karı-kız muhabbetine hiç girmez.
sonra gün gelir, bilgisayarı açtığınızda duvar kağıdı olarak bir kızın resmini görürsünüz. arka plan siyahtır. kız ise siyahlar içinden gülümser. şirin, güzel bir kızdır bu . ''heh deviantart'dan bir kız resmi bulup koymuş yine'' dersiniz. bilgisayardaki işlerinizi halledersiniz falan filan. sonra canınız sıkılır, bilgisayardaki dosyalara bakarsınız. bir oyun dosyası içinde ''afgdgdsa'' isminde bir klasöre rastlarsınız. açtığınızda, masaüstündeki kızın onlarca resmiyle, ona yazılan şiirlerle * karşılaşırsınız.
3...
2...
1...
-napıyosun sen?
+abi şey ben eöö...
-tamam lan tamam senden mi saklicam, bir kız var hayatımda
+ehe... abi ya neden daha önce söylemedin, konuşurduk
-boşver kızım konuşulcak bir şey yok işte, iyiyim ben böyle. kalk şimdi hadi
+ehi peki abi
yine abiliğinden ödün vermez. aileye kızdan hiç bahsetmez.çünkü anne onun üzerine gelecektir, tonlarca soru soracaktır. baba da ''aslan oğlum benim'' şeklinde gereksiz gazlar verip boşuna yarılmamıza sebep olacaktır. abi hepsinden ayrı olarak yaşar bu en yoğun duygularını. bazen çok mutlu gelir eve. ''hayırdır neler yaptınız bugün?'' dersiniz heyecanla anlatmaya başlar. o artık bildiğiniz insan değildir. daha birkaç ay önce ''çocuksun sen hala ya'' diye sitemlerde bulunduğunuz kişi artık olgun bir insandır. kendi duygularının, düşüncelerinin, zevklerinin farkındadır.hayatı için bir şeyler yapmaya başlamıştır. gözlerinde farklı bir ışık vardır . onun için mutlu olursunuz.artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
gün geçer, zaman döner dolaşır. siz eve yorgun argın geldiğinizde ;kapıyı girmeniz için açık bırakıp, ondan sonra ''öeeaaahh'' şeklinde bir köşeden çıkıp sizi o boyuna bakmaksızın korkutmaya çalışan abiniz artık o köşede yoktur. içeriden müzik sesleri gelmektedir. ama eskisi gibi çılgın müzikler ile komşuları delirtmiyordur. çalan şarkı: '' to bid you farewell ''dir. bilgisayarın yanında abiniz uyuyakalmıştır. bilgisayarı açıp playlist'e bakarsınız. sadece o şarkı vardır. anneniz gelir ''noolmuş buna?'' der. ''akşama kadar bilgisayar başında oturursa böyle olur tabi, uyuyakalır'' dersiniz geçiştirmek için. ters giden şeyler vardır.
abi uyanır ve dışarı çıkar. gece 12 gibi yatak odasına girer.bir sigara kokusu sarar etrafı. çocukluğunuzdan beri aynı odada kalıyosunuzdur. kendini yatağa bırakır. yatağın sağ ayaklarından birini daha önce çok tepindiğinden dolayı kırmıştır da üstelik. ahşap, yatağın ayağının yere çarpması ile tıkırdar. gözlerinizi açarsınız. abi sizi uyuyor sanıyordur. bir iç çekiş duyarsınız, ardından bir hıçkırık ve inlemeler. kalkıp odanın kapısını kapatırsınız.izlersiniz onu karanlık odada saatlerce.
ve yine anlarsınız ki, hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
- sevgilileriyle, arkadaşlarıyla hiç bir kıskançlık problemim olmamasına rağmen, gelin görün kü bana kıskançlığın ne demek olduğunu öğreten olaydır.. abi, bir kız kardeş için paylaşılamayan yegane şeydir. abi mecnunmuş, leyla iyi kızmış, önemli değildir. kıskançlık dozunu ayarlayamazsanız, arada kara kedi bile olabilirsiniz. kendimden biliyorum lan, sırf kızı çok seviyor, çok düşünüyor, çok üzülüyor, eskisi gibi iplemeyen biri olsun diye, sırf benim itliğime kıza gittim abimi kötüledim. abim dün şu barda şu kızla birlikteydi diyip, eve gelip abi leylan piçin tekiyle eleleydi parkta dediğimi bilirim. tabi çocuktum o zamanlar, ortaokul çağları. sonra büyüdükçe kıskançlıktan öte bir duygu olduğunu anladım. en değerlinizin, bir başkası yüzünden üzülmesine dayanamamanızmış asıl sorun.. abi, babadır kimisi için.. her erkek gibi güçlü olmalıdır. işte bir kızın bu gücü sarsmasıdır kardeşi korkutan..
|