bence söylemenin en az intihar etmek kadar cesaret gerektirmesi gereken bi durumdur. ama popüler kültür çoğu şey gibi bunun da ruhunu kaçırmıştır.
belki çok karanlık bir yaklaşım fakat bi insan hayatında kaç tane gerçek aşıkla tanışır. yani kaç tane gerçekten aşık olmuş insan tanıyorsun? biz evleniyoruz evi formatlı aşklardan bahsetmiyorum, bazılarının lanet olarak nitelendirdiği aşktan bahsediyorum. muhtemelen bir elin parmaklarından az. peki bunların kaçı mutlu? işte anahtar soru budur. yoktur öyle bi varlık hem gerçekten aşık olup hem mutlu olan, varsa bile belki bi iki tane. ee? bu anlamda eğer aşık olduysan ciddi anlamda sıçtın çünkü seni büyük ihtimalle bol gözyaşlı bol hüzünlü saatler bakliyor. peki bu kadar kötü bi durumu kim ister ki? sadece mazohistler*. hal böyle olunca, insanın sıçtığını kendine itiraf etmesi de zor olduğuna göre, "ben aşık oldum", "hassittir" ünlemiye kullanılması gereken söylenmesi oldukça zor bir cümledir.
-ben galiba aşık oldum sana.
+yok canım sana öyle gelmiştir.
-ya aşık oldum diyorum neden anlamak istemiyorsun.
+yok be sana öyle geliodur. sen şimdi git aşık olduğunda ben söylerim .
aşkın başlama anıdır..
aslında bu cümle bir arkadaşa veya sevgiliye değil..kendi kendine söylenmiştir..kendisi inanmalıdır insan evladı..bunun için de inanma işlemini çevresinden başlatır..
babanıza söylediğiniz anda hayatınızı tepetaklak edecek, yakın tarihte sinirlerinizin fazlaca yıpranmasına ve üzerinizdeki denetimin artmasına yol açacak cümle.
konu:
filmin temel konusu the woman in redden alınma olup, dört evli erkekten oluşan bir tayfa vardır. (şener şen, uğur yücel, erdal özyağcılar, ?)
şener şen halim salim bir adamken arkadaşlarının dolduruşuyla ve kendisine ayarladıkları hatunlarla karısını (nevra serezli) aldatmaya yeltenir.
hatta bir girişiminde hatunu alıp, kayınvalidesinin boş evine götürdüğünü sanarken salona girer ve bütün sülale gözleri önüne gelir. önce hatunu tanımamazlıktan gelirken sonra zor da olsa bir kıvırış yapar.izlenmesi gereken bir sahnedir.
ayrıca filmde embesil bir yeğeni var ki akıllara zarar.
filmin en komik sahnesi barda ''haluk haluuuuk'' diyip kör taklidi yapan savaş dinçel'in bardakları tuz buz ettikten sonra çıkışta arabayı kullanmasıdır ki burda sümer tilmaç'ın bakışı harikadır.
1984 yılında çekilen kırmızılı kadın adlı filmin türkiye uyarlaması, başrolü şener şen almış, yönetmen ertem eğilmez, yapımcı arzu film, senaryo gökhan akçura, görüntü yönetmeni ertunç şenkay,
filmin en komik sahnesi için,
"ben her bahar aşık olurum
rüzgar olur yağmur olurum
filizlenir anılarda gururum
taşar icimden ruhum"
diye şarkı çığıran avareler topluluğu da yaratan hissiyat.