yakın zamanda acı çekeceğinizi anlamaktır.
(bkz:
aşk acısı)
duvara toslamak ile aynı hissi verir.
kız-senden elektrik alamadım.
erkek-dur bi dakka jenetörümü getiriiim.
omurilikte garip bir sızı, suratta saçma bir sırıtma, aşırı mutluluk ve aşırı hüzün hali ve aynı anda, belli etmemeye çalışma ama belli etmeden edememe hali, kısır döngülerle biten mantık çemberleri, herşeyden birçok anlam çıkarmaya çalışmalar, her şarkıda leyla konumuna geçmeler, kuşların ve gökyüzünün güzelliğine hayran kalma...
- aşık mısın ?
- yoo nerden çıkardın ... (sonunda sırıtır)
her geçen gün onu daha sık düşünür oluyorsanız, rüyalarınızda en büyük yeri o kaplamaya başladıysa, onu görünce kendinizi dünyanın en mutlu insanı zannediyorsanız, geleceğinizde onu da bir yerlerde görüyorsanız, yaşlanınca nasıl olacak diye düşünüyorsanız, her yeni planınıza onu dahil ediyorsanız, ondan ayrıyken şu anda nerde, napıyor acaba demekten kendinizi alamıyorsanız, arkadaş muhabbetlerinde hep ondan bahsediyorsanız, yanında onunla ilgilenen birinin varlığına katlanamıyorsanız .. aşıksınız demektir..
aşkın gelişi,aklın gidişidir..
kalp nakli yaptırmak isteyeceğiniz andır.kırıkları tamir etmenin çok zor olduğunu bildiğinizden kaçıp gitmek isteyeceğiniz andır.
aslında anlamak denemez.kendiliğinden oluverir çünkü.hissetmek diyebiliriz,pekala başka yüklemler de bulunabilir.neyse..algı düzeyinin en mutlu halidir.artık o an vücut nasıl bir hormon salgılıyorsa uçurur adamı.uzun süren bir etkisi olur.zira kıymeti bilinmeli,keyfi sürülmelidir.bir daha bu etkiyi yakalamak yıllar alabilir çünkü.
dilinde aklında hep aynı şarkının
loop a alınması gibi bir hisse vakıf olmak
(abece, 11.10.2006 19:25 ~ 26.06.2007 23:32)
işte her kızın ona benzemeye başladığı mevsim geldi. (bkz:
sonbahar)
bir kız vardı. arkadaşımdı. hiç durmadan gezer tozar, insanları yargılardık. bundan da fevkalade keyif alırdık. dedim ya, arkadaştık. bir öteki durağa kadar hiç gitmemiştik.
esintili bir akşamüstü, hani ya arkadaşımdı o kız, biraz üşür gibi oldu. incecik boynu biraz ürperdi. çıkardım verdim ceketimi ona. başta kabul etmez gibi oldu. ama dedim ya arkadaşımdı işte. birbirimize nazımız geçerdi. giydi ceketimi. ben de onun gülümsemesini giydim üzerime. ve gece oldu evli evine köylü köyüne. aldım ceketimi geriye. giydim. zınkkk.... ceket buram buram o kokuyordu. koku üstünden çıkana kadar hergün giydim o ceketi, kız kokusuymuş dinlemedim. işte o ceketi dönüp dönüp kokladığım ilk an anlamıştım artık arkadaşım olmadığını.
bu da böyle bir anımdır.
konuyla ilgili bir şarkı var: (bkz:
tulip)
ilişkinin bitmesi halinde kısa bir süre sonra "ya, bana neler oluyo? niye hala onu düşünüyorsun? bitti bunu anlamıyomusun" sorularını kendine sorduğun an.
sonuç: ...
uykudan uyanır uyanmaz akla gelen ilk şey olması.
kaynana semra'nın haber vermesiyle anlaşılabilir.
"oğlum, aşık olduğun zaman ben sana söylerim" repliğine istinaden.
onunla alışverişe çıkıp saatlerce alış yapmak.
onu gördüğünde kalbinin yerinden çıkacak gibi olmasıdır.
sen gidersin denklem düşer ben aşk olduğumu ağlarım.....
aşk başta kılarsa karar,akıl baştan edermiş firar..der mehmet akif..
bazen iki nokta olmak biraz..sonra sık sık iki nokta olmak biraz..sonra onları birleştirip aşığa uzanan hayali bir yol yapmak biraz..
uzaklara gitmek istemek..uzakların seni çağırması..zaten sen uzaklara gitmessin uzaklar seni ister..işte uzaklar da aşktan anlar...
her sabah kalktığında gitmek istemediğin okula,hayvani bir istekle gitmek.