aşık olunan dost olmak   

adana çık aradan

  1. dostum dediğiniz insanın aşkını belli etmesiyle (buna aşk denirse tabii) şaşırmanıza, durup durup 'acaba en başından beri amacı bu muydu?'gibi bir sürü soru ile kendinizi oyalamanıza sebep olan ve asla bir daha geriye dönüşü olmayan bir vaka sonucu ulaşılan mertebe.
    tabi bir de size aşık olan dostunuzun bir de sevgilisi varsa ve o da arkadaşınız 'idiyse' aşık olunan dostun hayatı arap saçına dönüşür.dostunu da kaybeder,arkadaşını da.bir de bazı cibiliyetsizler tarafından azarlanılır, yargısız infazla ağır cezalara mahkum edilir...
    (black coffee, 12.04.2004 23:27)
  2. aşık olunan dost olmak, dostuna aşık olan kişiden daha beter bir ruh halinde olmak anlamına gelir aslında. eğer hisler karşılıklı değilse, aşık olunan kişi üzerine inanılmaz bir baskı oluşturur. bu kişi hem karşısındaki kişiyi kırmamak, umut vermemek için uğraşır, hem de dostluklarının devam etmesi için çareler arar. fakat bu durumda, aşık olan kişinin duygusallığı en üst seviyede olduğu için durum daha da karmaşık bir hal alır ve yapılan her harekete anlam yüklenir.
    örneğin dostluklarının devam etmesi için bulunan çare; araya biraz mesafe koymak ve ona karşı romantik hisler beslemediğini bu yolla belli etmekse, işin içinden çıkılmaz bir duruma girilir. bu aşamada dostluğun zedeleneceği açıkça bellidir. üstelik bir daha da tamiri mümkün olmaz. her iki tarafa acı çeker. aşık olan taraf, kendisinden neden sürekli kaçtığını sorar ve hiçbir cevap onu tatmin etmez. bir süre sonra, keşke hiç açılmasaydım denmeye başlanır. dostluğu bozan tarafın kendisi olduğunun farkına varılır. acının yanına, bir de suçluluk duygusu eklenir. fakat bu aşamaya gelininceye kadar, aralarındaki konuşmalar o kadar ileri gitmiştir ve birbirlerini o kadar fazla yıpratmışlardır ki; aşık olunan taraf haksızlığa uğradığını düşündüğü için, aşık olan taraf ise söylediklerinin verdiği utanç yüzünden birbirinin yüzünü bile görmek istemez. artık aynı ortamda olduğunuzda, birbirinizi görmeyecek şekilde oturur, ortak arkadaşlarınızın yanına gitmeye çekinir hale gelirsiniz. aşkı kazanamadığınız gibi, dostluğu da kaybetmişsinizdir.
    neden bu şekilde olsun ki diyenler de olabilir tabi. hisler karşılıklı olabilir ve güzel bir ilişkinin temelleri atılabilir diye de düşünülebilir doğal olarak. fakat bu tür bir durum için, her iki tarafın oldukça olgun davranması gerektiği açıktır ama işin içine duygular karıştığında, sağlıklı düşünülemeyeceği hesaba katılmalıdır. üstelik en büyük olasılığı bu durum oluşturur ne yazık ki.
    yaşadığınız ilk büyük çaplı sorunda, birbirinize anlattığınız sırlarınız su yüzüne çıkmaya başlar kesinlikle. aşık olunan kişi, bir kez daha suçlu duruma düşecektir işte. aşık olan taraf, karşısındaki kişinin eski ilişkilerini sorgulamaya ve eski sevgili için gösterilen toleransın kendisine gösterilmediğini söylemeye başlar. aşık olunan tarafın eski ilişkisini sürdürmek için düştüğü durumlar sıralanır, kendisi için bu tür tavizlerde bulunulmadığını yüzüne vurulur. aşık olunan taraf için verilecek herhangi bir mantıklı cevap yoktur bu esnada. zaten karşınızdaki kişi anlayacak durumda değildir, sizde çok incinmişsinizdir. söylemek istedikleriniz de aklınıza gelmez o an, üzüntü ve sinirle ağlamaklı olursunuz. yalnız kaldığınız da ise, bütün söylemek istedikleriniz aklınızdadır. yarını bekleyemez, telefona sarılırsınız. incinmişliğin verdiği kızgınlıkla tüm kininizi kusarsınız aşık olan tarafa. üstelik sadece sevgili olarak değil, dost olarak da eleştirirsiniz onu. yapılacak en büyük hatayı yapmış ve aşkla dostluğu karıştırıp, ikisini aynı anda tartışmışsınızdır. dost olduğunuz sırada çözülmesi gereken sorunları da işe karıştırmışsınızdır. artık hiçbir olgun davranış, hiçbir tolerans kurtaramaz ilişkinizi. önce dost, sonra sevgili olursunuz ve ikisini de aynı anda kaybedersiniz.
    (jellicle, 14.04.2004 23:33 ~ 23:35)
  3. karşındaki durumu sana aktardığı anda dünyanda büyük bir sarsıntı olur.. iyi midir durum kötü müdür bi türlü anlayamazsın bir an.. hani elmanın diğer yarısıydı, hani aynı noktadan bakabiliyordunuz hayata, hani o kadar badireler atlatıp sıkı sıkı tutmuştunuz birbirinizi, tökezlese de dostluğunuz bitmemişti.. hani sevgilileri için azılı düşmandın sen.. bunları kafandan geçirip gözlerini kaçırırsın ondan.. biraz kendine gelip konuyu saptırmak olayı unutmak istersin; ama onu zedeleyeceğinden korkarsın.. olaylar gelişir ve dostluğu bataktan kurtarırsanız, hep o korku kalır içinizde.. artık yanında küfredemez, içince sarhoş olmaktan korkarsınız.. ve hep o ihtimaldende içinizi yemeye başlar "ya birgün ben ona aşık olursam o da bana aynı şeyleri söylerse".. en sonunda içte kalanlar patlar.. ya lavların altında yanıp kül olan veronica olursunuz yada lavlardan doğan bir obsidiyen..
    (luccy in the sky with the diamonds, 18.11.2004 22:09)
  4. ona aşık olduğumu öğrendiği zaman bu durumu köküne kadar yaşamış olduğunu zannettiğim kişi, üzgünüm ama ona hala aşığım, arkadaşlığımız devam ediyor, kendime bir karşı koyabilsem, ufak bi kırıntı kaybetsem........
    (geyik, 18.11.2004 22:35)
  5. aşık olan dostunuz sizinle aynı cinsten değilse pek sorun edilmemesi ve eğer gönlünüz yoksa hemen o dostla görüşmenin kesilmesini gerektiren durumdur.
    aksi durumlarda dostlukda aşkta kalmaz, zaten o andan itibaren dostluk kalmamıştır. dostluğun bitmesi kimsenin suçu değildir üstünden geçen bi altı ay her iki taraf içinde ilaç olur. gerekirse bi daha görüşülür ama çoğu zaman gerekmez. o aşkı zannetse de aşık olanın ilacı aşkdır. aşık olunan ise kendini istediği gibi zannedebilir ama sadece katalizördür.
    (anky, 18.02.2006 00:27)
  6. (bkz: gün gelir devran döner)
    (nepenthe, 18.02.2006 00:41)
  7. (bkz: aşık olunan kızla dost olmak)
    (tabudeviren, 27.01.2007 22:53)