aşık olunan kızın zannedildiği gibi melek olmadığının göstergesidir.çünkü bilindiği kadarıyla meleklerin metabolik faaliyetleri yoktur.olsaydı bile kız arkadaş gibi olay mahaline bırakıp gitmezlerdi,sifonu çekerlerdi diye düşünüyorum.
1. önerme : kız sıçıp tuvalette bırakır.
2.önerme: melekler sıçmaz.
emre yılmaz genç bir işadamına kitabında gerçek aşkı tanımlarken şu şekilde kullanır aşık olunan kızın bokunu. mideniz bulanabilir, haberiniz olsun şimdiden.
''öptüğüm zaman koklaya koklaya ve yüzlerce defa öperdim.
her akşam başımı onun saçlarının arasına gömüp, göğüslerini tutarak uyurdum.
vücutlarımız uyurken elbise çıtçıtları, kek kapları gibi birbirine geçerdi.
sabahları güneş gibi uyanırdı.
her an elimi orama atar ve onu sevip sevmediğimi en güvenilir kaynaktan kontrol ederdi.
sadece onun elini-ayağını beğenirdim.
tuvalette çişinin sesini duyduğum zaman kahkalarla gülerdik.
bir tabağa koyup önüme getirse, o daracık kıçından çıkmış küçük boklarını hemen yerdim.
her yerde ama her yerde çok eğlenirdik.
onu bir su perisine, bahar dalına, parmak kıza, porselenlere, pirzolalara, can eriklrine benzetirdim.''
yoktur. aşık olunan kız, dışkısını terleyerek atar. dışkı mı? ıy ne kadar iğrenç bir kelime.. onunki olsa olsa kaka olur, bebek kakası, popolin filan. hatta yanında kaşığıyla birlikte çıkar, oturur yersin, milupa gibi.
not: ulan akşam verdiğim sikindirik bir uktenin ertesi gün bu hale geleceğini bilemezdim. sözlük, ayemsosoribrada.
kahverengi olanı makbuldür, çünkü tazedir, kız fazla uzaklaşmış olamaz*. bok kırmızı ise hemoroidi azmıştır, elbet bir yerde lastiği patlatır. eğer yeşil ise o bok küflenmiştir. piliniz bitti. epey uzaklaşmış. boku yediniz. hah hazır bok da var önünüzde. yeşil yeşil. afiyet olsun.
aşık olunan kızın bokunu düşünen aşık aşkın bokunu çıkarmış aşıktır.gerek yoktur böyleboktanşeyleri düşünmeye efenim güzel güzel sevsinler gençler birbirlerini .iğrenç olmasınlar. ayrıca bir de sözlüğün bokuna aşık olmak vardır ki ona aşık olmak için önce sözlüğün bokunu çıkarmak gerekir.