ingilizcesi : exaggerate
bir olayı, durumu, kısaca bir şeyi olduğundan daha fazla göstermek.
en başarılı kullanıcıları erkekler olan, hayatımıza atraksiyon katan, safcağızcıkların inanıp, durumdan zararlı çıkabilicekleri, 3e kadar eğleceli 4.sü bayık eylem.
(lethe, 28.03.2004 17:58)
bir şeyi olduğundan büyük ya da çok göstererek anlatmak, °mübalağa etmek.
kendini yüceltme amaçlı olayları farklı gösterme durumu.
genelde insanın başından geçen komik
* yada ironik
* olayları anlatırken başvurduğu yöntem. nedeni ise olayı anlatırken yaşatmak, ne kadar şaşırdığını kanıtlamak olsa gerek.
vurguyu anlatmak için de kullanıldığı olur.
(bkz:
mübalağa)
bir şeyi olduğundan daha büyük göstermek, fazlaya kaçmak. finalden bir önceki gün sabah beşe kadar vodka fondip yapmak gibi.(ki yapmışlığım var)(bazen abartmamak gerekiyor)
bu bir sanat, gerçekten. kavga etmek gibi, mahalle ağzı gibi.
yaratıcılık tekniklerinden biri olarak geçen fiil. konu saptanır, ekip odaya doluşur, saçmalansa da sallanır, bunlar sıralanır ve tek tek mantık süzgecinden geçirilir. tüm bu çaba pek tabii, ki başlık açmak için yapılmaz, senaryo yazımı, ürün geliştirme vs. tarzı konularda uygulanır.
(heidi, 25.10.2008 02:43)
önüne geçilemeyen hastalık.
- yahu var yaaa abartmıyorum (!?) günde en az 20 milyar kere söylüyorum yapmaması gerektiğini
+ abartma yaaaauuu sen de... boş ver...
şeklinde gelişebilecek durumlardır.
kisinin, ego bazlı beşin kaynağı güden- şu insan tepkilerine muhtaç olan, nedense yaşadığı olayları karsınıdakine anlamlandırmak alt yapılı girişiminin temel yapı taşıdır abartamak.. her şey ayrınıtsıyla olmasının yanı sıra süslü puslu aktarıldığında karşındakinin etkilenmesidir kisiyi olayı yaşanmışlığından daha çok mutlu kılan.. daha bir çok gereksiz olayda baş vurulan laf kalabalığı, çene yorucu aktivite.. tek tanımı "sıkıcıya tekabül eder..