açıkçası ülkemizde hukuk sisteminin çokça tartışıldığı şu günlerde yurdum insanının hukuk algılayışını da gözler önüne sermiş karardır.
zira
pkknın terör örgütü olup olmamasını , bu kararın
hukuki nedenli mi
siyasi nedenli mi olup olmadığını bir yana bırakıp olaya kararın tepkileri açısından yaklaşırsak şu günlerde sıkça tartışılan "
türkiyede yargı ne kadar bağımsız " sorusunun cevabına biraz daha yaklaşabilir
türkiyede'ki hukuk algılayışını biraz daha açık görebiliriz.
bir tarafta
türkiye'de iktidar partisine kapatma davası açılıyor ve o partiye oy veren kesimler bunun
hukukideğil
siyasibir dava olduğunu hatta "
hukuki darbe" olduğunu öne sürüyor.
öte yandan türkiye'de karanlık bir yapılanmanın merkezi gibi görünen bir örgüte
* yönelik operasyonlar yapılıyor ve bazı medyatik simalar gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. bir kesim de bunu "
hukuki" bulmuyor ve hükümetin öc alması olarak görüyor. herkes yargıyı bir yerlerinden eleştiriyor ve eleştirinin odak noktasında da
tarafsızlık ve yargının bağımsızlığı var. bir çeşit
senin savcın kötü benim savcım iyikavgası veriliyor.
diğer taraftan
pkk nın ab nin terör örgütleri listesinden çıkarılmasına verdiğimiz tepkiyse bu sorunların kaynağını daha net görmemizi sağlıyor. zira
pkk nın terör örgütleri listesinden çıkmasını "türkiye'nin
gücünü ortaya koyamaması, diplomaside
başarısız olduğu" olarak görmek
yargıyı algılama biçimimizi gösteriyor. yargıda kazanmak için
haklı olmaktan çok
güçlü olmanın yurdum insanının kafasında
meşrulaştığını gösteriyor. ben burda
pkk konusuna değinmiyorum verilen tepkilerden halkımızın, insanımızın yargıyı , hukuğu algılayış biçimine dikkat çekmek istiyorum. şu an türkiyede yaşanan kaos un nedeni de aslında budur hukuğu tam olarak benimseyememiş olmamız hala karşılıklı olarak hukuğu sanki bir ideolojik silahmış gibi algılıyor olmamız ve bence bu
pkk dan daha önemli bir tehlikedir türkiye için.