ilyada'nın baş kahramanı
olaylar akha kralı agenemmon'un akhilleus'un elinden güzel breisis'i almasıyla başlayıp akhilleus'un savaşa dönüp koca hektor'u yenmesiyle biter
mrymidonların lideri, akhaların başkomutanı ve küçükken tanrılar tarafından güç şerbetine batırılmış kahraman. tarihteki ilk mafya hesaplaşmasında topuğundan vurulan şahsiyet (bkz. aşil tendonu )
son topuktan vurulma hadisesi için (bkz. ahmet çakar)
tanrılar tarafından güç şerbetine batırılırken topuğundan tutulduğu dolayısıyla en zayıf noktasının burası olduğu iddia edilen homo sapiens aynı zamanda dilimizdeki aşil'in topuğu lafının doğmasına neden olmuştur.
(bkz. aşil'in topuğu)
truva savaşında büyük yararlılıklar göstermiş, madalya sahibi yarı tanrı savaşçı.
en zayıf yeri topuğudur. bunun nedeni annesinin onu ölümsüzlük nehrine daldırırken topuğundan tutmasıdır. bir başka geyik de annesinin onu ölümsüz yapçam diye ateşe sokması ve topuğunu fazla yakması nedeniyle olduğunu belirtir.
izmirli homeros'un iliad destanında asi, hırçın, çekilmez, küstah biri olarak annatılır. brad pitt'in canlandırdığı ise bunun azaltılmış versiyonudur.
ayağımızdaki hassas ve narin tendonlara aşli tendonu adı verilmesi bu adam yüzündendir
efsaneye göre sadece topuğundan yara alırsa öldürülebilecek diğer bölgelerinden ölümsüz olan kahraman. troy filminde yarı tanrı olmasından çok savaşçı olması üzerinde durulmuştur, aslında yarı tanrı olduğu için bu kadar mükemmel bir savaşçıdır.
mitoloji bu ya..: küçücük bir veletken, annesi onun yenilmez biri olması için şu an adını hatırlayamadığım, gizli güçleri olan bir nehirde yıkamış fakat yüzme bilmeyen aşilin bu çok hızlı akan nehirde boğulmadan mümkün olduğunca çok yerinin yıkanabilmesi için annesi onu aşil tendonu dediğimiz yerden tutarak(ne ana be) suya daldırmış.gerisi mağlumunuz; oradan yara alırsa ancak öldürülebilmesi olayı bundan kaynaklanıyor.
bu arkadaş mitolojiye göre aslından ölümsüzdür. tanrıça olan anası achilleus'u ölümsüzlük suyuna batırıken ayak bileklerinden tutarak batırdığı için ayakları dışarıda kalmıştır. sonuç olarak achilleus sadece ayağından ölür. paris'in attığı ilk ok ayağına geldiği için ölmüştür. yoksa kalbine gelen okları söktü attı canım.
annesi aşili sol topuğundan tutarak styx nehrine sokar ve bu yüzden normal silahlara aldığı yaralar aşili öldüremez. ancak sol topuğuna gelen bir darbeyle ölebilir.
"aşil" diye tanır milletimiz onu..o da çoğunlukla truva filminde..aslında aşil diye okunmaz ama fazla önemi yok konuyla..
yunan mitolojisinde myrmidonları kralı ölümlü peleus ile bir nereus kızı olan deniz perisi thetis'in oğludur..akhilleus, truva savaşında agamemnon ordusunun en yiğit, en yakışıklı (!) ve en büyük savaşçısı olmuştur..(burada brad pitt'i gönülden kutlamak istiyorum, üstüne düşen rolü çok iyi canlandırmış orası kesin)
homeros'agöre anası thetis; akhilleus, kuzeni ve ayrılmaz yoldaşı patroklos'la phthia'da büyütür.. başka bir efsaneye göre ** thetis; oğlu akhilleus'u topuğundan tutarak styks ırmağına daldırır; böylelikle akhilleus anasının tuttuğu topuğu dışında hiçbir yerinden yaralanmaz olur..tıpta "akhilleus'un topuğu" terimi de buradan gelmektedir..
bir başka mitoloji efsanesi; oğlunun truva'da savaşırken öleceği yönünde gaipten haber alan peleus'un, akhilleus'u skyros adasına, lykomedes'in sarayına yolladığını anlatır..orada kız kılığına sokulan akhilleus, kralın kızları arasına saklanır (oğlu neoptolemos da bu kızlardan biri olan deidamia'dan doğar).. ama yunanlılar o olmadan savaşa gitmeyeceği uyarısı üzerine, her yerde aranır ve sonunda bulunur..*
akhilleus savaşın ilk 9 yılı boyunca truva çevresindeki bölgeyi yakıp yıkar ve 12 kenti ele geçirir..10. yılda akhilleus ile agamemnon'un arası açılır..akhilleus, askerleri çıkardığı salgın hastalıkla kıran apollon'un öfkesini yatıştırmak için agamemnon'dan savaşta kazandığı ve bir apollon rahibinin kızı olan khryseis'i geri vermesini ister (filmde kısmen doğruydu burası).. bu isteğe kızan agamemnon, akhilleus'un gözde kölesi briseis'e el koyarak hıncını çıkarır..
akhilleus bu yüzden savaşmaktan vazgeçince yunanlılar hafiften babalara gelirler..patroklos onun yerine dövüşmek ister.. akhilleus, arabası ve silahlarına da vererek, onun kendi kılığına girmesine razı olur (filmde bir yanlış anlatım daha, neyse..) ama truva kralı priamos'un büyük oğlu hektor dövüşte akhilleus gibi savaşamayan patroklos'u bir güzel kılıçtan geçirir..sonrasında agamemnon ile barışan akhilleus, tanrı hephaistos'tan yeni silahlar alarak (ahh ahh, şu tanrıları da filme koysalardı)..
hektor'un canına kıyar..akhilleus ise paris'in attığı ve apollon'un yönlendiği ok ile ayak bileklerinden vurularak ölür..
bu ne kadar saçma bir hikayedir dedirten olay adamı tutup da kafasını kesseler sanki yaşayabilecek beni de topuğumdan vursunlar sonra tüh başka yerden ölmezdim zaten diye milleti kekliyim dedirten adam
brad pitt tarafından çok antipatik bir karakter olarak canlandırılmıştır.ilyadayı okuyan birisinin achilleusu zihninde o şekilde canlandırması mümkün değildir. filmde özellike hectorla dövüşünde gıcık hareketler sergilemesi hectoru gönüllerin galibi yapmıştır.
aşil nam-ı diğer (bkz: aka) achilles tüm dünya mitolojilerindeki en aşmış kahramandır..sadece savaş yeteneği ile değil karakteristik özellikleriyle de insanı kendine hayran bırakır..diğer klişe kahramanların aksine öyle iyilik yardımseverlik gibi özelliklerin yerine aşmış bir kibire sahiptir..bu özelliği sayesinde kendi isminin yıllar sonra hatırlanabilmesi için,öleceğini bildiği bir savaşa gözü kapalı gitmiştir.. ve bu yüzden de adı hep hatırlanır,yüz yıllar sonra insanlar msnlerinde nicklerine yazarlar,sözlüklerde adı geçer takdir ve saygı ile anılır..