|
|
- ilk kez 1978'de bir dergi kapağında görülen ağla1'in ağabeyi. ruh daraltan detaylardandır, hatta hatırlıyorum ben küçükken bu resmin uğursuzluk getirdiğine inanılmaya başlanmıştı.
http://www.alpersirvan.com/... *
- tıraş olmaya gittiğim berberde, sebze almaya gittiğim manavda, ayakkabı tamir etmeye gittiğim tamircide, demircide, bisikletçide, aklınıza gelecek her türlü esnafta duvarları süsleyen hüzünlü kağıt. en azından benim küçüklüğümde öyleydi.
- sızıntı dergisinin ilk sayısına kapak olmuştur bu resim. bruno amadio isimli bir ressama aittir.
http://img213.imageshack.us/...
- avrupa yakası'nda burhan abi'nin evinde olan tablo.
- dayanılmaz, iç parçalayıcı şey.
(bkz: çocuk ağlaması)
(bkz: çocuklar ağlamasın)
- ağlamıyomuş o, çatı damlıyomuş!
hem hakkında giri girenlerde sözlükten filan uçurulmuyomuş.
batıl bunlar inanmamak lazım
edit: hakkaten bi uğursuzluk varmış velette, uçurulmadık belki ama girim moderatörden döndü.
batıl filan değil, inanın!(mgn, 29.10.2006 20:48 ~ 22:15)
- bir de bu resmi anımsatan ve bir zamanlar national geographic dergisine kapak olmuş afgan kızı fotoğrafı vardır ki o da hafızalara kazınmıştır...
- avrupa yakası dizisinde burhan altıntop bu resimle konuşur.bi de devamlı azarlar zaten ağlıyi çocuk.
http://www.youtube.com/...
- avrupa yakası adlı dizide, dizinin komik ve panik atak kişisi burhan altıntop'un salonunda da bulunan resim. burhan altıntop tarafından kendisine çiko lakabı takılmış. burhan altıntop her defasında çiko'ya neden ağladığını sorar.
- veresiye satan peşin satan tablosuyla birlikte esnaf sanat anlayışına uyan bir tablodur.
(finch, 03.04.2007 03:08)
- o çocuk hep ağlasaydı o çerçevelenmiş tablonun içinde, biz de hep baksaydık duvardaki o gözyaşlarına. artık o tablo da yok, ağlama sırasını bize bıraktı çocuk, nereden bilirdik bir gün biz de bu kadar içli ağlayacağız, büyümese miydik de çocuk mu kalsaydık ne? diye içlendiren resim. (bkz: çocukluk özlemi)
- benim çocukluğuma acayip benzeyen tip.
- 5 yaşımdan 15 yaşıma kadar bizim mahhelle bakkalının gözünde lakabım olan tanımlama. bir gün unutmuştum annemin siparişini, yiyeceğim dayağın korkusuyla ağlamıştım. hayır eşek kadar olduk hala ağlayan çocuk diyordu bakkal amca. allahtan taşındık sonra.
- gerçek yaşamda vücut bulmuş hali hele bir de gözlerinize bakarak hıçkırıyorsa ağlarken, yeryüzündeki bütün işleri erteletip, herşeyi o an için bir kenara bıraktırıp kendisiyle ilgilenilmesini sağlayabilir.
hele bu sıpa yeğen vs gibi kendi kanınızdan geliyorsa, gerekirse ev araba sattırır, herkesi elinizin tersiyle ittirir ağlamasını durdurabilmek için.
- tavuklu saat gibi bir 80'ler simgesi.muhteşem bir çalışmadır,garip bir havası vardır.
