1966 yapımı bir
fred zinnemann filmi.her devrin adamı olarak türkçeye çevrilmiştir.
yer ingiltere.tarih 1520-1530 lu yıllar arası.henüz reform hareketlerinin meksika dalgası misali yeni yeni avrupada yayılmaya başladığı yıllar. luther yakalanmıştır malum düşünceleri ve dinsel fikirleri nedeniyle.
hikayemiz tahta geçen 8. henry nin abisi öldükten sonra onun eşini kendisini eş yapması vatikanın bunu onaylamasına rağmen kendisinin ensest bir ilişki içerisinde olduğunu hissetmesi ve asıl neden olarak kendisinin böyle bir ilişkiye girme sonucunda tanrı tarafından çocuğu olmama cezasına çarptırılması düşüncesine hakim olmasıdır. (virgül bile kullanmadım cümlede o derece yani)
efendim kralımız 8. henry bu durumdan hoşnut olmamakla birlikte kendine yeni eş almaya kalkışmış ancak karşısında vatikanı ve sir thomas denen başmabeyincisini bulmuştur. yeni evliliğini bütün krallığa kabul ettiren kral ne yazık ki sir thomasa evliliğinin haklı gerekçelerini kabul ettirememeiştir.ve filmin devamında düşüncelerinden vazgeçmeyen bir insan profili çizen sir thomas kendisini krala karşı gelemeye kadar bir sürü suçtan dolayı suçlanacak ve idam edilecektir.
karşımızda 1215 te magna cartayı kabul etmiş ingilteresini anlatan yönetmen aslında herşeyin sadece kağıt üzerinde var olduğunu söylemekte kralın bütün yetkilerinin aslında sınırlandırmaktan çok kralın aslında bu anayasal süreç sayesinde nasıl yarralandığını göstermektedir. avrupadaki feodal düzenin hala varolduğunu gösteren bir filmdir ayrıca dini sorgulayan,düşünen ve savunduğu fikirleri aslında kendisinden sonraki çağlara taşıyan bir adam ın öyküsüdür bu film.
to kill a mockingbird filminde dava sahnesinden sonra en çok etkilendiğim duruşma sahnesi yine bu filmdedir. ve son olarak size şu hikayeyi anlatmak istiyorum.
***
hikaye***
bir gün bir kurt su içmek için dereye iner ve bir bakar ki aynı nehrin yukarı tarafından bir kuzu da su içmektedir. kendi içinden şunu der kurt '' bu kuzuyu mutlaka yemeliyim'' ama bir şekilde bunu bir kalıba uydurmam gerek der.
+ştt ordaki benim suyumu bulandırmaya utanmıyor musun?
kuzu cevap verir.- nasıl olur efendim ben yukardayım siz aşağıdasınız bunun mümkünatı var mı? der
+geçen sene kuzunun biri benim anama sövmüştü sen ona ne kadar benziyorsun.
-nasıl olur efendim ben daha geçen bahar dünyaya geldim der.
ne var ki kuzuyu yemeyi aklına koymuş kurt şunu der.
+sen çok konuştun gel bakalım buraya der ve kuzuyu yer.
anlayacağınız o ki kötü bir insan kafasına bi şeyi koymuşsa bir şekilde onu yapar yapamadıysa zorla ele geçirir.