makina fakültesinin girmiş olduğu oluşum. bu sisteme göre öğrenci boş durmuyo! her hafta quiz , 2 haftada 1 ödev , uygulamalar ve projeler... amerikalılar kendi öğrencilerini çok iyi eğittikleri için!!' bizim de iyi eğitilmemizi istiyorlar herhalde...bi de mezun olunca herkes amerika'da çalışmaya can attığı veya çalışacağı için bi eşdeğer öğrenim gördüğümüzün kanıtını istiyorlar. tabiki bu uygulamalarla zaten yeterince eziyet çeken itülünün halini hiç düşünen olmuyor.
yanılmıyorsam sadece makina fakültesinin alındığı oluşum. alırken sorsalardı öğrencilere daha iyi olurdu gibi geliyor. lakin her hafta ödev, proje benzeri uygulamalar öğrencinin tam anlamıyla pestlini çıkarmaktadır...
öğrencilere grup ödevi, bireysel ödev, proje, soru çözen bilgisayar programı hazırlama zorunluluğu olarak geri dönen patlangaç. ileride faydasını göreceğimiz rivayet ediliyor, inşallah diyorum
ders saatini düşürüp; sınav, kısa sınav, ödev vs. gibi angaryaların tavan yapmasını sağlayan, geleneksel türk öğrencisine ters kaçtığını düşündüğüm kriterler topluluğu. ders saatimiz azaldı yaşaşın, sosyal aktivitelere zaman kalacak yanılsamasını yaşatan olgu.
çevre mühendisliği bölümlünün de bu sene itibariyle geçtiği akreditasyon. öğrenciler açısından kötü sonuçlar doğurmuştur... bunun yanında abet'e girecez diye bölüm öğrencilerine verilen kredi sayısı öküz gibi düşürülmüştür ve çevre mühendisliğinde gerekli olan birçok ders müfredattan çıkarılmıştır.
itü'nün bir kerede en fazla bölüm için kriter sağlama konusunda rekor kırdığı şeydir. bu arada dünyada ingilizce eğitim vermeyip de bu kriterleri sağlayıp sertifika alan iki adet üniversite vardır. biri itü, diğeri de delft teknik üniversitesi*dir.
makina fakültesinin 2004 senesinde aldığı ve onu almış olarak mezun olduğum halde maaşımın "aa hadi sen akredite olmuşsun gel sana %50 zam verelim" şeklinde artmasına neden olamayan, e olamadıysa o zaman 4 sene boyunca aman her hafta ödev ara bul kopyala, quizde cebelleş, hiç bir dersi kaçırma yoklamadan kalma gibi sıkıntıları ben neden çektim, neden üniversite yıllarımda diğer üniversitelerde okuyanlar gibi aylaklık yapıp zamanın ve imkanların tadını çıkaramadım diye beni üzen zımbırtıdır.
işletme fakültesinin sitesinde şöyle bir yazı buldum , sanırsam ben dahil çoğu kişinin yanlış anladığı bir olay bu:
özünde denklik
birleşik devletler dışında her düzeyde derece veren (lisans, yüksek lisans, doktora) mühendislik eğitimi programlarının değerlendirmeleri mühendislik ve teknoloji için akreditasyon kurulu (accreditation board for engineering and technology (abet)) tarafından istek üzerine yapılmaktadır. bu değerlendirme akreditasyon için kullanılan politikalar ve prosedürlerle benzerlikler gösterse de akreditasyon verilmemekte, program akreditasyon sürecine alınmamakta ya da böyle bir değerlendirme sonucunda akredite olmamaktadır. bu aktivite abet’in seçilmiş temsilciler aracılığı ile bir danışmanlık temelinde hareket ettiği ve gözden geçirme altındaki programın birleşik devletler’deki diğer akredite programlar ile “özünde denklik” takdiri ile sonuçlanan bir değerlendirme (ya da programın gözden geçirilmesi) olarak kabul edilmelidir. “özünde denklik” program içeriği ve eğitim deneyimi açısından kıyaslanabilir anlamına gelmektedir, ancak böyle programlar biçim veya bilginin aktarım yöntemi açısından tamamen aynı olmayabilir. özünde denklik programın mezunlarını profesyonel çalışmaya giriş düzeyinde hazırladığına dair makul bir güvence ifade etmektedir.
2004 yılında istanbul teknik üniversitesi endüstri mühendisliği bölümü’nün birleşik devletler’deki programlar ile özünde denk olduğuna karar verilmiştir.
not:evet evet yukarıdaki kısım bir alıntıdır fakat bütün yazının okunması gerek girinin sağlığı gerek ise benim sağlığım hususunda ciddi yer kaplamaktadır efendim..bilginize!