duyguların gerçek olduğuna inanamamak..sevmenin verdiği acı sonrasında genelde olan bir şey. biriyle o kadar şey paylaşırsın, kendini o insana bağlarsın, tam aşık oldum dersin ki o sırada bir şey ters gider. hayallerin yıkılır, karşı tarafın sevgisinden de şüphe edersin, en önemlisi de güven gider. oturup düşünürsün aşk acaba eğlence mi, gelip geçici bir ilgi mi birine karşı olan diye. anlayamazsın. çünkü mantığın çoktan gitmiştir bile. o kadar canın yanar ki gerçek aşkı hayal edemezsin bu nedenle düşünemediğin bir şeye de inanamazsın, aşktan bir süre kopmak istersin, kimseye ilgi duymamak istersin, ama bilinmesi gereken bir şey vardır ki neyin ne olacağı, kimin nerede karşına çıkacağı hiç belli olmaz..hayatının fırsatını kaçırmamak gerekir. bu nedenle aşka inancını uzun süreli kaybetmemesi gerekir insanın..
geçici ilişkilere kendini kaptırmış, emek harcamadan kolayca elde edilemeyecek ama dünyanın en güzel duygusunu yazık ki yaşayamamış insanların saçmalamasıdır. bir hata yapıp aşık olduğunuz insandan kazık yemiş olabilirsiniz ama tek tek insanlardan kötü şeyler görmüş olmak "aşk" a inanmamayı gerektirmez.
aşktan bir kazık yesin.artık aşk olmak istemdiğini haykırırsın. fakat seni öyle bir an da vurur ki kalbinden...
uçarak gidersin aşka, onun sıcaklığı alır götürür seni.
aşka inanırsın bu andan itibaren.
(bkz: hayata inanmamak)
aşk her şeyde vardır, bir şeye olan hayranlık yani aşk insana yaşama gücü verir.. bu yüzden aşka inanmamak; yaşadığına inanmamaktır..
aşkın beynimizde oluşturduğumuz bir şey olduğunu düşündüğümüzde aşkın var olmadığını düşünmek anlamına gelen ifade. bir kere aşk yaşadığını iddia eden birinin aşka inanmaması pek mantıklı değildir, ancak varlığını bildiği halde reddedebilir -ki buna inanmamak denir mi pek emin değilim, çünkü inanmıyorum denildiğinde o şeyin varlığının kabul edilmesi gerek, ondan söz etmek için- ya da yaşadığı şeyin aşk olmadığını düşünebilir.*
bi şeylere inanmamaya kasan insanların içinde bulunduğu düşünce hali. aynı şekilde "ben tanrıya inanmıyorum" diyen çoğu kişinin(hepsi değil) de aynı durumun içinde olduğunu düşünüyorum. hayır nedir yani? bırakın yapsınlar bırakın olsunlar. ayrıca aşka inanmıyorum diyen biri ardından felsefik şeyler de söylemeye çabalayabilir. arkanıza bakmadan kaçın.
aşık olunsa da olunmasa da geçicidir bu inanmama faslı. aslında inanmak ve inanmamak ruh haline göre yer değiştirir kişinin kafasında. yani sadece içinde bulunulan ve eninde sonunda vaz geçilip -belki tekrar dönüş yapılacak- bir inançtır. döngünün bir parçası veya.
(bkz: aşka inanmak)
aşkı yaşamamış olanların,yaşayıp acı çekmiş olanların ve birine bağlanmaktan korkanların lafıdır.çoğu zaman aşık olup içine atarlar.kimseye söylemez içinde yaşarlar duygularını.duygusal olduklarını kabul etmezler.güçsüz görünmekten korkarlar çoğu zaman..
son zamanlarda etrafta bolca ne kadar ekmek o kadar köfte'ci, aldım verdim ben seni yendim'ci, egoist, sadece sevilmek ama asla sevmemek isteyen, en ufak bir zorlukta sırtını anında dönüp beş dakika önce dünyanın en güzel sözlerini eden onlar değilmiş gibi davranan insanların arttığını, ayrıca insanların birbirlerine asla güvenlerinin kalmadığını gördükçe bu aşk denen kavram bu ortamda nasıl yaşayacak, ben inanamıyorum artık yaşayabileceğine, dedirten inançsızlık durumudur.
yeni biten bir ilişki sonrası söylenecek ilk tümce. bu fikir kısa sürelidir, başka bir kıza/erkeğe gönül kaydığında hükümsüz kalır. tümce sahibi bu fikrini anında unutur. *
aşka başka bir isim vermiş olan insandır. gerçekten aşkın olmadığına inanıyorsa sanırım beyin yerinde bir mikroçip, göz yerinde de webcam vardır. sineklerin bile aşık olduğu düşünülürse...