aşk acısı çekerken bile keşke şimdi yeniden olsa dedirten, bile bile lades durumu.. bulutların üstünde hissetmeyi özlemek, hem de daha yeni betona yapıştırılmışken aynı sebeple..bir tür yara alma hevesi.
genelde bitmiş ağır ilişkiler sonrası daha yoğun hissedilir ya da uzun yalnızlık dönemlerinde.halbuki aşk sinsidir nerden ne zaman çıkacağı belli olmaz.hiç beklenmedik yerden vurur.beklenmeyen bir kişi beklenmeyen bir anda o etkiyi yaratır.istemekle olmaz istememekle de
üzerindeki kıyafet artık giyilmez olmuştur. yırtılmıştır, kırışmıştır, eskimiştir, pislenmiştir, daralmıştır ya da modası geçmiştir. ne farkeder ki nihayetinde o giysiyi taşımaktan yorulmuş, sıkılmışsındır. bir an önce üzerindekilerden kurtulup don atlet kalmak istersin. ilk fırsatını bulduğunda da yaparsın.
"oh ne rahatlıkmış" bu dersin, "çıplaklık sultanlıkmış" dersin. zaman geçer. ama çıplaklık da biraz biraz sıkmaya başlar. ya üşümüşsündür, ya utanmışsındır ya da sadece kendini çıplak hissetmişsindir. belki de aşık olmak istiyosundur.
kişi çektiği eski aşk acısından kurtulup yalnızlık bunalımına girdiği zaman , 'madem böyle de acı çekiyorum bari aşık olup onun için acı çekeyim, değsin' gibi saçma ama bi o kadar da gerekli bir düşünce içine girer. sonuç; aşık olur,olduğu güne de lanet eder.
(bkz: sonsuz döngü)
yalnız olduğunu fark etmektir.
tek başınalığın, başına buyrukluğun tadı ekşir, ilgi verecek, ilgiyi sömürecek birey ister yanında. ama isteyince olmaz bu işler. zira isteyip düşünüldüğünde yakışıklı zengin kaliteli nazik iyi sevişen erkek veya güzel seksi akıllı namuslu iyi sevişen kadın sıfat tamlamalarına ek uzun bir liste çıkar.
o listede efendim, geniş omuzlu olsun, yüzme bilsin, bacakları çarpık olmasın, sırtı kıllı olmasın, dişleri düzgün, elleri güzel olsun da olsun vb yer alır. sayfalar tutar. ancak tam ümidi keser, serersiniz, karşınıza çıkan ve listeye hiç ama hiç uymayan bir hıyara tutulursunuz.
''anlat demekle olmaz'' diye yinelenen ve sinir bozucu olan bu cümledekine benzer olarak istemekle olmaz demek istediğim cümle.zira çok isteniyorsa bulunan ilk kişiye aşıkmış gibi davranılabilir,gerçek ortaya çıkınca ''aşk'' biter,yine aynı istekle kavrulur kişi.sonra yine aynı türde bi aşkın içinde bulabilir kendini akıllanmadıysa.
böyle bişeyi istemekle vakit harcamamalı kişi,işine bakmalı.o sırada belki bi bakar,çoktan aşık olmuştur.ancak böyle düşünüp kendini üzerse aşık olmadan aşktan nefret edebilir.hoş değil.
insanın kendini boşluğa düştüğünü hissettiği zamanlarda alevlenen istektir. kişi aşık olunca yalnızlığından kurtulacağını düşünür. böyle durumlarda gönül ister ki dört dörtlük (!) bir insan karşısına çıkıversin, elinden tutup tekrar manevi olarak onu yükseklere çıkarsın. şayet bu bir istek olmaktan öteye geçemez. genelde kişinin karşısına alakasız insanlar çıkar, daha da huzursuzluğa yol açar.
(bkz: sözlükte duygu seli)