|
|
- insanın türdeşlerine ya da diğer yaratılmışlara duyduğu aşktır. geçicidir, aslolan ilahi aşktır. tasavvuf edebiyatında da allah'a giden bir yol olduğu sürece ve kulu allah'a yaklaştırdığı sürece hoş görülmüştür.
(bkz: ilahi aşk)
- ilahî aşka giden yolda bir geçiş evresi, mecnunun leylaya, keremin aslıya, kamberin arzuya, ferhatın şirine olan aşkı. geçici, vesile...
- cenab-ı hak'tan başkasına duyulan tüm muhabbetler, sevmeler hep aşk-ı mecazî kapsamında değerlendirilir. allah'a gönül verme, o'nun muhabbetiyle gönlün dolup taşması ise aşk-ı hakikî'dir. dünyanın yok olmaya mahkum yüzüne duyulan sevgi, fani olmanın alaka-i kalbe değmemesi hesabıyla zamanla aşk-ı hakikîye inkılab edecektir.
(seledun, 13.07.2006 18:51 ~ 27.01.2007 16:04)
- tasavvuf geleneğine göre karşı cinse duyulan aşkın adıdır. ilahi aşka bir nevi köprü ya da esfeli safilinde bir kiralık çukurdur.
maşuk tarafından adavet ile karşılanır her daim. o maşuk vedud değil, güçlü bir nefstir zira..
- hakîkîsi için bir nevi yol haritasıdır. aynı zamanda öğrettiği şeyler ve öğretim şekilleri gözönüne alındığında, yerine başka bir şeyin konulması mümkün olmayan eşsiz bir öğretmendir.
|