aşık olacak erkeğin hormon düzeyi, kültürü, hayat görüşüne göre değişiklik gösterebilen üç şeydir. zaman içinde değişebildiği gibi ömür boyu aynı "üç şey" olarak kaldığı görülen vakalar da bulunabilir.
aşık olunacak kadında aranan "sahip olunması gereken üç şey"e sahip kadına rastlanıp aşık olunduktan belirli bir süre sonra kadında aynı "üç şey"in varlığı devam etmesine rağmen aşkın bitmesi ise apayrı bir konudur. bu olgu paralel olarak kadın tarafından bakıldığında da yine anlaşılmazdır ve apayrı bir konu olmayı aynı şekilde üzerinde taşır.
zeka, sevmeyi bilmesi, güzellik...
eee.. yetmedi. 3 tane daha: sadakat, maneviyat, anlayış
bu da yetmedi. 3 daha: seksi olması, yetinmeyi bilmesi, destek olması
çok önemlidir incelikleri bilmesi nerede nasıl konuşması gerektiğini. hani bir söz vardır evde ev hanımı yatakta bilmem ne diye tabi abartılı bir söz ama erkeğinin yanındayken ve kimse yoksa içinden geleni yapabilir ama başkaları varsa ortamda o zaman daha farklı olmalıdır. biraz kendini kısıtlamayı bilmeli.
açıksözlü ve net olmalı;
erkekler genelde böyledir. bu yüzden kadınların lafı uzaktan bir yere çekmeye çalıştıklarında onlardan bir "odunsun x" cümlesini duymak muhtemeldir.
sevgilinin sevgisinden şüphe etmemeli;
gerçekten seviyor ve sevildiğine inanıyor ise hatta buna aşk diyebiliyorsa. çok abartı yere gereksiz kıskançlıklar yapmamalı.
ama bu üç özelliğe birden sahip olanına rastlanmamıştır. ya güzel ve zekidir ama iyi değildir, yada çok iyi ve zeki biridir ama güzel değildir. yada sadece güzeldir ama ne iyidir ne de zekidir.
olur da bir yerlerde bu üç özelliğe de sahip bi' kadınla tanışır ve aşık olursanız, bilin ki o zaman da kesin sizi reddedecektir. neden mi? (bkz: murphy kanunları)
şöööyle burnu havada, uzak tavırlı, yani hafiften soğuk olsa yeter. kime böyle davrandıysam, baştan istemediysem aşık oldu lan. tanıdığım ilk günlerde aşık olup yapıştığım, aşk mektupları yazdığım iki kişi benden dört nala kaçtılar. ödleri koptu. fedakarlık, sevgi falan vızıltı.
bunun doğruluğunu çoktan keşfetmiştim ben. baktım ki kadının biri çok seviliyor, ama kadında bir havalar ki, sorma gitsin. sevgilisi olan adam, plajda araba anahtarlarını kaybedince, kadın şezlongda kıçını devirip yatmıştı. adam, kumları kan ter içinde eşelerken, kadın, sigara tüttürüyordu.
o kadın, kumları, ter içinde avuçlaya avuçlaya anahtarı aramaya yardım edecek biri olsaydı, anında kıçına tekmeyi yerdi.
beni benim onu sevdiğimden daha çok sevmesi, anne olunca çocuklarını benden çok sevmesi, ben öldükten sonra benden önce ölmüş olmayı dilemesi. ( ego meselesi değil )
sadakat mi? anlayış mı? sevmeyi bilmesi mi ahahahaha bu kadar komik bişey olamaz ya. gerçekten bunları mı düşünüyosunuz?
yani sadakatli, anlayışlı ve sevmeyi bilen bir kadın yılmaz morgüle de benzese çıkarsınız. hadi canım.
üç ' ler kuralı...hayat bu üçlerle dönüyor ve bir kadın bu üçlerle erkeği bir kenara bırak ve unut , kendine yetiyorsa ne mutlu ona mı diyeyim, ne yazık mı diyeyim...?!bu bir çeşit örtü galiba...eksikleri örten.
inat, herkesin başını döndürecek bir güzellik, kıskanmamak. budur erkeği aşık edecek 3lü sanırsam. herkesin beğendiği harika bir kadın, arzuyla bakar, inadıyla tutkusunu besler, kıskanmadığı için sevgisinden şüphe duyar, ilgisini ayakta tutar, kaybedecek düşüncesiyle üstüne düşer.
sadık, iyilik dolu ve anlayışlı bir kadına aşık olunmaz, sevilir, gönülden bağlanılır. böyle anne tanımı gibi bir şeydir hatta. evdeki kadındır. ama libidoyu tavan yaptıracak kadın gelirse bizim hatun yokken, genelde o kadın kazanır.