dilimizde abhazya'da yaşayan bölgenin yerli halkı ile ilgili çok önemli bir yanlış anlama gelen sözcük mevcuttur. dilimizde yer alan abaza sözcüğü iki anlama gelmektedir. birincisi cinsel açıdan tatminsizlik çeken ve cinsel yoldan azma noktasına gelmiş şahıs anlamındaki abaza tanımı,digeri ise abhazya kökenli kişiler için kullanılan abaza tanımlamasıdır. abhazya kökenli kişilere abhaza denir. abaza denilmez. gürcistana baglo özerk bir cumhuriyet olan abazya zaman zaman rusya ile gürcistan arasında sorun yaratan bir konumdadır. abhazya'da rus askeri varlığı mevcuttur. abhazya'nın türkiye açısından tarihsel önemi mevcuttur. türkiye'de 1860'lı yıllarda abhazya'dan göç eden abhazaların soyundan gelen yarım milyona yakın insan yaşamaktadır.
aslında bu durum abzeklerin (abhazya halkı) kırk yaşından önce evlenmeme adetlerinden kaynaklanmaktadır.bu terimin kaynağının bu gelenek olduğu söylenmektedir.
abazaca dili oldukça zor bir dildir.türkiyeye çok eskilerde göçüp istanbula abaza köylerinden gelen insanların bile aksanları bi garipken, abhazyadan gelenlerinin türkçe konuşçam diye dillerinin şişmiş olduğuna dair rivayet vardır.
gürcistan'a bağlı bir özerk cumhuriyettir.sorun alanı olarak görülür önceleri dil konusunda çıkan sorunlar yerini etnik temelli sorunlara bırakmıştır.halkın %40'ı abhaz'dırbunun yanı sıra ermeniler,ruslar,gürcüler de vardır.
bazı yanlış anlamalar yanlış bilmeden kaynaklanır.
abaza ya da abaz: abazyalı demek
abazan : ise azmış hatta yönü önemli değil gözü dönmüş demektir. bunu abaza diye söylemek ve yazmak yanlıştır.
gürcistanla savaşa girdiğinde hiç zırhlı aracı ve tankı yokken savaşın sonunda 50 küsüre çıkarmış defakto ülkedir. gürcüler; "ne at kaldı ne tank mk. çaldılar hepsini." diye yakınıyormuş.
türkiye'de yoğun olarak düzce ve çevresinde yaşayan abhazların bile merak ettiğini gördüğüm,abhaz bi arkadaşım vasıtasıyla internetten aratarak resimlerine baktığımız özerk ülke.
vatandaşlarıyla beraber 4 yıl yaşadığım, ilginç bir dile sahip ülke. hatırladığım kadarıyla ki çok az hatırlamaktayım;
agu = bir, üübe = iki, ıhba = üç, pişba = dört demktir. bir de kaldığım dönemde tarkan yeni çıkmıştı, komşu teyzeye şarkısının bir kısmının çevirisini yaptırmıştık;
türkiye dahil hiç bir ülkenin bağımsızlığını tanımadığı devlettir. abhazya dış ülkeler tarafından gürcistana bağlı bir özerk devlet olarak kabul edilir. siyasi ve ekonomik ambargolar nedeniyle ülke maalesef gelişememiştir. her ne kadar türkiye el altından en çok yardımı yapan ülke de olsa ( ki gürcistanla problemlere neden olmaktadır) yetmez çünkü ürettiklerini hiç bir pazara ihraç edememektedir. turizm , ekonomide büyük bir paya sahiptir. eğitim bakımından ileri bir seviyededir. okuma yazma bilmeyen çok azdır. kültürlerine son derce önem verirler.
