aşk acısı çekerken bile keşke şimdi yeniden olsa dedirten, bile bile lades durumu.. bulutların üstünde hissetmeyi özlemek, hem de daha yeni betona yapıştırılmışken aynı sebeple..bir tür yara alma hevesi.
the beginning of the end of the beginning of the end...sarmalı
durduk yere kaşınmak
ne kadar bittikten sonra acı verse de bir mutluluk isterim kalbimde. tüm acılara inat!
genelde bitmiş ağır ilişkiler sonrası daha yoğun hissedilir ya da uzun
yalnızlık dönemlerinde.halbuki aşk sinsidir nerden ne zaman çıkacağı belli olmaz.hiç beklenmedik yerden vurur.beklenmeyen bir kişi beklenmeyen bir anda o etkiyi yaratır.istemekle olmaz istememekle de
hayata,yaşanan acılara inat herşeye yeniden başlamak istemek,yeniden bile bile lades demektir...
'pişman değilim.
yine olsa yine yaparım.' dedirten durum.
artık herşeyin yoluna girmesini istemek bunun için de bişeyler yapmak gerektiğini bilip hayata ve kendine belkide son bir şans vermektir..
robotluktan sıkılmak, monotonluktan kaçış denemesi.
mart, nisan aylarının gelmesiyle güneşe doyan bünyede hormonların tey tey etmesi.
üzerindeki kıyafet artık giyilmez olmuştur. yırtılmıştır, kırışmıştır, eskimiştir, pislenmiştir, daralmıştır ya da modası geçmiştir. ne farkeder ki nihayetinde o giysiyi taşımaktan yorulmuş, sıkılmışsındır. bir an önce üzerindekilerden kurtulup don atlet kalmak istersin. ilk fırsatını bulduğunda da yaparsın.
"oh ne rahatlıkmış" bu dersin, "çıplaklık sultanlıkmış" dersin. zaman geçer. ama çıplaklık da biraz biraz sıkmaya başlar. ya üşümüşsündür, ya utanmışsındır ya da sadece kendini çıplak hissetmişsindir. belki de aşık olmak istiyosundur.
(solti, 25.02.2005 23:21 ~ 23:22)
kişi çektiği eski aşk acısından kurtulup yalnızlık bunalımına girdiği zaman , 'madem böyle de acı çekiyorum bari aşık olup onun için acı çekeyim, değsin' gibi saçma ama bi o kadar da gerekli bir düşünce içine girer. sonuç; aşık olur,olduğu güne de lanet eder.
(bkz:
sonsuz döngü)
yalnız olduğunu fark etmektir.
tek başınalığın, başına buyrukluğun tadı ekşir, ilgi verecek, ilgiyi sömürecek birey ister yanında. ama isteyince olmaz bu işler. zira isteyip düşünüldüğünde
yakışıklı zengin kaliteli nazik iyi sevişen erkek veya
güzel seksi akıllı namuslu iyi sevişen kadın sıfat tamlamalarına ek uzun bir liste çıkar.
o listede efendim, geniş omuzlu olsun, yüzme bilsin, bacakları çarpık olmasın, sırtı kıllı olmasın, dişleri düzgün, elleri güzel olsun da olsun vb yer alır. sayfalar tutar. ancak tam ümidi keser, serersiniz, karşınıza çıkan ve listeye hiç ama hiç uymayan bir
hıyara tutulursunuz.
böyledir bu işler.
(bkz:
sen derin tut sığ çıkarsa bahtına)
''anlat demekle olmaz'' diye yinelenen ve sinir bozucu olan bu cümledekine benzer olarak istemekle olmaz demek istediğim cümle.zira çok isteniyorsa bulunan ilk kişiye aşıkmış gibi davranılabilir,gerçek ortaya çıkınca ''aşk'' biter,yine aynı istekle kavrulur kişi.sonra yine aynı türde bi aşkın içinde bulabilir kendini akıllanmadıysa.
böyle bişeyi istemekle vakit harcamamalı kişi,işine bakmalı.o sırada belki bi bakar,çoktan aşık olmuştur.ancak böyle düşünüp kendini üzerse aşık olmadan aşktan nefret edebilir.hoş değil.
(böcek, 27.10.2005 18:52)
şahıs karşılığını bulacaksa "oh güzel, darısı başımıza" denmesi gereken istektir.
(bkz:
hayata anlam katmak)
(venom, 27.10.2005 19:02)
aşık olduğunu sanmakla sonlanacak istektir.
hayatın monotonluğundan, çekilmezliğinden kurtulmak istemek. velhasıl saçma. monotonluk gider depresyon gelir. ve de gelen gideni aratır.
insanın kendini boşluğa düştüğünü hissettiği zamanlarda alevlenen istektir. kişi aşık olunca yalnızlığından kurtulacağını düşünür. böyle durumlarda gönül ister ki dört dörtlük (!) bir insan karşısına çıkıversin, elinden tutup tekrar manevi olarak onu yükseklere çıkarsın. şayet bu bir istek olmaktan öteye geçemez. genelde kişinin karşısına alakasız insanlar çıkar, daha da huzursuzluğa yol açar.
(bkz:
sözlükte duygu seli)
(absynth, 08.01.2006 21:24 ~ 21:24)
hayatın ne getireceği belli olmaz! ya o seni bulur ya da sen onu..istemek yetmez kimi zamanda..
(bkz:
istemek)