aşkın matematiği olmaz, aşkın mantık ve mantık içeren hiçbir kavram ilişkisi olamaz.
hatta bir düşünür şöyle der "aşk içine mantığın girdiği yerde bitmiştir."
(düşünür ünlü değil dikkatinizi çekerim. kim bu düşünür? neyi düşünür ve niye düşünür?)
yalandır, yalan olsa gerektir. ezelden beri insanın mantık ve his olmak üzere iki kutbu olduğu kabul edilmiştir; bunlar birbirine bulaşmaz, çünkü birbirlerinin dilinden anlamazlar. dolayısıyla aşkın mantığı, matematiği olamaz.
herşeyi kapsayan ve çözmeye, çizmeye, yazmaya kimsenin aklının yetmediği; yalnızca hissedilen, o hayatın matematiği dışında.
elinize bir hesap makinesi alın.
19 yaşındaki kız ile 20 yaşındaki erkek çarpışırlar
yani
1920*2= 3840 (tersten okuyun leblebi hesabı) kız ve erkeğin repliğini bulacaksınız
aradan 1 yıl geçer
3840-1=3839 (tersten okuyun kızın durumunu göreceksiniz)
aradan bir yıl daha geçer
3839-1=3838 (tersten okuyun ortaya çıkan şeyi göreceksiniz)
işte aşkın matematiği
2x0=1x0 'dır.
0x (2)= 0x (1) dir. sıfırlar birbirini götürdüğü için akabinde
2=1 'dir.
hayır hayır pisagorun kabahati yok tanımsız olan 0 ile bölünebilme değil aşktır.
lise 3 matematik müfredatını almaması gereken matematik dalı.
ilişkinizi özel tanımlı yaparsanız çokta sorun yok.hatta bu çok güzel birşey
eğer ilişkinizin türevini alırsanız 0 kalabilir.
türevini aldığınız ilişkinin integralini almayın."c"den süpriz çıkabilir.
matris içine koyarsanız 1*2 veya 2*1 şeklinde bir matristen bahsediyorsak sorun yok ama i-j değerlerinden yalnız biri bir artarsa hoş olmaz.
ilişkinizin determinant'ını alırsanız rank'ı problem yapabilir."niye bizimkinin rankı 1'de onların ki 2" diye
diğer olarak çarpanlara da ayırmayın,bölmeyin,
toplayın,çarpın yeter.aşkın matematiği 2 işlemi kabul eder demekki.toplama ve çarpma
ve de yukarıda özel tanımlıyı övmüştüm ama bazı fonksiyonlar tehlikeli olabilir.hele tam değer fonksiyonu,0.99 luk ilişkinizi 0 yapar bir seferde...
newton'un 2. yasasına göre f=m.a olduğuna göre buradan a yı çekersek a=f/m olur.
a:aşk(amorous)
f:kadın(female)
m:adam(male)
f=m.a formülünde kadın ne kadar çekici ise aşkın hızının ne zaman, kaç olacağı belli olur. belirli bir anda herkesin ne durumda olduğu bilinebilirse, ki bilinebilir, daha sonraki her olay tahmin edilebilir. burada msabittir.
f=m.a formülünde kadının(f) çekiciliğini artırırsak aşk hızlanır. hızlanır ama bir yere kadar, çünkü hız artıkça verdiğimiz çekiciliğin bir kısmı adamın hızını artırmanın yanında, kütlesini de artırır, bu artışta öyle böyle değil. ışık hızına yaklaştıkça bu artış sonsuza yaklaşır. yani bir adamı, ışık hızına ulaşacak kadar hızlandırdığımızda kütlesi (ağırlığı değil) sonsuz büyüklüğe yaklaşır. ışık hızında ise sonsuz olur. yani adam uçar. formülümüz neydi? f=m. a kütlemiz sonsuz olduğunda ise formül kilitlenir. hiçbir kadın, sonsuz kütleye sahip bir adamı daha fazla aşık edemez. sonsuz çekicilik olsa bile. bu yüzden ulaşılabilecek son hız ışık hızıdır ve bu hızdan daha büyük bir aşk yoktur.