1. küçük kardeşini bir köle gibi kullanabilme yeteneğine sahip kişilerdir.evlenip evden ayrılana kadar kendilerine kalkıp su,cola,meyve suyu gibi şeyler getirmezler.
  2. kardeşin bir büyük boyutuna verdiği sıfat.

    sözlük formatını tuturduk sanırım... ağabey diyince aslında içinde boks ve karete denemeleri ile fransız meclisinin soykırım olarak kabul edebileceği şiddet mevzularından bahsedebileceğim anılar geliyor .babaya ispitleme,bakkala gitmeme,bilgisayarı meşgul etme durumlarında kol bükmeleri, kıça tekme atmak gibi ilginç güç aksiyonlardan bahsedebilirim.

    günlerce hayal edilen ilkokulda popüleritemi yükseltecek transformers oyuncağı,yazın ortasında giydiği bir boka benzemeyen boğazlı adidas ayakkabılar yüzünden alamadığımda kendisine ne kadar kıl olduğumuda söyleyebilirim.

    sevgisini belli etmek için omuza atılan yumruklar ve kulağa atılan fiskiyeler ile sevgisini gösteren bir abinin çocukluk kahramanlarımla kikir kikir dalga geçmesinin ne derece iğrenç bir durum olduğundan da bahsedebilirm

    ama en önemlisi, piskopat toplumun içinde sert erkek imajıyla büyüyen ve kardeşinin gençliğini sikmiş atmış bir insan olarak ne zaman sıkıntıya düşsem "ağlama lan hallederiz" diyecek. kol kanat gerecek çaktırmadan ama gönülden sevecek olan acayip bir insan olduğunu biliyorum
  3. küçük yaşlarda bir ağabeye sahip olmak çok kötü gözükür. mütemadiyen dayak yiyebilirsiniz (bazen de gerçekten hakediyor insan, misal abiniz koltuğa çökmek üzereyken kıçının altında sivri bir tükenmez kalemi dik olarak tutarsanız hakedersiniz), türlü piskopat deneyelere maruz kalabilirsiniz, sizin yaşınız küçük olduğu için onun yaptığı şeyleri yapamazsınız, sizden güçlü olduğu için istediği bir çok şeyi yapmak zorunda kalırsınız vs.. vs..

    fakat yaş ilerledikçe aradaki yaş farkının bir önemi kalmamaya başlar. yıllar önce gıcık olduğunuz insan (tabi gıcık olsanız bile onu örnek alırsınız bütünüyle) sizin en iyi arkadaşınız en iyi dostunuz olmaya başlar. artık abiniz sizi bir yere giderken sizi de götürsün diye annenize şikayet etmessiniz. zaten bir çok aktiviteyi beraber yapmaya başlamıssınızdır. artık abinizin arkadaşları sizin de arkadaşlarınız olmuştur. artık ailenizin evinde değil de daha çok onun evinde yaşamaya başlarsınız. artık insanların kolay sahip olamayacağı kadar iyi bir dosta sahip olmuş olursunuz. herşeyinizi konuşabilecek, siz daha konuşmadan ne hissettiğiniz anlayabilecek, hatta en karanlık düşüncelerinizi bile yadırganma korkusu olmadan açabileceğiniz bir insana sahipsinizdir. iyi yetiştirdiği bir kardeşe sahip olmanın gururunu gözlerinden okuyabilirsiniz.

    işin en kötü tarafı, bütün bunları o sizin yanınızdayken farketmeme ihtimalidir. ondan sonra kafalar taşlara vurulsa da nafiledir...
  4. türkçedeki en gereksiz kelime, oysa ki abi var işte cillop gibi, kısa ve öz. abisine, ağabey diye hitap eden bir kişi daha görmedim bugüne kadar.

    edit: khaki nin uyarısıyla "himmet ağabey" vakasını bu genellemeden ayrı tutuyoruz*
  5. var olduğunu sandığım ama hiçbir zaman sahip oladığımı bana çok güzel bir şekilde anlatan kişidir. biyolojik olarak bağlantılısınızdır ama manen hiçbir bağınız yoktur. bugün bunu bana güzel bir şekilde kanıtlamıştır. yaşayan ölüdür benim için.
  6. aynı anadan doğmamız dısında hiç bi şekilde uyumlu olmadığım her fırsatta tartıstıgımız kendini çok büyük gören ama öyle olmadıgı hatırlatıldıgında sinirden kriz geçirip üstüme saldıran benle bi tişört için kavga edebilen yanına misafir gittiğimde parasını bana ödeten bugun itibareyle benim için hiç bi değeri kalmamış en değersiz insan mertebesine erişmiş kişi(mi?)
  7. dilin ne kadar canlı olduğunu gösteren bir akrabalık bildirgeci. bundan 10 sene önce gazeteler bilhassa ağabey yazarken, günümüzde büyük ağabeyler dışında hep abi. 10 sene sonraki yeni çıkan sözlükler abi' yi sözlüklerine alırsa hiç şaşırmam...