diyarbakır belediyesinin avrupalı
diplomattan geçilmediği düşünülürse hiç de yadırganmaması gereken hareket. biraz da biz yapalım bu işleri. bütün dünyaya "bizim iç işlerimize karışmasanıza yaa" diye ağlanmaktansa biz de diplomasiyi kuralına göre oynayıp elimizdeki kozları kullanalım.
fransa'nın
cezayir'de yaptığı katliamları kınayan tasarılar geçirelim, tarih kitaplarına koyalım,
nazi vahşetini anma heykelleri açalım, o olayı da tarih kitabına koyalım, bir iki milletvekili
irlanda'ya gidip
sinn fein yetkilileriyle görüşsün, hatta
ira'dan birileriyle underground bir mekanda görüşmelerinin fotoğrafları çıksın ortaya... nasıl olsa sadece bir milletvekilinin işgüzarlığı olarak kalır, devlet de sorumlu olmaz. hatta bir acar gazeteci gidip
eta militanlarının hayatıyla ilgili bir yazı dizisi hazırlasın, "cefakar
bask kadınları: eta'da kadın militan olmak" diye başlık falan çaksın...
ayarlayalım bunları, yapmadığımız kabahat!