önceden nefret edilen şeyler.
aşık olunca çiçek böcek sevdalısı olur insan, herşey güzel görünür göze. önceden nefret edilen şeyler birer keyif konusu olabilirler, o derece...
trafikte sıkışıp kalınca ıslık çalarak dışarıyı seyretmek veya takımı yenilince "amaaan dünyanın sonu mu" diyip kanal değiştirmek şeklinde gelişir olaylar. eskiden trafikten nefret ettiğini, eskiden tuttuğu takım yenilince 1 hafta pms'li gibi gezdiğini unutturarak...
*
insan aşık olunca tamamen kendini unutur. aslında hiç tanımadığı bir insana bütün benliğini teslim eder. daha sonra her şey bitince yarım insan misali bir şeyleri eksik yaşar. ta ki kendi benliğini yeniden bulana kadar.
heyhat, gene biri gelir tüm benliğinizi unutturur.
sevgilinizden ayrıldıktan sonra aşkın size neler unutturduğunu bir bir görürsünüz. çoğunda da kendinize kızarsınız, kendinizi bu kadar feda ettiğiniz için...
öyle de güzel bir unutturmadır ki o, hayatı en güzel yerinden ataçla yakaya tutturur. çevredeki tüm "kötü" insanları unutturur, arabaları, şehirleri, küfürleri unutturur. geriye bir kelebekleri, havayı, suyu, toprağı, renkleri bırakır..
o yalandır zaten insanı yaşatan.. zaten gerçekler o zaman insanın içine batmayı bırakır; yalana döndüğü zaman..
gurur, insanın kendine saygısı, saygınlığı. ve yanında önemsiz kalan her türlü uğraş.
bütün bu kaybettirdiklerine, kaybedişlere rağmen güzeldir aşk; hala hissedebiliyorsanız kıymetini bilin, rica ediyorum. gidince geri gelmiyor.
aşk eksileri görmeyi unutturur. artılar ne kadar da çokmuş dersiniz.
aşk ümitsizliği unutturur. umutlu olmak en güzeliymiş dersiniz.
aşk kalpsizliği unutturur. bu sıcaklık benden mi geliyor dersiniz.
aşk mecburları unutturur. bugünde boşver diyim dersiniz.
aşk perdeleri unutturur. şeffaf olmak en huzurlusu dersiniz.
aşk kusurları unutturur. farkına bile varmamıştım gözlerine bakmaktan dersiniz.
ama tatlı aşk rüzgarı geçince unutulanlar bir çırpıda geri geliverir.
o yuzden aşk en tatlı en güzel rüzgardır bir anlık unutkanlığın anlamlı ve güzel olabileceğini gösteren.
aşkın insana unutturdukları tamamen gerçek dünyadan ibarettir..siz aşkın şevkiyle kendinizi sahte bir dünyaya bırakmış olursunuz,bunun farkınaysa aşk bittikten,unuttuklarınızı hatırlamaya başladıktan sonra varırsınız..halbuki asıl olan onsuz hissettikleriniz,var ettiklerinizdir...
sonuç olarak;lüzumlu lüzumsuz herşeyi unutursunuz,sevdiğinize mesaj çekip onu aramaktan başka...
geçmiş zaman vardır; acaba şöyle mi yapsaydım..ya yanlış anladıysa şöyle dedim de..yok yanlış tanıdı beni..kalbini mi kırdım... ne yaptıım... ne kadar güzeldii...
gelecek zaman da; hiç ayrılmayalım..ya bi gün biterse..hiç bitmez..yarın bilmem ne yapalım...
aşkın içinden çıkıldığında kendini evlilikte bulmuş kişinin zamanında düşünmeyi unuttuğu şeylerdir;
faturalar
kredi kartları
borçlar
sonrasında kişinin soracağı;
(bkz: kadınlar ne ister)
aşk insana sevdiği kişiden başka herşeyi unutturur. kişi en başta kendini unutur. karşı tarafla o kadar ilgilisinizdir ki, kendinize zaman ayırmayı, kendi işlerinizi yapmayı unutursunuz. sizi siz yapan herşeyi unutturur. önce arkadaşlar ihmal edilir, onu duymaya, görmeye o kadar odaklanmışsınızdır ki etrafınızdaki başka herşey size boş gelir. sevdiğiniz şeyleri, tercihlerinizi unutturur. o peynir sevmiyorsa yenmez, o aksiyon filmine gitmek istiyorsa korku filmini es geçersiniz. seyahat planlarınızı iptal eder, o nerdeyse orda kalmak istersiniz. 'asla' yapmam dediğiniz şeyleri yapabilir, 'mutlaka' yapmalıyım dediğiniz şeyleri unutursunuz.
ben kavun, karpuzu unutuyorum. bunlar aklıma gelse peyniri unutup kuru ekmekle yiyorum. geçen de ekmeği unutmuşum. ondan önceki gün kavunu. peynir ekmek yedimdi. üzümle ekmek de güzel oluyor. ama çekirdeklisi hoş değil. kocaman çekirdekleri var. ne o öyle? üzüm mü yiyoz bağcı mı? nerde amına koyim?
aşk insanı ,insanlıktan çıkaran bir durum olduğundan,aklını başından aldığından ötürü,insan olmayan birisinden insanmış gibi söz etmek doğru olamayacaktır.bu durumda unuttuğu bir şey de olmayacaktır.