toplumda, hakkında bolca konuşulan, bolca hissedildiği iddia edilen ve fakat bolca karıştırılan iki kavramın farkına varmak için yapılan karşılaştırma. bu karşılaştırma kişiden kişiye farklılık gösterebilir, zira sadece yoruma dayanır, bilimsel gerçek olamaz.
(ba of, 24.06.2004 13:25)
bu karşılaştırma temel olarak 3 şekildedir(benim bildiğim);
1-(aşka inanmayanlara göre)aşk diye bir şey yoktur, sevgi ise vardır(en basitinden bi karşılaştırma)
2-(aşkı sevgiden üstün tutanlara göre)aşk sevginin çok daha yoğunudur. insan her şeyi sevebilir ama her şeye aşık olamaz, insan aşkı için ölebilir bile. aşk çok daha kutsal ve nadir görülen bir duygudur. sevgi zamanla aşka dönüşebilir, bu da sevginin büyümesidir.
3-(segiyi aşktan üstün tutanlara göre)aşk sevginin daha yoğunu ama daha az kapsamlısıdır. şöyle ki; aşık insan direk tutulmuştur, mantık süzgecini hiç kullanmamıştır. tüm dünyayı bir yana maşuğunu
* bir yana koymuştur. bu bağlamda aşkı için ölebilir de fakat aşk geçici bir durumdur. gelir geçer, fakat sevgi ebedi kalabilir. eğer aşk sevgiye dönüşebilirse işte bu süper bir durumdur. aşkta insanlar partnerine her yönlerini göstermezler, sadece iyi yönlerini gösterirler. sadece bazı mekanlarda beraber olurlar(pastahane vs.) ve sadece iyi günde beraberdirler. ama sevmek uzun süreçli bir durumdur. seven insan karşısındaki insanı her şeyiyle sever, iyi gününde de kötü gününde de. fedakarlıklar sevgidedir aşkta değil. seven insan sevgilisi için kendisini öldürmez de zira bu her ikisine de zarar vermekten ve de bencillikten ileri gitmez.(bkz.
aşkı için intihar etmek)
(ba of, 24.06.2004 13:35)
eger gözün tamamen kapanmışsa dünya onun etrafında dönüyorsa onu her gördüğünde içinde kelebekler uçuşuyorsa o aşktır.
eger onu tüm hatalarına ragmen kabullenmişsen tüm eksiklerini bilmene ragmen degerini yitirmiyorsa bu sevgidir ve kaybedilmemesi gereken şeydir
"aşk bir dengesizlik işi..dengeye dönüşendir sevgi.."
*
aşk binlerce kibritin aynı anda çakılmasıyla oluşan bir kıvılcımdır, o kadar güçlü ve parlaktır ki insanı kör eder; herkesi, her şeyi yakabilir..
sevgi ise o kıvılcımın yaktığı ve sonsuza kadar her türlü zor koşul altında yanmaya devam edecek ateştir..
(rafael, 17.08.2006 19:23 ~ 19:24)
sevgiye inanırım ama aşk'a asla..ne olduğunu bile tanımlamak imkansızken...
ve aşk o kadar basitleşti ki, artık "aşkım" kelimesi nerdeyse yerlerde sürünebilecek safhaya geldi.bence tutku herşeyden ötedir. tutku aşkın babasıdır.bir ilişki de tutku varsa sevgiye ve aşka hiç gerek yoktur.çünkü tutku hepsini görmezlikten gelmemize sebep olur.seversen unutursun,aşıksan unutursun ama tutku varsa kesinlikle vaz geçemezsiniz
sonsuz aşk yoktur. aşkın ömrü sınırlıdır fakat bu demek değildir ki aşk bitmesi bir sondur. aksine aşkın bitmesi yepyeni bir başlangıçtır. önemli olan sevgidir. insan aşıkken içinde hep heyecan vardır fakat zamanla tarafların birbirlerini tanımasıyla ve anlaşabilmeleriyle yerini sevgiye bırakır. sevgi aşktan daha güçlü bir bağdır. en büyük bağ sevgidir zaten. karşılarştırmasına gelince ;
- aşkta hep heyecan vardır, fakat sevgide heyecan yerini sevince bırakmıştır
(onu görmeye giderken kalbinizin heyecandan duracak gibi olması. ilerki aşamalarda heyecanın yerinde içinizi sonsuz bir sevinç, mutluluk kaplaması)
- aşkta herşeyi yapabilirsiniz fakat sevgide mantıklı hareket edersiniz.
- aşk var iken hep önce karşınızdaki gelir fakat sevgide kendinizi de düşünürsünüz. yani "o" yerine artık "biz" diye düşünürsünüz.
- aşk varken başka hiç birşeyi gözünüz görmez bulutların üstündeymişsiniz gibi hissedersiniz. en önemlisi sadece anı yaşarsınız anı önemsersiniz onun gözlerinin içine baktığınızda ne kadar şanslı olduğunuzu düşünür onu bulduğunuz için şükredersiniz fakat sevgi böyle değildir ona bakarken onunla beraber kendinizide, geleceğinizi de düşünürsünüz "ne olacağınız" ı tartarsınız aklınızda.
özetlemek gerekirse aşk, sevginin başlangıç safhasıdır çiftlerin birbirlerini tanıması ve alışması ile yerini sonsuz güçlü ve aşktan daha güçlü bir sevgi bağına bırakır. bu boyuta geldiğinde ise o sizin aşkınız değil canınızdan bir parça ruhunuzun diğer yarısı gibi olmuştur. bu yüzden çok kısa süren beraberliklerin ardından fazla göz yaşı dökülmez.
sevgiyi sözler anlatır, aşkı ise gözler...
