açmak   

adana çık aradan

  1. bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek.

    (bkz: bizi uzaylı sanan giriler)

    - abi bana açmak nedir, tanımlar mısın?
    + eeooh şey. açıyosun böyle.. açmak işte.. bildiğin açmak.
    - hmm anlaşıldı. peki kapamak nedir sence?
    + garezin mi var oğlum bana. ne soruyosun böyle abidik gubidik kavramları? kapamakmış. bilmiyosun sanki kapamayı.
    - tanım?
    + kapa çeneni!! nasıl tanım?

    hayatımızdaki en temel kavramlardan.. nasıl tanımlanabilir daha başka.

    bir şeyin kapağını veya örtüsünü kaldırmak. ==> (bkz: şişeyi açmak)
    engeli kaldırmak. ==> (bkz: kapıyı açmak)
    sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. ==> (bkz: paket açmak)
    bir şeyi veya bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. ==> (bkz: delik açmak)
    tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. ==> (bkz: lavabo açmak)
    birbirinden uzaklaştırmak. ==> (bkz: arayı açmak)
    düğümü, dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. ==> (bkz: düğümü açmak)
    bir toplantıyı başlatmak. ==> (bkz: oturumu açmak)
    bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. ==> (bkz: kerane açmak)
    bir aygıtı, bir düzeni çalışır duruma getirmek. ==> (bkz: radyoyu açmak)
    rengin koyuluğunu azaltmak. ==> (bkz: rengi açmak)
    yakışmak, güzel göstermek. ==> pembe seni açtı be abi
    ferahlık vermek. ==> (bkz: içini açmak)
    bir konu ile ilgili konuşmak. ==> (bkz: konu açmak)
    avunmak veya danışmak için söylemek, içini dökmek. ==> (bkz: derdini açmak)
    yapmak, düzenlemek. ==> (bkz: mantı açmak) [bu geldi aklıma.. açım]
    ayırmak, tahsis etmek. ==> (bkz: masa açmak)
    sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. ==> (bkz: açılmak).. ama olsun, misal ben seni açarım..
    görünür duruma getirmek. ==> (bkz: gözünü açmak)
    bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. ==> (bkz: havanın açması)
    geçit vermek. ==> (bkz: yolu açmak)
    satranç, poker vb. oyunları başlatmak. ==> (bkz: elini açmak)
    (misuf, 18.08.2007 22:53)