|
|
- yaşadığın bir çok şeyden sonra temkinlisindir, yoğurt üflenmektedir. ama ne kadar yaklaşsan da sevgiye doğru kişiye, yapamazsın; kendinden, sevgiden korkarsın. aşka düşemezsin, temkinli adımların seni geriye götürür, sakınırsın yaşamdan adımlarınla uyumlu. kendine itiraf etmekten çekinirsin, olmaz artık hiçbirşey eskisi gibi.
(ironic, 29.05.2004 18:49 ~ 10.11.2004 16:15)
- korkmak kaçmayı, kaçmak da kovalanmayı beraberinde getirdiğinden* aşk sizin peşinizi bırakmayacaktır.
- mutlu bir birlikteliğin ardından, "ahada gerçek aşk mı bu" soruları beyninizi kemirirken göt olmanın yarattığı his. (bkz. sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer)
- zaman geçer hiç ummadığın bir anda karşılaşırsın beklemediğin bir yerde. gelir karşına oturur, sana bakmaktadır. farkedince başını kaldırıp sen de bakarsın, uzun zamandır hissetmediğin elektrik bir anda vücudunu kaplar. hoşuna gitmiştir karşındakinin bakışları ve aynı şeyleri o da düşünmektedir, hissedebiliyorsundur. birden bir ateş basar, kıpkırmızı olmuştur yüzün. farkeder onun da kızarır yüzü. gözlerin gözlerine kayar ve de utanırsın yeniden. hem geçmişte yaşadıklarının hem de yaşıyor olduğunun etkisi vardır bunda. yabancısındır aslında bu hislere, çok uzun zaman geçmiştir böyle birşey olmayalı. anlamaya çalışırsın hissettiklerini, uğraşırsın çözmeye ne olduğunu ama işte orda karşındadır, ondan ötesini seçememektesindir. etraftaki herşeyden kopmuş ona yeniden bakacak cesareti kendinde toplamaya uğraşıyorsundur. denersin, bakışlarını yakalarsın yeniden ve pırpır eder yüreğin. heyecan, utanç, sevinç biraz da panik vardır havada.
tren ilerlerken ineceğin durak yaklaşmaktadır. sen ise hem biran önce inmek hem de hiç bitmeyecek bir yolculuk istemektesindir. birden karşındakinin kaçamak bakışları ile tuhaf hislere kapılırsın; utancın, heyecanın yerini panik almaya başlamıştır. klostrofobin tuttu yine diye düşünürken nerden geldiğini anlamadığın bu duyguya karşı , sezersin başka şeyler de vardır.ter basmıştır, yapamazsın bir türlü artık, durak gelsin, kapı açılsın diye çırpınmaktasındır. o kaçamak bakışlar hem yüreğini yakarken hem de seni telaşlandırır, dönüp bakamazsın bile. kapının sesini duyarsın, fırlarsın dışarı merdivenlere doğru. merdivenlerde döner arkana bakarsın, arkalarda bir yerde sana bakmaktadır. yapamazsın, kontrol edemezsin kendini bundan sonra. gidemezsin ona doğru ilerlersin gerisin geri. düşüncelerin, hislerin yetmez yenmeye içindeki korkuyu, kaçarsın bir kez daha. hiçbir şey eskisi gibi olmamaktadır artık.(ironic, 30.11.2004 22:20 ~ 10.03.2005 00:38)
- aptallık ama şöyle bir söz de var: seversen şikirlirsin, şikersen sevilirsin
- sütten ağzı yananın yoğurdu üfleyerek yemesi.
- tedavisi zaman * olabilecek ama zaman * alabilecek korku.
(ironic, 01.12.2004 01:30 ~ 01:31)
- (bkz: face your fears live your dreams)
- sürekli korkarak yaşayan, bir adım geride duran insanların yaptığı eylemdir. bu insanlar hayattan zevk alamazlar ve zevk alan insanları izlemekle yetinirler. acılar da mutluluklar gibi hayatın parçalarıdır ve mutlaka yaşanmalıdır.
(effacer, 01.12.2004 01:56 ~ 22:46)
- hayatın kenarından seyretmek ya da ortasına kendini atmak gibi ince bir nüansı ifade eder, kanımca oldukça gereksiz bir laftır
- hayatının altüst olmasını engellemek için duygularına gem vurmaktır, aşk düşüş ise eğer düşmekten korkmaktır; dağıtır ya insanı yumuşatır bir de, işte ondan korkmaktır.
ağzını yakan ve yoğurdu üflemesine neden olan her kimse onu unutması zaman alır ama yoğurt bundan sonra hep üfleyenerek yenilecektir.bu huy zamanla değişmez ,bünye korkar kaldıramaz bi daha aynı şeyi.
