yapmak tercih edilmez yaptırılır yine de teknoloji ilerlemiş neler çıkmış modası geçmiştir...ayrıca bıyık problemini çözebilir ki sanırım itülü erkeklerin derdinin devası budur...
(inferno, 13.03.2004 14:58 ~ 14.03.2004 15:13)
ancak şeker,su ve limonun ölçülerinin çok iyi ayarlanması gerekir eğer evde hazırlanacaksa. ünkü tutmaması durumunda tekrar tekrar pişirilmeye çalışılması olasıdır. ancak eski moda bi yöntemdir. teknoloji ilerledi.
pabucu epilasyon aletleri tarafından dama atılan yapışkanımsı...
hazırlanışı esnasında kullanılan
şeker ve
limon sayesinde tadı oldukça güzel bir tatlı haline gelir. rahatsız olmadan yenilebilir. (
bir arkadaşım çok güzel yapıyordu.)
güzelliğin bile "acı" bir bedeli olduğunu en az ayda bir kez dişicanlara hatırlatan,"istenilmeyen tüylerden kurtulma" yöntemi.her kız bir bir erkek tarafından kalbi kırıldığında en az bir kez hayal etmiştir ağdayı işkence malzemesi olarak kullanmayı.
(guest8644, 27.02.2005 12:21 ~ 29.05.2007 20:15)
kızların canını erkeklerin olduğu kadar acıtmaz nedense. ağda yapmaktaki tecrübe arttıkça yapım süresi ve acı azalır. ayrıca uzun yıllar sonunda kıl sayısının azaldığı da tarafımdan gözlenmiştir. en kaliteli ağda markası için ise (bkz:
veet). evde yapılan ağda içerdiği şekerden olsa gerek, hazır ağdalarla kıyaslandığında kılların daha çabuk çıkmasına neden olur.
papucunu hiçbir modern epilasyon yönteminin dama atamayacağı,kıldan tüyden arındırma yöntemi.her genç kızın başına gelecek travmatik bir durumdur.
özellikle ortaokulda kıllı bacaklarla etek giyen genç ergin bir süre sonra okuldaki haşarı birkaç veletin dikkatini çeker.''oha lan benim bacağım seninkinden kılsız eheueu''gibi enstantanelerle kızımızın dünyasını başına yıkar.artık dönüşü olmayan bir yola girilmiştir.jiletin,tüy dökücü kremin,spreyin,köpüğün asla yerini dolduramadığı tecrübeyle sabittir.
işkence aracıdır.bunu uygulamak akıl karı değildir,olsaydı zaten erkekler yapardı.istisnalar dışında erkek hayatında yaygın yeri yoktur.kadınların ise ayda bir kaç kez ağda günleri vardır.
velhasıl söz konusu daha güzel görünmek olunca aklı başından giden kadın milletinin kendini acılar içinde bıraktığı durumların başka bir örneğidir.
topuklu ayakkabılar,
korseler,saçın bütün sağlığını yitirmesine neden olan
saç boyası,
kaş almak,
bıyık almak,saatlerce
makyaj yapmak bunların hepsi kadının kendine ve şüphesiz erkek teşvikiyle uyguladığı ambargolardır.aslına bakılacak olursa ağda kadının kendi kendine teslimiyetinin,bir bakıma dünya işlerini erkeklere bırakmasının simgesidir.
saçlara sürdükten sonra hızlı bir şekilde ters yönde çekildiği ve görüldüğü üzere uygun olmayan ellere geçtiği zaman bir işkence aleti olabilen madde. (hayır denemedim, gerçekten) ağda eylemi sırasında eylemin kalitesi hız, morartmama oranı ve tek seferde alınan tüy oranının santimetrekare cinsinden büyüklüğüne göre değerlendirilir.(denemedim diyorum sana)
çok şekerli çay/kahve içenlere espri yapımında kullanılan yapışkan ürün.
car car çim biçme kaminesi gibi çalışanından, buzlusuna buzsuzuna, kremıne bıdı bıdısına hiçbir teknolojinin asla yerini alamayacağı öz-işkence.
okan bayülgen bir dizi çekimi için bacaklarına ağda yaptırdığı zaman şöyle demişti: "artık kadınların sırrını çözdüm, bacaklarıma dokunmaya doyamıyorum."
ortaokuldayken kızların bacaklarına bakıp benek benek kırmızı olanlara kıs kıs gülerdik, ahaha yeni ağda yapmış okula gelmiş diye.
meğerse bünye alerjik olunca kızarıyormuş.
kız arkadaşınızda aynı evde ikamet ediyorsanız bir hayli muhattap olacağınız
viskozitesi yüksek sıvı.
(bkz:
kapı kolu)
(bkz:
ocak)
çok sıkıcıdır,ağda yaparken ne dinlerseniz dinleyin vız gelir,hiçbir kolay yolu yoktur.bir an önce bitsin diye uğraşırken aslında ne kadar da yavaşladığınızı farkedebilirsiniz;mesela bir bakmışsınız saatler geçmiş.vakit katbıdır bir bakıma(bkz:
jilet).en mis yol lazer epilasyondur.
