bir
kum torbasının en iyi dostunuz olabileceği durumlardır bazen.
kastettiğim kesinlikle kimseyi kum torbası yerine koymak değil. sadece biraz
adrenalin, biraz ter ve vücudu biraz hırpalamak duyguların da kendine gelmesine yardımcı oluyor. düşünerek içinden çıkamamakla kalmayıp bir de insanı ağlamanın eşiğine getirecek kadar etkileyen duyguların karşısında kendini güçlü hissetmek için bir fırsat sunuyor. kesinlikle müzik dinleyip çırpınmaktan daha etkili.
ha hırsını almıyor musun, alıyorsun. bir yandan kafanda o seni ağlatmaya çalışan
tilkiler gezerken bir yandan da her vuruşunda "ben neymişim be abi" dediğin (hırstan o biçim vuruyor insan) yarım saatten sonra o yoğun duyguların sebep olduğu yıpranmışlıktan eser kalmıyor.
(bkz:
olsa da dövsek)