aşkın bittiği an 

 sayfa  / 3
adana çık aradan

  1. ona saygı duymadığın, kendine onun için özen göstermediğin, yanında her türlü iğrençliği yapabildiğin an.
    (toshiba, 07.11.2005 20:00)
  2. senin onun için değil,onun senin için varolduğunu düşünmeye başladığın an...
    (yattara valli, 08.11.2005 00:50)
  3. toz pembe gözlükleri çıkardığın an
    (equilibriumm, 03.04.2007 22:42)
  4. ağlamadan önce, gülmeyi unuttuğun andır.
    (baharda geldim, 04.04.2007 00:03)
  5. (bkz: ölümden beter anlar)
    (tazmanya canavarı, 04.04.2007 00:23)
  6. ağır çekim anıdır.
    (cala, 04.04.2007 00:31)
  7. her şeyin anlamını kaybettiği andır aynı zamanda.
    (heliad, 04.04.2007 00:33)
  8. onun hayatında bir boşluğu dolduran ufak ve mecaz bir yapboz parçası olduğunuzu anladığınızdır an'dır.
    (grace, 04.04.2007 00:39)
  9. bir gülüp bir ağlayıp saçma sapan şeyler söylemeye ve garip hareketler yapmaya başlanılan kriz anı sonrasında ki andır.
    (bkz: kendimden biliyorum)
    (özgürlükemekister, 04.04.2007 00:41)
  10. artık aşık olunan ile sevişme isteği duymadığın andır.
    (draco, 04.04.2007 12:33)
  11. ondan vazgeçtiğin andır
    (queenet, 04.04.2007 12:35)
  12. onun iyiliğinden önce kendini düşünmen, çıkarların için hareket ettiğin andır
    (scrazdil, 04.04.2007 20:18)
  13. aşkın bittiği an karanlığın içinden gelen beyaz ışığın görüldüğü andır.
    (ronn, 05.04.2007 18:58)
  14. aşık olunan kişiye dair tüm umutların bittiğinin anlaşıldığı an.
    çünkü, aşkın içinde umut hep vardır.
    (babykaos, 06.04.2007 01:00)
  15. sarhoş sevgilinin öpüşürken kustuğu andır
    (mahone, 06.04.2007 01:10)
  16. hiç anlamadığınız pat diye oluveren bir andır, asla da anlaşılmaz.
    (madalyonun güzel yüzü, 07.04.2007 02:06)
  17. hiç beklenmedik bir zamanda,karşı tarafın tek kelimesiyle gerçekleşen an..sonsuz rahatlama hissi.. yere göğe sığdıramadığın,adını duyunca bile mutlu olduğun, her gece yatarken kendinden önce onun için dua ettiğin adamın "herkes gibi" olması.
    (bulamadım, 21.05.2007 12:23)
  18. nedense merhemetin başladığı andır.yada merhmet duygusunu, sırt dönmeye kılıf olarak kullanmaya başlandığı andır.
    (magnum girl, 21.05.2007 13:29)
  19. "hayatım oralar serindir sıkı giyinseydin" diye mesaj attığınız sevgiliden "merak etme aşkım içime fanle* giydim" diye cevap geldiği andır.
    (ay cadisi, 21.05.2007 13:38 ~ 22.05.2007 03:45)
  20. birgün bile sorunsuz geçmez, daima kavgalar olur. ama yine de aşk bitmemiştir. bu kadar kavgaya ve soruna rağmen iki insan birbirine sıkı sıkı bağlı olduğu için ayrılamamıştır. onca söylenen laflar, küfürler veyahut kovmaların hepsi o aşkın gücüyle unutulur. fakat ne zaman ki iki sevgili karşı karşıya geldiği bir gün yine sorun yaşanmışsa ve ikisinden birisi diğerine şu soruyu soruyorsa, işte o zaman aşk bitmiştir.