çok çok eskiden ananemin evinde vardı bu tablodan.garip garip bakardım resme çünkü ayrı bi havası var gerçekten.birgün dayanamayıp ananeme sormuştum "bu çocuk niye ağlıyor" diye.ananemde "o çocuk yaramazlık yapmış,anneside ona çikolata almamış" demişti.bende içimden "dostum derdin büyükmüş ama elin ayağın denk durmamış ki,yaramazlık yapmışsın" demiştim.(çavuş, 07.06.2007 08:48)
- zamanında her eve lazım felsefesiyle satın alınmış kopya dır. modaydı tabi. şimdilerde ise çoktan kitsch olmuş durumda.
ama yetişkinler bilemedi ki bu resim nasıl etkiler çocuklarını. baktıkça hüzünlü bir hava, bir damla sızan yaşlı, şirin gözler ne duygular uyandırdı içimizde.
hiç unutmam ilkokula gidiyorum. annemle babam yoğun çalışıyordu ve hep yalnız gelip gidiyordum okula. zeki müren o unutulmaz annem annem anneciğim şarkısını söylerdi tv de bol bol. ağlamaklı olurdum tıpkı o çocuk gibi. duvarda asılı resime bakınca hçkırırdım resmen. bunu anneme söylemedim hiç, ağlatıyordu lan işte o resim beni!
ta o zamandan içinde gözyaşı barındıran çocukluk hatıralarımın yaşlı sebebi olmuştur gıcık resim! neyse, bu da böyle bir anımdı.
çocukların duygusal(!) gelişimine katkısı var diye mi alınıyordu o resim acaba. bak kıllandım şimdi. yoksa ..
- (bkz: çiko)(bkz: @986694)
- avrupa yakası adlı dizide burhan altıntopun odasının duvarında asılı duran çocuk posteri bir zamanlar bayağı bir meşhurdu. kamyonlarda, berber dükkanlarında kısacası her yerde vardı sonra birden yok oldu. istemedende olsa insan aşağıdaki ismi çağrışıyor.
(bkz: fettullah gülen)
- bayanlarda annelik iç güdülerinin tetiklenmesini sağlayan ufaklıktır(insan babında). bu gibi durumlarda misal sinemada çocuk aktörün içli içli ağlaması salonun östrojen manyağı olmasına sebebiyet verir ki bayan izleyicilerin "oğğğğ", "kıyamaaaammm", "vuguvuguvugu", "oouuuğğğğğğ jjjanıımm" gibi ayyuka çıkan tepkiler vermesine neden olur.
+hh hh hümmübülübülğü.
-ferdi nooldu?
+hani kıyamam yok mu bana?
-ööfff salak mısın nesin ferdi.
+hani östrojen vardı?
- baş ağrısı sebebi.
- sağlam dişe benzer çekilmez.
(bkz: kendini kaybetmek)
- normal olan çocuktur.
çocuklar ağlar. bu onların en doğal silahlarıdır çünkü. istedikleri şeyi yapmayan büyükleri karşısında tek güçleridir gözyaşları. normal olan, çocukların ağlamasıdır. esas kötü olanı, onların ağlamayı unutmalarıdır.
bir savaş çocuğu düşünün. silah sesleri altında doğmuş, büyümüş olsun; ölümü kanıksamış, acıyı özümsemiş, kanı tanımış bilmiş olsun. işte küçük bir şeker için ağlamak, bu çocuğa, onun yaşam macerasına fazla gelir; o vaktinden önce büyümüştür çünkü. çocuk olan onun bedenidir. büyük acılara da ağlayamaz o. çünkü bizce büyük olan acılar, onun için acı bile değil, günlük hayatın rutinleridir. bu sebeple ağlayamaz o.
tabi bunca büyük acılara garkolmayan, ağlamayı bu sebeple unutmayan, ama ağlamaması gereken dertlere, kendinden büyük acılara ağlayanları da vardır. onlar da yakar insanın içini. "annem iyileşsin istiyorum.." sözüyle minicik yanaktan düşen koca bir damla yaştan daha acı ne olabilir?
çocuklar ağlasın; ağlamayı unutmasın. ama şımarıklıklarından ağlasınlar, kendilerinden büyük dertler için değil.
- yıllarca, çocukken ölen bir akrabamız sandım onu.
|