|
|
- aşk acısının ilacı zamandır. aşkı bir hastalık olarak tanımlarsak eğer karşınızdaki kişiyi hasta etmenin birçok yolu vardır bunun için ilaca gerek yok zannımca.
- 14. asır divan şairlerinden hoca mesud'un bulamadığını söylediği şey. şöyle ki:
"sordum tabib- i aşka aşkın ilacı ne
eydür ki bulmamışam onun ilacını"(aytok, 29.03.2007 18:36)
- aşkın ilacı yoktur.
"zamandır" denir ama zamanla aşk sadece "unutulur".
bir karanlıkta yitip gider, bir daha bulunmamak üzere.
kimi zaman bir el uzanır o karanlığa, çıkarır yine önüne koyar.
bu bir müziktir, kokudur, mekandır aşık olunan insanla paylaşılan.
karşına çıkınca yine ne hissedilir: acı.
olabilecek en iyi yanı hatıraların hatırlanmasıdır,
iyiyse acıdır (bkz: neden bitti ki),
kötüyse acıdır (bkz: lanet olsun nasıl sevebildim bunu ben)
geriye dönüş yoktur, aşk böyle bir şeydir.
yaşanasıdır ama asla unutamayacağını bilerek..(epoca, 29.03.2007 19:50 ~ 18.05.2007 13:16)
- aşkına göre değişecek olan bir şeydir. mesela bir ilişki ise o kişiye doymaktır bir yerde. yani derler ya aşkın ömrü 3 yıldır ya da 5 yıldır diye yıl olarak değildir ömrü doyum olaraktır.
ya da ayrılık sonrası bir tarafın aşık olarak kalması ise başka bir aşktır bunun cevabı. yani "çivi çiviyi söker" mantığı. zaman filan değildir, zaman sadece alışmayı sağlar acıya karşı ya da olayın üzerini yenilerinin örtmesine izin verir.
- aşkın ilacı o aşka alışmaktır. ne zaman ki tutkunuz durulur, kalp atışlarınız normale döner, onunla olmak duygusu olağanlaşır o zaman geçer ağrınız, sancınız, sızınız...
- (bkz: rifampicin)
(aytok, 29.03.2007 21:31)
|