30 eylül 1992'de bağımsızlığını kazanan ve geçtiğimiz pazar günü (30 eylül 2007) bu zaferin 15. yılını kutlayan devlet. nam-ı diğer "canlar ülkesi" -apsını- .
abhazya bağımsız bir devlettir. gürcistan'a herhangi şekilde bir bağlılığı yoktur.
tam bağımsız abhazya, başka devletlerce tanınmayı beklemektedir. yalnız şu da unutulmasın, diğer devletlerce tanınsa da tanınmasa da abhazya yaşayan bir devlettir ve tanımanın olmaması onun varlığını şu veya bu şekilde etkilemez. bu, uluslararası hukukun bir gereğidir.
tanrı dünyayı yarattıktan sonra milletlere bunu pay etmeye gelmiş sıra. her milletin temsilcisi sırayla tanrı'nın huzuruna çıkmış ve kendisine düşen payı almış. tüm bu süre zarfında abaza ortada yokmuş. ertesi gün gelmiş tanrı'nın huzuruna. ama artık çok geçmiş.
- ey abaza, demiş tanrı. ben toprakları dün pay ettim. sen gelmeyince senin payını da başkalarına verdim. iş işten geçti. niye gelmedin dün?
- kusur bakma tanrım, demiş abaza. bir tanrı misafiri geldi. onu ağırladım dün. o yüzden gelemedim.
bunun üzerine tanrı keyiflenmiş.
- bu cevabın çok hoşuma gitti. benim misafirimi kapıda bırakmamışsın. o halde ben de sana yeryüzünde kendime ayırdığım toprakları vereceğim.
işte böyle bir yerdir. "dört madagaskar'a değşilmeyecek" bir turizm cennetidir. ülkenin başlıca gelir kaynağı turizmdir. öyle ki her sene ülke nüfusunun beş katı rus turist ülkeye gelir. sub-tropikal iklim görülen enteresan bir yerdir. aralık ayında bile denize girilebilir.
anket yaparken tanıştığım ve ana dilini sorduğum bir insanın bana verdiği cevapla öğrendiğim yerdir. ahanda dialog, yaşadım, gerçektir;
+abi ana dilin ne?
-abazaca
+abi anladık çocuk sandınız dalga geçiyonuz
-ne dalgası
+ne abi böyle abazaca falan. abazansan abazansın anladık. dalga geçeceksen uğraştırma beni abi.
-lan yürü git almayayım ayağımın altına
zor kaçmıştım. cahillik işte, bir de adamın diliyle dalga geçmiş oldum iyi mi.
nedir buranın durumu, nedir türkiye'nin bakış açısı denecek olursa:
türkiye büyük millet meclisi başkanlığına
aşağadaki sorularımın dışişleri bakanı tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
saygılarımla.
26.5.1998
doç. dr. sait açba afyon
1. abhaz-gürcü ihtilafında türkiye’nin bugüne kadar izlediği politikanın esası nedir? bu uyuşmazlığın giderilmesi için neler planlanmış ve bugüne kadar hangi sonuçlar alınmıştır?
2. bugün bilindiği gibi abhaz halkı ekonomik ambargo altında yaşam savaşı vermektedir. bu ambargo’nun taraflarından biri gürcistan, diğeri rusya federasyonu ve bir diğeri ise maalesef türkiye’dir. türkiye’de yaşayan yedi milyonun üzerinde kafkas kökenli vatandaşlarımız açlıktan kıvranan abhaz halkına türkiye cumhuriyetinin bugüne kadar insani yardım bile yapmamasını yadırgamakta ayrıca kafkas kökenli vatandaşlarımızın kendilerinin yapmak istediği yardımın bile ulaştırılmasına konan engelleri esefle karşılamaktadır.
açlık tehlikesi altında inleyen abhaz halkına insani yardım niçin yapılmamakta ve yapmak isteyenlerin yolu niçin kesilmektedir?
3. türk dışı politikasının abhazya’yı görmezlikten gelip, gürcistan lehine tavır takınmasında rusya federasyonunun etkisi var mıdır?
