osman bölükbaşı meclis kürsüsünde konuşmaktadır.
bir milletvekili:"sende erkek misin be?" der.
osman bölükbaşı:"ben erkekliğimin zekatını versem sen bile erkek olurdun". cevabıyla beni benden etmiştir.
kerane olarak tahmin edilen yer aranır
-alo orası kerane mi(ne piçiz be diye gülüşmeler tutulmaya çalışılır)
-kerane senin ananın sikiştiği yerdir(cevabıyla da öylecene kalınır)
geneleve ilk kez gitmiş olan bi arkadaş sanki oranın demirbaşıymış gibi davranmaya çalışarak orada duran bi adama
-bilader muamele kaça(der)
-benimki biraz tuzlu olur(cevabıyla da dönmemek üzere ortamdan kaçar)
bir telefon numarası kafadan çevrilir. karşı taraftan çıkan kadına
-iyi akşamlar, denilir.
karşı taraf:
- iyi akşamlar ,deyince işleten şahıs :
- öpsün sizi tavşanlar. der. ve telefonu kapatır.
tekrar bir numara daha kafadan çevirilir, telefonu açan kadına :
iyi akşamlar, denilir.
kadın:
-siz benim diğer telefonumu nerden biliyosunuz? deyince telefon şiddetle kapatılır. ve titreyen dizlere pansuman yapılır.
sağa sola laf atan bi denyo , bisikletli çok güzel bir kız görür. bu denyo laf atacak ya...
-bak teker dönüyo.
-(kız durur ve) o çark sana girse sende dönerdin!!!
konuşma hacettepe üniversitesinde cem yılmaz ile bir hacettepeli arasında geçmektedir:
çocuk: cem bey basında sizin hakkınızda karizmatikmiş diye söylentiler çıkıyor. size göre sizin karizmanız var mı? eğer varsa kaç cm?
cmylmz: valla karizma insanın içinde hissettiği bir şeydir. sen içinde kaç cm hissediyorsan benim de karizmam o kadar. *
80'li yılların sonların bir beşiktaş-boluspor maçı sırasında hakem beşiktaşın net 2 golünü vermez, boluspora havadan bir penaltı verir. maç çığrından çıkmıştır. beşiktaşlılar neredeyse sahayı terketmeyi düşünürler. boluspor 2. golü de atar.
metin tekin santrayı yapmaz bekler. hakem düdüğü bir daha çalar, ama metin hala topa dokunmaz.
hakem, "metin neden başlamıyosun, bak kart çıkartırım" der.
metin cevap verir: "hocam sahanıza geçin de başlayalım"
adanalı bir kızımız yolda ilerlemektedir. kendini fırlama olarak nitelendiren genç arkadaş kızın arkasına geçer ve lafını atar. alacağı cevapsa en azından bir ay içine oturacak cinstendir.
- senin .mını yiyeyim güzelim
- aybaşında gel, suyunu da içersin hem.
bir cafede uzun sure kesişen iki kişiden bi sure sonra erkek bayanın yanına gider...
erkek: merhabalar
bayan: merhaba
erkek: oturabilir miyim?
bayan: hayır!!
erkek: o zaman iki saattir neden kuyruk sallıyosun????
edirnedeki suleymaniye cami yapımıda mimar sinanin caminin ortasında oturmuş nargile içerken gören işçiler homurdanarak :
- ulan biz burda çalışıyoruz adam orda oturmuş keyif yapıyo! derken sinan olaya girer..
- sesin caminin heryerine eşit olarak dağılıyo mu diye hesaplıyorum !!
dolmuşta "tiki" cinsinden iki kişi tartışmaktadır..
bi süre yüksek sesle tartıştıktan sonra kız oğlana...
-bağırttırma beni ya zaten hastayım dedi..
çocuk da lafı koydu...
-banane .mına koyıyım bana mı hastasın sanki...
bir telefoncuya giren çocuk nakia 3310'ları incelemektedir. gülen bir yüzle onu izleyen kasiyere döner ve sorar:
-abi bunun şarjı bi hafta gider mi?
-sırtında bi aküyle dolaşırsan gider
2001 krizi sırasında iş yerinde telefon çalar. o gün iki elde dört telefon şeklinde geçmiş bir gündü allah bir daha yaşatmasın ööle acı. inanılmaz yoğun yani.
neyse çalan telefon cevaplanır.
x: fidel sen bana salak dedin.
f: ne zaman, kim? demedim.
x: dedin.
f: ya demedim diyorum.
x: dedin ya duydum.
f: ulan bunun için bööle bi günde beni arıyosan evet salaksın bak aha bi daha sööliyim o zaman.
x: çat. dıt dıt dıt. . .
bir toplantıda bir genç mehmet akif'i küçük düşürmek için sorar;
-affedersiniz, siz veteriner misiniz?
mehmet akif'in cevabı;
-evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?
kulaklarının büyüklüğü ile ünlü galileo'ye hasımlarından biri:
- "efendim", demiş. "kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?"
galileo:
- "doğru", demiş. "benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama, seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı?"