(yiiit, 06.01.2007 21:45)
aşk başlangıçta vücut kimyasının değişmesiyle başlayan , bilimum hormonun işin içine girmesiyle yaşanan ve maalesef belirli bir süreyle kısıtlı, yaşanılası bir kavramdır. sevgi de , yaşanan aşk sürecinin sonucudur bir nevi. yaşanan aşkın oluşturduğu anı ve bağlılıkla hatta alışkanlıkla kimyadan bağımsız tamamen duygular üzerinden yaşanır, bu yüzden sonsuz olabilir bie. ikisinin de yeri ve tadı ayrıdır.
aşkın gözü kördür lakin sevgi gönül gözünü açar.
'aşk, sevgiyi de kapsar' önermesinden yola çıkarak;
aşkın bitebilir bir duygu olmasına karşın sevginin bâki kalabilmesi insan zihnini bir paradoksa sürükleyebilir.
nitekim a b'yi kapsıyorsa ve a yok oluyorsa b
evveliyetle yok oluyordur. yani aşk olmadan sevgi olmaz sonucuna ulaşılabilir.
(bkz:
bu matematik aşkı öldürüyor hocam)
şu günler itibariyle yaşadığım karşılaştırmadır.
"x'e aşığım y'yi seviyorum"
var olmamasına rağmen inatla karşılaştırılan muhtemelen bu özelliğiyle felsefenin doğumuna yol açmış olan sözcüklerdir
googlefight'a "
aşk" ve "
sevgi" yazarak görüşünü almayı denedik fakat çaresiz kaldı, bir kazanan ilan edemedi.
eğer ki "
ask" ve "
sevgi" yazarsanız işte o vakit;
ask=> 542,000,000 results
sevgi=> 21,900,000 results
çıkmakta.
(styks, 18.04.2007 01:28)
-aşk alıcıdır , sevgi verici
-aşk tüketicidir. sevgi üretici .
-aşk heyacanlandırır , sevgi rehavet verir.
-aşk dinamiktir , sevgi statik .
-aşk kışkırtır , sevgi rahatlatır.
-aşk bencildir paylaşmaz , sevgi paylaşmaktır.
-aşk hem hayattır hem ölüm her biten aşkla yeniden doğmak gerekir. sevgi yaşayan her şeyi içine alır.
-karşılıksız aşk cehennemdir , gerçek sevgi ise karşılık beklemez.
çok da irdelenmemesi gereken karşılaştırmadır.
aşk; acıtır.
sevmek ; acıdır.
(juliette, 22.09.2008 00:22 ~ 07.10.2008 06:05)
aşkın rengi siyahtır;kirletsede her tarafı görmez siyahlıktan ne kadar kirlettiğini
sevginin rengi beyazdır;o da temizler kendi kendini; belki çok defa aşık olabilirsiniz ama bir yada iki defa sevdaya tutulursunuz....
yapılmaması gereken karşılaştırma.
aşk gibi gelip geçici bir tutkuyla, sevgi gibi ulvi bir duyguyu tartmak yanlış olur bence. aşk bizim aptal yanımız, histerik halimizdir. oysa sevgide tüm bu mallıklardan sıyrılış, gerçek dünyanın farkında oluş vardır.
aşık olduğumuzda sevgilimizi dünyanın en bilmem nesi olarak adlandırırız oysa sevgide en iyi olmadığını bilsek bile severiz.
aşk belki çarpar, böler ama sevgi sek içilir. aşığın çarpılması aşkın içindeki alkol oranından kaynaklanmaz. çarpıldığı şey kendisidir aslında. kendi hataları, kendi istekleri, kendi dikkatsizliği ve kendi görmezliğiyle çarpılır. sevgi, tüm bunların tamamen dışında saltlık barındırır. aşk bittiğinde aşık, soğuk bir intikam yemeği yemeyi düşler. ama söz konusu sevgi olursa, genelde bitmez. biterse de kendi içinde yeteri kadar arındığından, çıkar gözetmediğinden bir intikam söz konusu olmaz. sevgi bu anlamıyla karşılıksızdır ama aşk öyle midir ya?
şiddetli seks içgüdüsü:
aşk
herşeyi ile değer verip, sizin bir parçanız olması, vaz geçilemez olması:
sevgi(smerjin, 09.01.2009 18:38 ~ 10.01.2009 20:45)
aşk:çıplak ayakla girmektir yatağa
sevgi:çorapla girebilmektir.
not:lan bu aralar ayakkabıyla giriyorum,ortam çok sessiz,ot olduk iyice.
aynı anda birden fazla kişi sevilebilir,ama bir kişiye aşık olunur.
(insanca, 27.04.2009 19:08 ~ 17.05.2009 17:28)
aşk
otuz beş yaş şiiri, sevgi ise
sessiz gemidir.
* *
*
aşk, ayaklarını yerden keser;
sevgi, ayaklarının yere basmasını sağlar.
*
aşk, dalgaları hırçın bir denize benzer;
sevgi, dingin bir denizdir.
*
aşkın gel-gitleri vardır;
sevgi, ne istediğini bilir.
*
aşk, kusurlarını görmzden gelmektir;
sevgi, kusurlarını tamamlayıp kapatmaktır.
*
aşk, bir anda gelir bir anda gider;
sevginin oluşması emek, yürekten çıkması zaman ister.
*
aşk, eğlenceli çılgın bir partidir;
sevgi, mum ışığında yenen deniz manzaralı romantik bir akşam yemeğidir.