kıs. ankara şehirlerarası terminal işletmesi.
istanbul esenler otogarı'ndan çok daha düzenli,güzel ve moderndir. gelen ve giden otobüslerin tıpkı havaalanlarında olduğu gibi panolarda belirtilmesi,kapalı alanda ferah ferah beklemenin mümkün olması sebebiyle çok güzel bir otogardır.
not: muhtemelen yazmaya üşenmiş olan ukteciye selam olsun.
feci karanlık, yer yer pislikten geçilmeyen otobüs terminali. yine de esenlere göre çok daha iyi olduğu ve hemen dibinde bulunan ankaray sayesinde işlevselliği artan otobüs terminali.
bazen kötü hatırlanacak zamanlara da sahne olur bu mekan. bir de değnekçi ve yazıhaneci profili cudi dağı tadını yakalamıştır. esenler+harem/2 gibi bir şeydir.
içinde ne ske derman olduğunu çözemediğim bir de rollercoaster simülatörü bulunan mekan. işin daha da garibi bu simülatör aktif ve başında adam bekliyor. yani merak içerisindeyim kim otobüs yolculuğu öncesi veya sonrası öyle bir simülatöre binmek ister ?
taksicilerin "taksi lazım mı?" sorularına sürekli maruz kalınan, birilerinin sırf tabelalarının önünden geçiyorsunuz diye önünüze atlayarak sizi şiddetle kars'a veya samsun'a göndermeye çalıştığı, özellikle kışın bekleme yerindeki oturaklara oturmanın tavsiye edilmediği-bunun evsizi var uykusu geleni var köşede kıvrılıp yatacak olanı var- nadide işletme.ankaray'ın son durağı.
taksicilerin dışında orda bulunan,mevcut hamallar tarafından da aptal yerine konmaya çalışılacağınız,otobüslerin hiç bi zaman tam vaktinde kalktığını görmediğim,büfecilerinin insanı çileden çıkardığı ankara otobüs terminali.
tek iyi yanı ankaray bağlantısı olması,dolayısıyla kolay ulaşılabilirliğidir.
halen öyle midir bilinmez ama yapıldığı tarihte yamulmuyorsam "avrupa'nın en büyük otobüs terminali"ydi. çok büyük başarı ya böyle bir yapıya sahip olmak, ondan tanıtmışlardı sanırım.
japonlara alıştık zaten de elin fransızı hızlı treniyle sürat rekoru denemesi yapıyor, biz büyük otogar yapmakla övünüyoruz.
tatillerden ankara'ya dönüşte gözüme daha da itici görünen,bugün yürüyen bantın sonundaki asansörün bozuk olduğu ne hikmetse,her adımınızda önünüze eşyalarınızı taşımmı abla,taşıycı isteyenn var mı taşıycı diye bağıran acayip insanların olduğu,korsan taksiciye denk geldiyseniz kavga etmenizin kaçınılmaz olduğu kendimden biliyorum, her daim hareket saati geçmiş otobüs kaptanlarının dikkatine diye uyarının yayınlandığı,soğuk,sevimsiz terminal işletmesi..
ticari zekamı açan yer. yastık, sıcak çay yerine küçük vakumlar satılmalı. zira ne zaman azıcık oturayım desem oturamıyorum, kayıyorum şu bank bozması koltuk çakması nesnelere. gözlemlediğim kadarıyla bu dertten muzdarip olan bi ben de değilim. küçük vakumlar işi görür diye tahmin etmekteyim.
her yolcu uğurladığımda beni buruklaştıran giden yolcu peronunda buruk, gelen yolcu peronunda nispeten mutlu insanlarla karşılaşılan, taksicileri lanet ötesi ankaray tüp geçidiyle ulaşımı kolay ankaranın şehirler arası otobüs terminalidir.
antalya samsun istikametindeki otobüslerle ankara ya ilk (ve muhtemelen bu yolla son) gidişimde gece yarısı 3 te karşısındaki anayolda piç gibi bırakıldığım yerdir. karşımdaki koca aşti yazısını görünce bir yandan 'aşti ne demek lan ?' diye çemkirirken, bir yandan napçam ben şimdi nasıl oraya ulaşacağım diye kendi kendime söylenmişimdir. hemen akabinde koca ana yola bavullarımla beraber kendimi attım efendim. arkadan taksici bir amca 'ordan geçilmez alt geçite inecen' diye feryat kopardı. haliyle o saatte alt geçide inmeyen ben, alınmayı beklediğim süre zarfında şunu öğrendim ki,
-eğer bir şehre karayolu ilk kez gidiyorsanız ve firma, ama efendim dışarıda bırakıyoruz otogara girmiyoruz diyorsa, eyvallah abi, ne demek demeyiniz.
-ankara gece çok soğuk oluyor, boynunuza bir t-shirt dolamak zorunda kalabilirsiniz hazırlıksız iseniz. iklim değişikliğini hesaba katınız.
bunun haricinde istanbul a otobüsle dönerken tekrar buraya uğradığımda da çok güzel pizza yapan bir kafe olduğunu keşfettim içinde. bir tane ısmarlatmadan kendinizi uğurlatmayınız.
her terminal kadar ruh yığınıdır. oturursun, gidilecek yer neresi olursa olsun gitmek kavramının yarattığı hüzün karışımı buruklukla bir efkar yapayım dersin, kullanıyor olsan bir sigara yakıp öylece "git"mek ortak noktasında buluşmuş hikayelere üfleyesin istersin dumanını, ama sigara içmek yasaktır tabi içeride, hevesin kursağında kalır."hareket saati geçen otobüs kaptanlarının dikkatine. bir an önce peronları boşaltınız, aksi takdirde cezai işlem uygulanacaktır" diyen hanım ablanın 'uygulanacaktır'daki abuk vurgusuna takılırsın. düşünürsün, yol boyunca düşünecek bir şeyin olur. en asil takıntıların mekanı bir yerde.