eğer gerçekten seviyorsan aşık olduğun kişiyi hiç birşey yapamayacağın bir durumdur. öylece dinlersin sana sevgilisini anlatırken. eğleniyormuş gibi gözükürsün, hatta bazen eğlenirsin bile ama asla tam anlamıyla dinlemezsin 'ne diyor' diye. çünkü
o sana senin olmak isteğin kişiyi anlatıyordur. yüreğin burkulur eğer güzel bişeyler anlatıyorsa, için ezilir. sanki kalbini söküp elinde sıkıyormuşcasına nefret edersin o anlatılan kişiden. ama elinden bir şey gelmez susarsın. halbuki çığlıklar atıp karşı koymak istersin, ama yapamazsın. içinde kelebekler uçuşur eğer kötü birşeyler anlatıyorsa, sevinirsin. ' oh bee' dersin içinden, ama buna sende anlam veremezsin. neden böyle dersin ki? sanki
o kötü birşeyler anlattıkça o olmayacakmış da sanki sen
onun sevgilisi olabilecekmişsin gibi sevinirsin, ama öyle olmaz asla.
o ne anlatırsa anlatsın, iyi ya da kötü
onun için her zaman o vardır ve hep o olacaktır. sense sadece hayallerinde yaşayacaksındır aşkını ve
ona asla sahip olamayacaksındır. çünkü
o onu anlattıkça
onun aklındadır ve gitmeyecektir. gitmedikçe de sen onun yerine geçemeyeceksindir. bunu anladığında kahrolursun, gitmek istersin ama bırakamazsın sevdiğini. alıştırmaya çalışırsın kendini yine beceremezsin. ama artık herşeyin farkına varmaya başlarsın ve yavaş yavaş taşlaşır yüreğin. işte o zaman
ona mutluluklar dilersin ve gidersin.