görseller
a tale of two cities 
  
belki ilginizi çeker
  1. · iki şehrin hikayesi
  2. · sydney carton
  3. · iki şehrin hikayesi
  4. · a tale of two sisters
  5. · sabaha kadar kitap okumak
  6. · lost temaları
  7. · akılda kalan roman başlangıçları
  8. · edebiyat uyarlaması filmler
  9. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · uludağ sözlük
  2. · hayatın iyi bilinmesi gereken kanunları
  3. · kurban bayramı vahşeti
  4. · annelerin yakışıklı anlayışı
  5. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  6. · metrobüse para vermeyen tkp li öğrenciler
  7. · yaran diyaloglar
  8. · sözlükle ilgili istekler
  9. · 100 üzerinden 105 almak

a tale of two cities  

  1. fransız ihtilali sırasında geçen aşk, nefret, ihtiras ve şantaj dolu bir hikaye.
    (whopper, 19.12.2004 15:56)
  2. sonu ile hönkürerek ağlama hissi uyandıran charles dickens eseri. (bkz: iki şehrin hikayesi)
    (esrevnoc, 28.01.2005 01:43)
  3. bu kitapla ilgili tek birşey hatırlıyorum:olayın geçtiği dönemde kaldırım ve sokaklardaki taşların arasına bez koyup sonra bezin ordan emdiği şarabı bezi sıkarak içen insanlar.
    (culdesac, 28.01.2005 02:01)
  4. lost'un 3.sezon ilk bölümünün ismidir aynı zamanda.
    (dedi ki normal, 03.01.2007 04:11)
  5. bugüne kadar hep tarih kitaplarından öğrenilen fransız ihtilali'nin daha farklı yönleriyle de değerlendirilebilmesi yolunu açan harikulade charles dickens klasiği.
    (sarı çizmeli mehmet ağa, 03.01.2007 05:03)
  6. ağlatan kitaplardan biridir. charles dickens'ın ilk tarihi roman denemesidir ve kendisini son dönemlerinde yaşadığı düşüşten kurtarmış ve döneminin çok ötesinde sağlam bir yer edinmesini sağlamıştır. paris ve londra'nın devrim zamanındaki durumunu iç içe geçmiş bir aşk hikayesiyle anlatır ve genellikle ağlatır.
    (tanrim ben nerdeyim, 03.01.2007 20:33 ~ 04.01.2007 20:14)
  7. içerdiği aşk öyküsünden çok dönem londra ve paris'inin sosyolojik yapısıyla ilgili analizleri etkilemiştir beni. yere dökülen şarabı bezlerle emerek içen ve bebeklerine, çocuklarına içiren insanlar, halkın idamlara olan açlığı daha doğrusu tek eğlencelerinin bu idamlar oluşu, mezar hırsızlarının etkinliği, soyluların halka yaptığı eziyetler, halkın soyluların hepsini sudan bir sebep uydurup giyotine götürmesi, fransız ihtilalinin yer yer nasıl amacından saptırıldığı, örgü ören kadının korkunçluğu, gaddarlığı, geçmişi... hepsi tek başına yeterlidir charles dickens'ın bu romanında sizi etkilemeye.
    (big bang, 03.01.2007 21:44 ~ 21:45)
  8. fransız ihtilali sırasında olan olayları halkn çektiği çileyi ve halkın asillere yaptığı aşırı eziyetleri ve asillerin halka çektirdiği acıları onların acımasızlıkları duygusal bir şekilde biter sonunda carton ölmesi ve mannette ve lorry nin david i kurtarmak için yaptıkları ve sonunda carton un kendi hayatını feda ederek david i kurtarması şekilde acıklı bir şekilde biter
    (wasabie, 13.08.2007 16:15)
  9. ingilterenin kemalettin tuğcusu charles dickens in küçük emrah ın hayat hikayesini andıran pek çok romanından birisidir.
    (seashell, 14.07.2008 19:32)
  10. devrim dediğin kanlı olur cümlesini her yönüyle destekleyen eser.
    (pruebelle, 28.08.2008 14:56)
  11. londra-paris hattında fransız ihtilalini anlatan sonu duygusal, girişi etkileyici charles dickens kitabı. ihtilale yönelik sosyolojik tespitler içeren bu kitapta aynı zamanda aşkın en güzeli hikaye edilmiştir.
    (pembe bir mısradır aşk, 25.01.2009 07:13)
  12. bu, ne ihtilal romanı ne tarihi bir roman, ne de bir his romanıdır; çünkü hepsi bu romanda birleştiler. tanrı biliyor ya hayatta en inandığım ve en iyi eseri yarattığım kanısındayım.
    charles dickens

    dickens'in topmlumcu bir yazar olduğunu ispatlayan ilginç bir romanıdır.
    karl marks