(violina, 29.05.2007 19:00 ~ 08.07.2007 19:12)
banyodan çıkınca yaptırılması acıyı azaltacaktır, kıl kökleri genişlediğinden daha kolay çıkarlar.
belirli bir süre boyunca iğneli epilasyona (bir de lazerle olanı vardır ki tavsiye edilmez) giderek bu işkenceden ömür boyu kurtulunabilir.
hoş sonuçlar veren ama uygulama sıransında yapıldığı bölegeye göre insanın ağzından yaratıcı küfürler çıkmasına sebep olan bi çeşit işkence yöntemi.
yüzdeki gereksiz kılları almak içinde kullanılabilecek kıl düşmanı. hem cildi temizler hem kılların kökünü kazır. yanlız baya bir can acıtır.
kusursuz kıldan arınma yöntemidir.
diğer yöntemlerin hiçbirinin sonrasında
kaymak gibi oldu denemez.
acıya dayanabilenlerin seçimi...
ilişkilerde belirleyici rol oynayan madde.
yeni tanıştığım 9 8lik beste gibi kızdan güç bela randevu aldım.
saçlar uzamış. o akşam kızla buluşuyorum. zengin kaliteli nazik iyi sevişen bir erkek imajı yaratmak için gideyim berbere kırptırayım dedim.
her zaman gittiğin über süper berberim, cenaze dolayısıyla kapalı.
mahalle berberim ise 24 yaşındaki adama hala çok yakışıyor diye "okul traşı" yapmakta ısrarcı. ayaklarım geri geri berbere giderken baktım ki mahalle berberinin biraz uzağında yeni bir berber dükkanı açılmış.
yıllar önce mahalle berberin de tıraş olduğum kalfa kendi dükkanını açmış. çok uzun zaman geçmesine rağmen çok iyi tıraş ettiğini biliyorum. (iyi berberi asla unutmam)
hemen gittim oturdum koltuğa.
yanlarbirnumara,üstlerkısaolsun,yandançıkarkenizkalmasın,enseyiçizme,jiletvurma,önlerearamakasıatıver, dedim bir çırpıda. (berber muhabbetini sevmem)
sakalları da alıyımi abi..? dedi.
iyiolurhattaşuelmecıkkemiklerininüstündekikıllarıdabihallediver.
çekiyimi abi? dedi.
artıkyakarmısınçekermisinkafanagöreyapbişeylerfarketmez, dedim.
yanda garip bir kutu vardı, onu fişe takmıştı tıraşa başlamadan.
saç-sakal gitti kaymak gibi oldum.
ucunda pamuk olan bir çubuğa bir şeyler dökerek ateşe verip, alevli çubuğu kulağımın etrafında voouuuv vooouuvv diye savurup ortamı yanmış kıl kokusuna boğdu.
bu arada o garip kutudan yeşil yapışkan bir şey alıp yanaklarımın üzerine sürüverdi.
galiba yüz maskesi gibi bir şey dedim. yeni müşteriyim ya kıyak geçiyor sandım.
abi saçı yıkayımmi dedi.
tabitabiyıkadedimamadüzgünbişampuansürdekazıkgibiolmasın, dedim.
saçlarda yıkanınca kılçığı alınmış balık gibi oldum, gevşedim. zaten tıraş olmayı severdim. masaj gibi gelirdi bana.
geriye yaslandım. berber kafayı yüzü kurularken ben gözler kapalı gevrek gevrek sırıtıyordum keyifle.
birden dünya dönmekten vazgeçti. başımın etrafında civcivler dönmeye başladı. yüzüm alev alevdi.
ne olduğunu anlamamıştım ki alevler geri geldi.
gözlerime yaş dolacaktı neredeyse ama gık bile diyemedim.
yüz maskesi sandığım şey bildiğin ağdaymış.
çekiyimden kasıt buymuş. ben iple filan alacaksın sanmıştım lan!
başka bir arzun varmı abi dedi.
hışımla cebimden biraz para çıkarıp, yoksaolelinesağlıkbengidiyim, dedim.
berberden hızla uzaklaşmaya başladım.
arkamdan bağırdı, abi paranın üstü! diye.
kalsın sende! tıraş losyonu alırsın! diye bağırıp koşmaya başladım.
eve geldim aynaya baktım. tıraş süper tamam ama yüzümün iki tarafı, elmacık kemiklerinin üstü kıpkırmızı olmuş, parlıyor. pokeçu gibi olmuşum.
bir iki saate geçer dedim, geçmedi.
kızı aradım ben gelemiyorum babaannem hastalanmış dedim.
iyi sen bilirsin dedi.
kapadım telefonu.
fevzi özgür nergis 'in yüzüne ağda yaptırıp,
-buraya yaptırıyorum oğlum sadece, bak dokun dokun
dediği olgu.
yüze uygulamanın pekte mantıklı olmadığını düşündüğüm kıldan tüyden arınma şeysi. ağdanın yüze yapıştırılıp hızlıca çekilip alınmasından ötürü ciltte sarkma meydana geldiği açıktır. o sebeple yüzdeki kılları temizlemenin farklı yolları araştırılmalıdır.