    (bkz: beni seviyor musun)

    bundan sonra tek yapılması gereken, sessizce çekip gitmektir.
    (gurugafa, 21.05.2007 13:50)
  21. (bkz: sevgiliyle öpüşürken geğirip gelen havayı üflemek)
    (tatito, 10.06.2007 18:18)
  22. ayrıldıktan sonra gerçekleşen kavgaların en şiddetlisinden sonraki andır..
    (juliette, 17.07.2007 03:20)
  23. sevgilinin yanınızda yellenecek kadar rahat davranmaya başladığı andır
    (skin, 17.07.2007 03:41)
  24. aşka inancınızın son bulduğu andır. varlığına inanırsınız, gerçek sanarsınız, yine ölürsünüz.. sonrada yine aynı yalana kanmaya aynen devam edersiniz..
    (madhate, 17.07.2007 10:43)
  25. tüm ümitlerimi iğrenç hakaretlerin ile hançerlediğin andı aşkın bittiği an... hani demiştin ya "şevkin bittiği andır", benim ümitlerimdi şevkim. umutsuz yaşayamazdı bu yürür kızı.

    gittin... içinde hiçbir umut, hiçbir sevgi kalmasın diye bileylediğin, kalıntı kanıtlarını da alıp, kendini onulmaz bir zalim yapıp, sana ulaşmak için sarfettiğim tüm çabalarımı paçavra gibi bir kenara fırlatıp gittin... şimdi ne kaldı geriye?

    senin sıcaklığından yoksun bir ev, çarşaflarını değiştirdiğim halde, içine girip yatamadığım bir yatak, attığım her adım ile seni hatırlatan bir ortaköy ile başbaşa bıraktın beni...

    gittin ama, izin kalmış bedenimde duruyor, geçene kadar dokundurmayacağım kimseye merak etme, çünkü acıyor. hala aklımda senin kelimelerin dolaşıyor, gözlerimdeki ayçiçeği tarlaları solmuşlar ne zamandı hatırlamıyorum, baktım aynaya. ama oradalar hala... biliyorum. zaman iyileştirmiyor yaraları demiştim, diyorum.
    sensiz geçen zaman iyileştirmeyecek beni biliyorum.

    sen "sadece bir erkek" olduğun gün, gözlerimdeki ay çiçeği tarlaları çorak topraklara dönecek biliyorum. ne kadar gübre atsa elin bahçivanı, ne kadar su verse onun bunun çocuğu, ya da ne kadar çok parlarsa parlasın bilgelikle dolu güneş saydığım benden çok uzak alimler; bu toprak artık yeşermeyecek. biliyorum, görüyorum.

    gittin... içimdeki tüm sevgimi de alıp, beni içi boş, ama seyiri hoş, güzel bir kabuktan ibaret bırakıp gittin...

    senden geriye senin öğrettiklerinle kendini yoğurmuş koyu bir bencil, hazine gördüğü her yeri sömürecek bir yağmacı, ahlakı hiçbir vicdan duygusu olmadan elinde oyuncak gibi kullanan bir pragmatist, içinde zeker duygusu taşıyan her bedene alayla bakan bir zalim, sadece kendi zevkine hitap edene canının istediği kadar vakit ayıran, sıkıldığında ise gene kendine dönüp, sorgusuz sualsiz ve de densiz ama alabildiğine özgür ve de yalnız vahşi bir kedi bıraktın.

    gittin... seninle "tamam" olan ruhumu çalıp gittin benden. şimdi geriye bir tek kalpsiz bir beden, ama içi dolu bir baş bıraktın. aşkın bittiği an; keskin bir bıçak gibi bileylediğin acımasızlığınla, beni benimle sensiz bıraktığın andı. aşkın bittiği an; tüm o hastalıklı umursamazlığın ve etimi kopartan kelimelerinin vahşetiyle kalbimi dağladığın andı.

    aşkın bittiği an; seni seninle bırakmamı istediğin ve de beni benimle bırakıp gittiğin andı... boğazıma yapıştığın ellerinin, tüm duyusal ve duygusal bağlantıları koparttığı, beni yadsınamaz bir rasyonalizm ile tek başıma bıraktığı andı, aşkın bittiği an
    (shiba, 28.01.2008 23:19 ~ 23:37)
 sayfa  / 3