şöyle bir macerası vardır. yıllar yılı düzce'de anlatıla gelir. bir efsanedir ağır hasarlı.
bir gün at pazarına gitmiş. atları inceliyormuş. pazarın en güzel atının yanına gitmiş ve uzuuuun uzun incelemeye başlamış. at sahibi de bakmış ki attan anlayan ciddi bir alıcı var ve atıyla da ilgileniyor gururlanmış. "bi de sırtına çık, öyle bak" demiş. ağır hasarlı da höttenek çıkıvermiş atın sırtına. ve saniyesinde topuklamış atı.
at sahibi şaşkınlık içinde at ürktü de kaçmaya kalktı sanıp seslenmiş:
-bas freneee bas freneeee!
pazarın sonuna kadar varan ağır hasarlı da dönmüş arkasına:
- ne freni?
nüfren'e nüfren'eee demiş ve bir toz bulutunun içinde kaybolmuş...
iyi yolculuklar efenim ne diyeyim.