o çocuğa vuran şerefsiz, kadın erkek fark etmeden derhal!!;
doğrudan 30-35. omurlarına (sırt eğrisinin bitip, bel çukurunun başladığı seviye) çelik bir mızrak ile 7000 joule/m2 basınç aniden uygulanır. insan tabiatını bildiğimiz üzere, ön taraftan çıkacak fakat sadece belden aşağısını etkisiz hale getirecektir. tecrübeli bir kişi tarafından yapılırsa öldürmeden ve kan kaybettirmeden onu şişe geçirmiş olursunuz.
ardından ayakları yere kelepçelenir. istenilen işkenceler yapıldıktan sonra,güçlü bir kaldıraçla (hani marketlerde lift.... diye anılan çatal kaldıraçlar mesela) çelik mızrak ani bir şekilde iki ucundan tutularak yukarı çekilir.sonuçsa; ikiye bölünmüş bir şerefsiz.
3 sene sonra gelen düzeltme**: hatta düzeltme yapmıyorum, doğrudan uyarıyı yazacağım:
"...aslında toplamda 33 tane omur var. bel çukuru da tahminim 20-21-22-23- 24. omurlar."
daha da etkili bir yöntem ağlayan çocuğun ağzına acı biber sürmek ile tehdit etmektir...tarafımdan denenmiştir.iğneci geliyo,baban geliyo,eben geliyo demek gibi etkili bir susturma yöntemidir
kati suretle engellenmesi gereken durum,engellenemediği takdirde ise ağlayan çocuğu döverek susturmaya çalışan kişinin ellerine ütü basılmasını gerektiren acı verici durum.
annesi başka bir odaya gittiğinde yaramaz çocuğa mutlaka uygulanması gereken eylem. annesi döndüğünde de, "düştü, kafasını çarptı" diyerek eylem noktalanmalıdır.
başarılara gebe eylemdir. başarının 4 sebebi vardır:
1. ağlayan çocuk hali hazırda yorulmuştur.
2. ağlayan çocuğu döverek fiziksel olarak yorarsınız.
3. ağlayan çocuk dayak yediği için daha çok ağlayacaktır.
4. ağlayan çocuk dayak yediği için daha çok ağlayacak ve daha çok yorulacaktır.
sonuç: 10, bilemedin 15 dakika içinde "susmuş" bir çocuk değil, "uyumuş" bir çocuk elde edersiniz.*
işte önüne her gelen çocuk doğurursa karşılaşacağınız manzaradır bu. bir ülkede eğer çocuk yapmak bu kadar olağan şiddet bu kadar olağan gösterilirse böyle ezik tipler yetişir kendi çocuklarını döverek onlarında ezik yetişmesine bu zincirin bu şekilde kırılmadan akıp gitmesine sebep olurlar. bu manzaralarda oluşur...
eğer türkiye de yetimhaneler biraz gelişse sosyal yasalar biraz düzgün işlese bunların hiç biri olmaz diye düşünür ama başımızdaki insanların vicdandan nasibini almamış olduklarını bildiğimiz içinde ceplerine para indirmek yerine ne yetimhaneleri ihya etmek için para harcamayacaklarını ne de kötü yetişen nesiller hakkında kaygılanmayacaklarını bal gibi biliriz
ağlayan çocuğa müstehaktır. pestili çıkarılmalıdır. olmadı banyoya sokup üzerine soğuk su, üstüne kaynar su dökülmelidir. hala ağlıosa bantlayın ağzını, bağlayın bi yere, bi gün bırakın; bak hele bida yapıyo mu.
çocuk yetiştirmede ayarı tutturmak çok önemlidir kanımca. dolayısıyla bazen bu tür mahallelerde, otobüslerde vb. yerlerde görmek istemediğimiz hareketlere başvurulmak zorunda kalınıyor. ağlayan bir çocuğu susturmak için kaç yol vardır ki. ya istediği bir şey yapılır ya da haliyle acısı daha da arttırılacaktır. ben 2 yolun sürekli olarak yapılmamasını tercih ederim. çünkü sürekli çocuğun istediği şeyler yapılınca bir çok kişinin tiksindiği şımarık çocuk tipi ortaya çıkıveriyor. sürekli dayakta çocuğun kişiliğinde onulmaz yaralara sebebiyet verebileceğinden, 2si arasında güzel bir oran sağlamak en güzeli olacaktır kanımca.
sonu öldürmeye varabilecek eylem. cocuk bayılana kadar döver bu ebeveynler çünkü bunlar çocukları ağladığı zaman içi acıyan, üzülen değil vahşice ağlatmaya devam eden, psikopatlıklarının ve hayattan yedikleri darbelerin deşarjını çocukta arayanlardır. halbuki ne narindir çocuk, tek tokatdınla zihinsel özürlü olabilir. bu aileler genellikle çocuk bayılınca merdivenden düştü, kafasını çarptı gibi bir bahaneyle getirilirler hastaneye ve uyanık olmayan sağlık görevlisi de hiç sorgulamadan ilacını verir yarasını sarar gönderir genelde. aynı çocuk pek çok kez aynı şekilde gelir ve farkedilmez. en sonunda kafatası kırığı- solunum felci gibi sıkıntılarla kaybedilir yavru, ancak o zaman uyanır görevli. çocukların hepimizin olduğunu düşünürsek daha duyarlı olmak gerekir. komşunun çocuğunu deli gibi dövmesini sadece "aile içi iş biz karışamayız" duyarsızlığıyla izlememek gerekir. ilgili pek çok makam vardır. çocukların da hakları vardır, kas kitleleri az sesleri ince diye yetişkinler tarafından ezilmesi suçtur. herkes elinin ayarını bilecek, aksi takdirde yine çocuğunu dövecek ya da çocuğuna cinsel istismarda bulunacak ebeveynler yetişecektir. toplum sağlığı için, gelecek için çok büyük tehlikedir aslında.
susturmak için en iyi yöntemdir.. bi kaç kere insan gibi susturmaya çalışın baktınız devam ediyo hiç düşünmeyiniz sağ sol sallayınız hatta babayı da alınız karşınıza tek kale maç yapınız özellikle kaba ete vurunuz o kısım çok acımakta.. eğer kafanızda garip fantaziler varsa kemerle de ortaya bir şeyler çıkarılabilir. daha detaylı bilgi için doktorunuza danışın bence..
bir de koşarken ya da oyun oynarken ayağı takılıp yere düşen çocuğunu önce azarlayıp sonra bir güzel döven, "niye düşüyosun çoocuum"* diye çemkiren ebeveyn(!)ler vardır ki, allahım sen koru onların şerrinden, evlerden ırak
"onun yerine çocuğu kucağına alıp sakinleştirseydin şimdi ülkede ne hırsız ne de psikopat kalmıştı geberesice ebeveyn!" diye yırtınmama sebep olmuş olay... düştü diye döverler bişey istedi diye döverler... yahu çocuk bu! elbette düşecek.. o çok mu istedi dizinin kanamasını ki sen onu bu yüzden cezalandırıyorsun?! ya da çarşıda gördüğü bir oyuncağı istedi... ki bu ebeveyn tipi, çocuğun istediği 1 liralık bir şey bile olsa almaz... neden? çünkü çocukların her istediği olmaz. çocuk bunu bilmek zorundadır. a.k sanki senden land rover istiyor garibim ya... alt tarafı dandik bi oyuncak alıcaksın.. hay senin gibi anne-baba'nın ben....