pir sultan abdal'ın hızır paşa'ya okuduğu, içinde 'şah' geçen şiirlerden biri.
bu şiiri ne zaman okusam veya zülfü livaneli yorumunu dinlesem, hüzünlerinim. içim bir hoş olur.
muhteşem bir şiirdir. aynı zamanda birçok yorumcu tarafından söylenmiştir.
internete şiir aktaran denyoların şiirleri deforme etmesine eskiden beri uyuz olduğumdan, bu güzel eseri, saf haliyle aktarmak isterim ve şiiri pir sultan abdal kitabından, orijinal haliyle yazmayı borç bilirim. buyrunuz...
not: türkü yorumlarında eksiltmeler/ eklemeler olabilir.
hızır paşa bizi berdâr etmeden
açılın kapılar şah’a gidelim
siyaset günleri gelip yetmeden
açılın kapılar şah’a gidelim
gönül çıkmak ister şah’ın köşküne
can boyanmak ister ali müşküne
pirim ali on ik’imam aşkına
açılın kapılar şah’a gidelim
her nereye gitsem yolum dumandır
bizi böyle kılan ahd ü amandır
zincir boynum sıktı hayli zamandır
açılın kapılar şah’a gidelim
ılgın ılgın eser seher yelleri
yâre selâm eylen urum erleri
bize peyik geldi şah bülbülleri
açılın kapılar şah’a gidelim
çıkarım bakarım kale başına
mümin müslümanlar gider işine
bir ben mi düşmüşüm can telâşına
açılın kapılar şah’a gidelim
yaz seli gibiyim akar çağlarım
hançer alıp ciğerciğim dağlarım
garib kaldım şu arada ağlarım
açılın kapılar şah’a gidelim
pir sultan’ım eydürmürvetli şahım
yaram baş verdi sızlar ciğergâhım
arşa direk direk olmuş âhım
açılın kapılar şah’a gidelim