4. açlığa mahkûm edilen abhaz halkına insani yardımın yapılamayaşı nedeniyle türkiye’de yaşayan kafkas kökenli vatandaşların rahatsızlıklarından dışişleri ne kadar haberdardır?
uygulanan ambargonun avrupa konseyinde gündeme gelmesi türk dışişlerini rahatsız etmekte midir? konseyden çıkacak karara göre mi insani yardım için adım atılacaktır?
t.c. dışişleri bakanlığı ikili siyasî işler genel müdürlüğü (bkgm) 12.6.1998 sayı : koay-ı-140-4000-473-438
konu : soru önergesi
türkiye büyük millet meclisi başkanlığı
genel sekreterliğine
ilgi : 2.6.1998 tarihli ve a.01.0.gns.0.10.00.02-7/5259-13813/31500 sayılı yazıları.
gürcü-abhaz ihtilafında türkiye’nin tutumuna ilişkin olarak afyon milletvekili doç. dr. sayın sait açba’nın yazılı soru önergesi için hazırlanan yanıt ilişikte sunulmuştur.
saygılarımla arz ederim.
ismail cem dışişleri bakanı
1. türkiye, abhazya sorununun başından beri gürcistan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğü korunarak müzakereler yoluyla barışçıl bir şekilde çözümlenmesini savunmakta ve taraflara bu yönde telkinlerde bulunmaktadır.
uluslararası ve ikili düzeyde yürütülen tüm girişimlere rağmen bugüne kadar sorunun çözümü hususunda önemli bir ilerleme kayıt edilememiştir.
2. türkiye bugüne kadar abhazya’ya toplam 887 370 abddoları tutarında insani yardımda bulunmuştur.
kafkas kökenli vatandaşlarımız tarafından doğrudan yapılmak istenen yardımların engellenmesi hiç bir zaman sözkonusu olmamıştır. aksine bu tür yardımların abhazya’ya ulaştırılması amacıyla kızılay öncülüğünde çalışmalar yapılmaktadır.
3. türkiye’nin abhazya sorununa yönelik politikası, ülkelerin içişlerine karışmama, sınırların kuvvet kullanarak değiştirilemeyeceği, toprak bütünlüğüne saygı gibi uluslararası hukuk kuralları ile bm ve agit çerçevesindeki taahhütlerimiz, insan hakları ve bölgedeki çıkarlarımız gözetilerek tespit edilmektedir.
4. bakanlığımın ilgili birimleri abhaz kökenli vatandaşlarımızın oluşturdukları dernekler ile sürekli diyalog içinde olup, bu vatandaşlarımızın arzu ve beklentilerini değerlendirmektedir. aynı şekilde sözkonusu derneklerin temsilcileri ile zaman zaman şahsen de görüşmekteyim.
abhazya sorununun avrupa konseyi’nde ele alınması ise türkiye açısından herhangi bir rahatsızlık yaratmamaktadır.
dün akşam kadıköy ve bağdat caddesindeki konvoyları gördükçe içimizdeki abhazların ne kadar çok olduğunu ve rusya nın onları tanımasına ne kadar ihtiyaç duyduklarını sezdiğim bölgesi.
bağımsızlığının tanınmasıyla ilgili türk dışişleri bakanlığının açıklaması:
"türkiye, gürcistan’ın bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne önem atfetmekte ve son gelişmelerden büyük endişe duymaktadır.
türkiye, mevcut sorunun barışçı yollarla çözümlenmesinden yanadır."
son cümle çok ironik. barışçı yollarla çözümlenmesinden yana olduğumuz için sorunu silahla çözme vaadiyle başa gelen iktidara silah hibe ediyoruz, askeri eğitim veriyoruz.
kosova nın bağımsızlığının tanınmasından sonraki süreçte bağımsızlığı rusya tarafından tanınan ülke. daha bunun yukarı karabağ ı falan var. süreç hızlanmaya başladı.
ateş çemberindeki küçük ülkedir.bağımsızlığını kazanmış olması çok mutluluk vericidir benim için ama aynı zamanda endişelerim de giderek artmaktadır abhazya için...
piyondur...maşadır...kukladır...ancak kaderine boyun eğmeyecek kadar da cesur bir toplumun vatanıdır abhazya!
yer altı kaynakları tarafından zengindir, doğa harikasıdır, bol miktarda türkçe(t büyük) konuşan insan mevcuttur ama evler çok pahalıdır. abhazya yönetimi kendi vatandaşlarına ev konusunda büyük kolaylık sağlarken yabancılara ev vermemektedir. ayrıca herkesin 1 den fazla ev sahibi olması yasaktır. yıllık gelirinin nerdeyse tümü eğitim ve orduya gider.