- (bkz: aşık olmaktan korkmak)
- (bkz: yılandan korkmam aşktan korktuğum kadar)
- (bkz: aşk)
şu başlıkta yazanları okuyup da aşktan korkmayan adamı ben imparatorluk ordusunun başına geçiririm. garip garip tamlamalar çılgınca benzetmeler paragraf paragraf metinler geniş zaman kipli çekimler üç noktalı imalar. kafam almadı.
aşk ulan işte salyan akıyor beynin duruyor ehe mehe meraba elini tut öpüş seviş bitti gitti taş çatlasa üç yıl içinde.
ne aşkmış be. beni de korkuttunuz.
- (bkz: korkunun ecele faydası yok)
(neva, 18.08.2006 21:50 ~ 21:50)
- erkin koray'dan bir dörtlükle cevap vermek en uygunu sanırım;
sevince durma koş ardından
zaman yoktur git aşkı iste ondan
sevince tüm insanlar bir başka
durma dostum sende yer ver aşka
seviyorsan aşktan korkmanın da bir anlamı yoktur.
- (bkz: güven)
(cmkyk, 20.05.2007 23:57)
- tam manasıyla küllenmemiş can acıları ardından yaşanması normal durum. fakat :
(bkz: korkunun ecele faydası yok)
korkarsın çünkü hayalkırıklığı yaşamışsındır,
korkarsın çünkü uzun süredir devam eden bi ilişkin vardır ve yeniden başlamak seni korkutur,
korkarsın çünkü aşk acıtır,
korkarsın çünkü..(ibrik, 20.05.2007 23:57)
- may ziyade ve halil cibran ın da aralarında olduğu bir tip insan modelinin genel davranışı...hiç el ele tutuşmamışlar hiç öpüşmemişler cünkü birbirlerini hiç görmemişlerdi.sıradann birer aşık olmak istemiyorlardı bu yüzden karşılaşmamayı seçmişlerdi böylelikle yazdıklarıyla aşklarını yaşayacak ve hiç ayrılmayacaklardı.onlar birbirlerini görmeden aşık oldukları için ,aslında aşkı eksik yaşayarak fakat ruhlarıyla hissederek yaşamışlardı. buluştuklarında biteceğini bildikleri için aşkı korkarak yaşayanlardandı .
- bir nevi filofobi ama korkunun ecele faydası olmaz.
(bkz: aşk adamı vurur)
- aldatılan ya da terkedilen insan kişisinin insanlara karşı duyduğu güven hissiyatını kaybetmekten kaynaklanabilecek durum.
- sözlükteki aşk başlığına bakan bünyelerin yapabileceği eylemdir. her 3 entryden biri acı vermesi üzerine kurgulanmış. hiç mi bu işten zevk alan, güzel birşey olduğunu düşünen yok yahu. aşk gelir, bizi mutlu eder, sonra biraz üzebilir, normal bunlar korkacak ne var.
- alışmışız kaybolmaya
mutsuzluklar arasında
saklı yalnızlıklarla
yokluğu bulmaya
yenilmişiz çoğu kez
vurmasın diye bir daha
kalkmamışız, yerden, hayat
kaçmışız, arkamıza bakmadan
bir sokaktan bir sokağa
hızlıca
kaçmışız
yokmuş kimse peşimizde
yokmuş, bilmemişiz
sormamışız ve sarmamışız
sevgiliye sevgimizi
korkmuşuz bilmeden
sevildiğimizi
ayrılıklarla beraber aşklardan
yalnızlıkla beraber umutlardan
kötüden ve iyiden bahsetmişiz
korkmuşuz her ikisinden de
kaçmışız,
kovalayan yokmuş bilmeden
mutluluktan bir deli gibi
tam gülecekken ağlamışız
çok gülen çok ağlar diye
susmuşuz
nefes almaktan bile
çekinir olmuşuz
öpecekken sevgiliyi
durmuşuz
durmuşuz bitiririz diye
bir anda her şeyi
can atarken beklemeye, git demişiz
bekletme şimdi beni
sahte meşguliyetlere tutunmuşuz
sıkılmasın diye sevgili
çok yeniymiş sevilmeler
yıpranır diye
çıkarmamışız kutusundan
bir yeni oyuncak gibi
kırılacak korkusundan
ağlamışız ve korkmuşuz
mutluluktan
yeni bir bebek gibi
almaya kucağımıza
çekinmişiz
düşer diye elimizden
suçluluk duygusundan
kokusu biter diye
koklayamamışız
kaçmışız mutluluktan
sokaktan sokağa
kovalayan var gibi arkamızdan
nefes nefese
kaçtığımız mutlulukmuş
anlamak için şimdi
durmuşuz
yeni bir hayata
başlama vakti, bulmuşuz
- daha önce aşk acısını yaşamış olmak
- duygularını hoyratça yıprattıktan sonra ardına bakmadan gidenin ardında bıraktığına son hediyesidir.
|