    şiddetin şiddeti, nefretin de nefret dalgalarını getirdiğini ispatlayan dev bir romandır.
    engels

    kitap 1859'da yazılmış, dickens belirttiğim üzere en iyi eserim diyor.

    kitap her ne olursa olsun bir dönem romanıdır, fransız ihtilalin az sonrası, soyluların o güne kadar yaşattığı vahşete misli ile karşılık veren ayak takımının tarihidir.; kaldı ki sadece verdiği bu tarihi hayat kesiti bile, benim için bir kitabı yeter de artar bir hale getirebilir.
    büyük umutlardakine benzer bir olay örgüsü var, tesadüfler, planlar sürprizler vb; genel olarak akıcı ancak özellikle son 100 - 150 sayfa su kıvamında gidiyor.

    son sözü anatole france 'ın meleklerin isyanından bir sözü ile bırakmak isterim, ki cuk oturur
    "çatışma çatışmayı doğurur, kan kanı çağırır, zafer yenilginin ilk adımıdır. yenilen tanrı şeytan, yenen şeytan da tanrı olur"
    (khaki, 26.04.2009 01:23 ~ 01:25)
  13. ortaokulda ingilizcesinin her bölümünün özetini çıkartarak, bölüm hakkında sorular hazırlayarak derse hazırlanmamız gerektiği için maalesef kabusum olan kitaptır.
    (neva, 26.04.2009 01:32)
  14. (bkz: a tale of two kitties)
    (classy humanoid, 26.04.2009 01:32)
  15. fransız devrimi'ni oldukça canlı ve etkileyici bir biçimde tasvir eden, o dönemin londra ve parisi'i ile ilgili okuyucunun kafasına bir tarihi yolculuk yapmış gibi bir deneyim kazıyan, charles dickens'in en okunası romanlarından biri.
    (rainbow, 26.04.2009 01:58)
  16. en başından beri sonun yavaş yavaş örüldüğü, okudukça sonu tahmin edebilceğiniz ancak yine de kendinizi okumaktan alamayacağınız dünya klasiği.

    anlatılanlar hakkatten yaşanmışsa ve o cellat* gerçekten vardı ise fransada soy nasıl tükenmemiş anlayamadımdı.

    adamım sydney carton.
    (idiot, 15.05.2009 00:25)
  17. her ne kadar ismini hatırlayamasam da, tutuklu babasını bulan ana kadın karakterindan nefret ettiğim romandı zamanında. iyilik meleği, zarafet timsali güzel kız, koca ihtilalin ortasında mücadeleye en büyük katkısını ayılıp bayılarak gerçekleştiriyor anasını satayım! çevrende bir dünya yıkılırken hala kabuğun sertleşmediyse, neyleyeyim ben senin iyiliğini de, nezaketini de? ama ölüm fermanlarını hazırlayan örgücü fransız kadını sevmiştim bak, tamam zalimdi falandı ama, en azından gerçekti be. devrim oluyor, hayat devriliyor, kadınlık mı kalır erkeklik mi? en kadın uğraşlardan birini kullanarak*, benim diyen babayiğidin veremediği kararları veriyordu, biraz korkutucu bir tip de olsa, hak ettiği takdir verilmelidir kendilerine.
    (feklavye, 30.07.2009 11:40)
  18. kitabın sonunda vayy anasınııı dediğimi hatırlıyorum.
    fransız devrimini farklı yönleriyle anlamamı sağladı.''devrim dediğin kanlı olur.'' cümlesini güzelcene ispatlamıştır.kitabın adını her duyuşumda aklıma tek kelime geliyor.
    -giyotin
    (swetlana, 18.08.2009 02:51)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil