17 mayıs 2012 perşembe
günün başlıkları: 360 tane

itü sözlük

  güzelinden getir  başlık içinde ara  bakın dur
  1. şahane bir yer.

    (, 01.03.2004 19:02 ~ 16.05.2006 18:45)

    @24

  2. "aklımdaki 10milyon öneriyi nereye akıtsam" diye bakındırtan sözlük.

    (, 01.03.2004 22:23)

    @349

  3. teknik-i lugatı türk.

    (, 29.03.2004 19:54)

    @46578

  4. itü sözlük, insanın kendine yakışanı girmesidir.

    (, 06.05.2004 16:49)

    @106904

  5. kanımca artık amacını aşmış, insanların sınırlarını zorlamaya başlamış oluşum. kaç aylık yazarlar, itü sözlük'ün otisabileri, sırtını sözlüğe dönüp giderse, kalanlar insanları alıştıkları tarz girileri okumaktan men ederlerse, insanlar eski günleri arar olurlar. bu insanların gitmesiyle, el ayak çekmesiyle sözlük alışık olunmayan simalara kalır. yanlış anlaşılmasın sözlükte önemli olan burada geçirilen zaman değil, sözlüğe olan sevgi ona harcanan emektir. iki günlük yazar olup, en eski yazarlardan bile güzel yazan, hiç hata yapmayan yeni yazarlarımız varken, iki günde ben her şeyi bitirdim, sözlüğün ağası oldum, sözlük artık benden sorulur havasına giren yeni yazarlar da vardır.

    kuruluş aşamasında olmasam da, duyduğum dinlediğim kadarıyla kuruluşunun temelinde aynı okulu, aynı sıraları paylaşan insanların " sözlük" kavramı dahilinde bir arada zaman geçirmesi, aynı dersliği paylaşan insanların yazıları aracılığıyla birbirini daha iyi tanıması yatıyormuş. çünkü itü sözlük, tdk sözlük gibi değildir. genel tanımlamaların ardından kendi yorumlarını yaparlar, böylece kendilerini diğer insanlara tanıtırlar. fakat ne yazık ki, günümüze geldiğimizde bu amacın yerini, kişilik çatışmalarının aldığını görmekteyiz. itü sözlüğün; gerçek hayatta birbirine sinir olan insanların gelip seri şekilde birbirlerinin girilerini, emeklerini, eksilediği, birbirini hiç tanımayan insanların nick altıları mesken tutup karşısındakilerin de kendileri gibi etten kemikten birer insan olduğunu unutarak bencilce giriler girdiği, gıcık olunan bir kişinin yazdığı her başlığın altına ayar çekildiği, sataşıldığı, hakaret edildiği bir yer olduğunun görülmesi, sözlüğü seven, ona emek veren herkesin canını ister istemez acıtır.

    kuruluşundan beri insanlar aşık oldular sözlüğe yazdılar, ayrıldılar aşk acısı çektiler buraya yazdılar, duygusallıklarının esiri oldular, duygularını dökecek yer aradıklarında itü sözlük onların yardımınca koştu. doğal olarak bu duygusallık akımına tepki gösterenler, alay edenler de oldu. daha maçlar oynanmadan taraftarlar burada kapıştı, maçlar oynanırken canlı skorboard, maç bitiminde sonuçların tartışıldığı, yorumlandığı platform oldu. kazalar oldu, insanların içi acıdı, giriler tek yürek oldu, topluca beddualar edildi, msnde insanlar kendileri eğlendi yaran diyaloglarını insanlarla paylaştılar. ama nedense gün geldi, artık bazı şeyler bazılarına tat vermez oldu. sanki herkes birden bencil, sadece kendini düşünür, karşısındakilerin varlığını bile kabul etmez oldu. ama tüm bu olayların arasında unutulmaması gereken bir şey var. o da sözlükte bulunan hiç kimsenin burada silah zoruyla tutulmadığıdır. ne çaylaklar zorla üye yapılır, ne yazarlar zorla giri girer, ne de moderatörler zorla görev yaparlar. herkes burada sevdiği için bulunur. yeri gelir finalinden, sınavından önceki gün can sıkıntısına ilaç eder, yeri gelir en boş anında kendine iş yaratır. madem ki bu kadar insan yalnız ve yalnız sözlüğü sevdiği için burdadır, o halde tüm arılara artık sevgilerini göstermek, sözlüğün daha iyiye gitmesi için uğraşmak ve emek harcamak düşer.

    (, 28.12.2004 15:34)

    @290306

  6. azureel sayesinde haberdar ve üye olduğum, ilk başlar da sıcak ortamını, türkçe karakter kullanma özelliğini sevdiğim, her ne kadar hataları olsada hep "henüz yeni şans vermek lazım zamanla gelişir" dediğim ama üye olmamın üstünden 7 ay geçmesine rağmen maalesef her geçen gün dahada kötüye giden sözlük. belki de birilerinin sözlük kavramını algılayamamasındadır, bu türk dil kurumu sözlüğü değil, alternatif bir sözlük, insanların belli bir format -ki format'da yanlış algılanan kavramlardan biri itü sözlükte- çerçevesin de diledikleri başlıkları açtıkları, belki de birçok insana göre aykırı olan düşüncelerini özgürce paylaştıkları bir platform olması gereken, öyle algılanması gereken bir sözlük. sözlük sadece bilgi paylaşımı yeri değil - ki zaten itü sözlükte ki başlıklara bakılacak olursa bilgiyle alakalı başlık sayısının az olduğu görülür- bilgilerimizi paylaşırken eğlenmeyi, ayrıca meydan larousse'da bulabileceğimiz bir bilgiyi değil de, sözlüklerde, ansiklopediler de bulamayacağımız şeyleri bulabileceğimiz bir mekan olmalı sözlük...bunları yazarlardan önce sözlük yönetiminin iyi algılaması ve yazarlarına anlatması gerekir. maalesef yönetimde olan bazı arkadaşlar sözlüğü koruma, sözlüğün ebesine laf getirmeme adına olmuyacak yasaklamalar, kısıtlamalar getiriyorlar...bu arkadaşlar sözlüğü koruma adına "sözlük" kavramını -ki bahsedilen sözlük kavramı itü sözlüğün de dahil olduğu sanal sözlüklerdir- hiçe sayıyor ve itü sözlük türk dil kurumu sözlüğü haline getirilmeye çalışılıyor...bu da maalesef bazı yazarların (ki bana göre kaliteli yazarlardır) sözlükten soğumasına neden oluyor...

    yeni bir oluşumu yok eden en önemli hareketlerden biri büyümeye hazır olmadan hızlıca büyümek. itü sözlük maalesef bu hatayı da yaptı, yeni yazarlar, yeni kanlar almak çok güzel ama onları denetleyecek güce sahip olmak gerek önce ve sırf yazar sayısı artsın diye yazar almamak gerek. sözlük kavramını, başlık kavramını, format kavramını anlamayan 5000 yazarı olacağına, ne yaptığını bilen 500 yazarı olsun daha iyi olur.

    gelişmek için eleştirelere kulak vermek gerekir ve maalesef bu da itü sözlükte yok. sözlük için gerçekten iyi niyetli eleştiriler getirseniz dahi anında tu kaka oluyor ve bahsettiğim kendini sözlüğü ve ebesini korumaya adamış arkadaşlar koruma zırhlarını takıp karşınıza çıkıyor. ve maalesef itü sözlükte sadece sözlüğe değil birçok şeye eleştiri getiremiyorsunuz...

    ve yazarlar...maalesef yazarların büyük bir çoğunluğunda "farklı görüşlere saygı" denen bir şey yok, çoğunlukla dediğim dedik, benim gibi düşünmeyenlerin hepsi yanlış biliyor tadında yazara sahip itü sözlük...müslüman olduğunu söyleyen, islamiyetin güzelliklerinden bahseden insanların islamiyetin hoşgörü dini olduğundan haberleri yok. bu insanların tüm kürt halkını aşagılayan yazılarına karşılık bir yazı yazarsınız anında dinsiz imansız, kürt ve pkk yanlısı olursunuz. okuduklarını anlamadan size saldırırlar çünkü kürtleri aşağılamadığınız ve onlarla aynı görüşte olmadığınız için saldırıyı hakediyorsunuzdur...ve yazarlarda ki popülarite merakı sözlüğe verim getirememektedir...

    tüm bu olumsuzlaklarla birlikte, bana kazandırdığı güzel dostlar için itü sözlüge bir teşekkür borçluyum. hala olumlu birşeylerin olabileceğine, sözlüğün bir şekilde silkelenip kendine geleceğine dair umutlarım sürüyor, bu yüzden burda yazmaya devam edeceğim, kendimce sözlüge birşeyler katmaya...

    (, 02.01.2005 18:31)

    @294989

  7. oktay sinanoğlu sayesinde tanıdığım aşkböceği'ne bir gece ekşi sözlük hakkındaki şikayetlerimden bahsederken, "neden bizim sözlüğe gelmiyorsun?" sorusu üzerine geldiğim sözlük. üye olma amacım, kendi ileti grubumda yazdıklarımı buraya da yazmak, işlerden bunaldığımda kafa dağıtmak için girip takılmaktı. sanal bir ortamdı nasıl olsa. kullanıcı adı olarak da, hiciv amaçlı kullandığım, hatta bazı kimseleri rahatca hicvedebilmek için alan adını almış olduğum insancik'i seçtim.

    bir müddet yazdım, birkaç kişiyle tanıştım, birkaç kişiyle tartıştım. fakat "arada bir stres atarım, eğlenirim" dediğim sözlük artık etkilemeye başlamıştı. ve ilerleyen zamanlarda öyle insanlarla tanıştım ki, onlar yıllardır içinde bulunduğum ticari hayatta ve özel yaşamımda tanıştığım birçok insanın müsbet / menfi yönde önüne geçme başarısını gösterdiler.

    bir yaşamdı buradaki. ne 99'da ekşide yaşadıklarımız, ne başka portallarda yaşadıklarımız buradaki yaşama benzemiyordu hiç. belki yazarların birçoğunun reel hayatta birbirini tanımasından, belki okudukları okuldan dolayı belli bir kültür ve eğitim seviyesini yakalamış olduklarından, belki başka nedenlerden... kısacası diğer internet ortamlarından farklı, sıcak bir havası vardı. üyesi olduğum yüzlerce site arasında gerçek kimliğimi sadece burada söyledim, kendi adıma olan msn adresimi sadece buranın yazarlarına verdim.

    bunca zaman çok insanla tanıştık burda, kimi arkadaş oldu, kimi dost oldu, kimi arkadaş görünüp arkadan vurmayı denedi, kimi en baştan düşman oldu. çok şeylere şahit olduk. bir kaç ay önce bir başkasının nikaltına "iyi bir yazar" diyenin şimdi o kişiyle mutlu bir beraberlik yaşadığını görüyoruz. çeşitli nikaltılarla methiyeler düzenlerin bir süre sonra hepsini silip özelden sadece "sktir" yazarak çekip gittiğini gördük. aptalca nedenler yüzünden kavga edenlerin önyargıları bir kenara koyup düşündüğünde ayrılmaz dostlar haline geldiğini gördük... ve bugün kısa süre önce aramıza katılan bir arkadaşımızın bizi aniden bırakarak ahirete göçtüğünü gördük. bakalım daha neler göreceğiz?

    saatlerdir konuştuğum wondrous kardeşimin sözlüğün php kodlarını yazarken bunları tahmin etmediğine kesinlikle inanıyorum. arkadaşlarla eğleniriz tey tey diyerek yazılan sözlükte bir yaşam oluştu. sanal gibi görünen reel bir yaşam.

    bugün acılı ve alkollüyüm. sinirlerim bozuk, kafam yerinde değil, acım büyük. sevdiğim bir insanı bu kadar ani ve kendisine kızacağım şekilde kaybetmenin şokunu halen atlatmış değilim. hayatın ve bu hayatın bir parçası haline gelmiş olan sözlüğün daha neler getireceğini merakla bekliyorum...

    (, 11.01.2005 05:31)

    @304642

  8. bir sözlük için en iyi tasarıma sahip olan sözlük. ekşi sözlükle başlayan ve diğer bir kaç sözlükle devam eden interaktif sözlük oluşumları arasında kullanım rahatlığı ve hız açısından en iyi sözlük. özgün olmaya, farklı olmaya kasıp da tasarımını çiçek bahçesine döndürmeyen, oraya buraya gereksiz ibareler yerleştirmeyen doğru düzgün sözlük. kanımca, teknik açıdan ekşi sözlükle aşık atabilen tek sözlük.

    fakaat konumuz ekşi sözlükle atışmak, onunla yarışmak değil. ekşi sözlük, bir interaktif sözlük oluşumu için en iyi tasarımı yılların süzgecinde oluşturdu, itü sözlük ise aynı tasarımı ondan esinlenerek meydana getirdi. bir başka sözlüğün klonu, kopyası olmamak tasarımda geçerli değildir. sözlükler, diğer internet siteleri veya forumlar gibi azmış tasarımlara izin veren oluşumlar değil. bir sözlüğün özgünlüğü tasarımında değil içeriğinde şekillenir. en hızlı, en uygun tasarım şekillenir ve benzeri diğer oluşumlardan içeriğiyle ayrılır, kalitesi içeriğiyle belirlenir.

    herkes bulunduğu ortamı eleştirebilir, yapıcı eleştirilerde bulunmak yanlış değil. fakat sözlüğün içeriğine doğru düzgün katkıda bulunmadan, sadece sözle eleştirmek gülünçtür. kaldı ki, bu sözlüğün teknik detayları da yazarlarının fikirlerine açık olmuştur her zaman. oy sistemi, statüler, kovandaki fasiliteler, stiller vb. özelliklerin tamamı yazarların düşünceleri göz önüne alınarak tasarlanır. bu konuda hiçbir fikir düşünmeyip sonra da "way efendim çaldınız tasarımı", "ekşiyi aynen arakladınız" demek saçmalığın dik alasıdır. beğenilmeyen fasiliteler için, lüzumsuz özellikler için, istenen yeni özellikler için, görsel açıdan daha farklı bir sözlük görmek için herkes fikrini belirtebilir, bu sözlük yönetimince kimseye "hadi ordan" denmez.

    işinin gücünün ortasında sözlükle uğraşan, yeni ve farklı özellikler düşünen, sözlük için ciddi anlamda kafa patlatan birini, teknik açıdan her geçen gün daha da gelişen bir sözlükte "tasarım hırsızlığı" olmakla suçlamak kesinlikle doğru bir davranış değildir.

    sözlüğü, wondrous'u veya moderasyon ekibini çözemediğim bir sinirle eleştiren yazarlarımızdan hiçbiri "bak şöyle şöyle bir şey düşündüm koyalım mı sözlüğe" şeklinde bir fikir sunduğunda "sktir lan" yanıtı almadı. zaten fikir üreten de olmadı. eleştirmek yerine üretmeyi öğrenelim artık.

    (, 24.01.2005 20:36)

    @313530

  9. herkesin kendini nimetten saydığı bir oluşummuş bu. sonra kendi işine gelen yapılmadığında bok atmaktan zevk alınan bir siteymiş. son günlerde birçok insan benden açıklama istedi, gözünü kapatıp "neler oluyor burda?" sorusunu yöneltti. tek tek elimden geldiğince açıklamaya çalıştım. ama görüyorum ki hala insanlar birtakım kişiler tarafından gaza getiriliyor, kışkırtılıyor. bunu yapanlara mı laf edeyim yoksa saf saf bazı şeylere alet olanlara mı hayıflanayım bilemedim.

    öncelikle itü sözlük bir sene boyunca çok yol katetti ve artık işler mümkün olduğunca kurallara tabi yürüyor. elimizden geldiğince moderasyonda profesyonelce davranmaya çalışıyoruz. elbette insanlık gereği hatalarımız, dalgınlıklarımız, yanlış kararlarımız oluyor zaman zaman. yeri gelince yanlıştan dönmeyi, hatamızı kabul etmeyi biliyoruz allaha çok şükür.

    asıl konuya gelelim. sözlükte herkes format ve kurallar dahilinde özgürce düşüncesini yazabilir, insanlarla paylaşabilir veya bunları savunabilir. hataya düşülen noktalardan ilki bazı insanlar burayı kendi ideolojilerini ve mantalitelerini diğer insanlara empoze edebilecekleri, kendileri gibi düşünmeyenlere sataşabilecekleri ve onları aşağılayabilecekleri bir yer olarak görüyor. sözlük forum olmadığı gibi, huzurun bozulmasına müsade edileceği bir yer de değil. kaldı ki esnekliklerden faydalanıp bazı görüşlerle sözlüğü domine etmek, hatta "buralar bizim işte" edasıyla sahiplenmek ve bu söylemleri muhtelif yerlerde dile getirerek yazarların ve okurların gözünde sözlüğe aslında taşımadığı bir misyon ve imaj yüklemek büyük bir hatadır.

    anlaşılmasında zorluk çekilen başka bir husus ise sözlüğün (moderasyonun) siyasi görüşü/eğilimi, dini, desteklediği/kayırdığı spor kulübü yoktur. sözlük sadece doğru bilgilerin bulunduğu bir kaynak değildir. kişilerin yorumlarını ve kendi yanlış bilgilerini de içerir kimi zaman. dolayısıyla art niyetli olduğu alenen gözüken yanlış yönlendirmeler dışında "abi bu giride yazar şöyle demiş ama o öle değil silin onu", "burda şu kişi benim hassas olduğum bi noktaya dokundurmuş, uçurun onu" demek her zaman sonuç vermez. bu herkesin istediği şeye fütursuzca saldırabileceği, sallayabileceği anlamına gelmez. türkiye cumhuriyeti'nin vatandaşı olarak legal konular çerçevesinde sayfanın altında yazan disclaimer'a rağmen birtakım yükümlülüklerimiz ve bunların doğrultusunda müeyyidelerimiz var. yazarları ve yazılanları mümkün olduğunca kısıtlamadan bunları uygulamak görevimiz. yazarlardan beklentimiz de bunlara riayet ederek işimizi kolaylaştırması, bizi zor duruma sokmaktan kaçınması.

    tüm bu bahsettiklerim basit ve anlaşılır şeyler olmasına rağmen bazı yazarlar akıl, sır ermez şekilde moderasyonda kendi ideolojileri doğrultusunda kararlar verilmesini, yanlı olunmasını istiyorlar. elbette bunları talep ederken at gözlükleri ile yaşadıklarından taraflı görüş içinde bulunduklarını algılayamıyor, kendilerini her daim haklı ilan ediyorlar. isteklerinin gerçekleşmediğini gördükleri takdirde "allahsızlar zaten siz şöyle, böylesiniz, onun tarafını tutuyorsunuz ondan böyle yapıyorsunuz" diye isyan ediyor, bununla da kalmayıp diğer yazarları bu konuda kışkırtıyorlar.

    son zamanlarda sözlükten uçurulan/ayrılan yazarlar hakkında benimle konuşmak isteyen kişilerin öne sürdüğü argümanlardan biri, belli bir siyasi görüşe sahip yazarların sözlük politikası dahilinde uzaklaştırıldığı. bu konuda sözlüğün tarafsızlığını gösterecek en basit yanıt bu bahsi geçen kişilere karşıt görüşteki yazarların 2004 yazında yine benzer hareketlerden dolayı sözlükten uçurulması olmuştur. belirttiğim gibi mesele ideolojileri sözlükte yazmak, tanıtmak ve yeri geldiğinde savunmak değil bunları sözlük formatı dışında yapmak, sağa-sola sataşmak, sözlüğün yönetiminden aynı görüş doğrultusunda yanlı kararlar beklemek, bu gerçekleştirilmediğinde sözlük huzurunu bozacak şekilde davranmaktır.

    başka bir argüman şöyle diyor: "sözlükten uçurulan/ayrılan yazarlar çok seviyeli, bilgi dolu giriler yazıyorlardı bu kişilerin uçurulması ayıp değil midir? sözlükte bakıyorum her taraf küfürlü başlıklarla dolu, geriye sadece ahlak düşmanı, boş insanlar kaldı." sözlükteki küfürlü, terbiyesiz içerikten rahatsız olanların farkındayız. bunların sözlükte yeri olduğunu savunan da çok kişi var. yine sayfanın altında bulunan disclaimer'da izah etme gereği duyduğumuz üzere bu site çoluk-çocuğa zararlı olabilir ve sözlük formatı açısından cinsellik içeren başlıklara ve girilere karşı bir kural yok. bu arada kimse diyemez ki sadece bu uçurulan kişiler "ciddi" yazıyordu, geriye kalanların hepsi boş giriler yapıyor. herkesin zaman zaman neler yazdığını gördük, biliyoruz. kimse sütten çıkmış ak kaşık değil.

    ayrıca mükemmel addedilecek bir yazar dahi, önceden yazdıklarına güvenerek, kendini sözlükten üstün görerek kurallara karşı gelme, saçmalama lüksüne sahip değil. moderatörün arkadaşıyım, kankasıyım diyerek hatır-gönül ayağına normal kurallar dahilinde olmayacak bir işi yaptıramaz, bunu bekleyerek hata eder. kendini sözlüğün her şeyi sanıp, her fırsatta "dediğimi yapmazsanız yazmıyorum işte, kaybeden siz olursunuz" blöfünü öne sürmekle kimse bir şey elde edemez.

    ağzından tükürükler saçarak "yaa demek öleymiş vay şerefsizler, bunların hepsi vatan haini zaten. beni de aranıza katın saldıralım hadi uçalım topluca ehüehe" şeklinde ortada dolaşan insanlara allah akıl, fikir ihsan eylesin. çevredekileri olup-biten hakkında yanlış bilgilendirerek provoke edip, sözlükte genel infial uyandırmaya çalışmanın neye yaradığı ve ne kadar mantıklı bir iş olduğu konusunda ise izahat gereği duymuyorum.

    son olarak sözlük hakkında duyduğum ve gördüğüm diğer bazı komik yanılgıları irdelemeksizin paylaşmak istiyorum.
    · itü sözlük, itü mezunlarının kurduğu bir siteymiş, sadece itülülere açıkmış/itülü olmayanlar yazar olsa bile dışlanıyormuş.
    · itü sözlük, sinanoglu.net'in sözlüğüymüş. oktay sinanoğlu önderleriymiş.
    · itü sözlük, ülkücü/faşist yazarların kurduğu bir sözlükmüş.
    · itü sözlük, milliyetçileri uzaklaştırma politikası yürüten vatan hainlerinin sözlüğüymüş.

    karşıtlıklar ne kadar ironik.

    (, 28.03.2005 02:51)

    @369288

  10. yaklaşık dört aydır okuyucusu, iki haftadır da yazarı olduğum, haddime olmaksızın hakkında birtakım tespitlerde bulunacağım oluşumdur. dikkate alınır ya da gülünür geçilir, ben yine de söylerim..
    itü sözlük, diğer 'sözlük'ler gibi ekşi sözlük fikrinden üretilmiş olan, kısa zamanda gerçekten de ciddi bir kullanıcı ve anlam sayısına ulaşmış bir oluşum, her ne kadar 'itü' sözlük de olsa, yalnızca üniversite ile sınırlı kalmamış, benim gibi diğerlerini de bünyesine kabul edebilmiş bir komünite, her ne kadar jargon daha çok kampüs etrafındaysa şekillense de bu kimseyi yormuyor, sıkmıyor. çan eğrisi sisteminin olmadığı bir hacettepeli olarak kolayca söyleyebilirim bunu.. çancı nedir burada öğrendim..
    itü sözlük ile ilgili söyleyebileceğim tek 'eksi', ekşi tıpatıplığı, aynısının tıpkısı olması, suserlerin küçümseme amaçlı kullandığı 'klon' sıfatını sonuna kadar haketmesidir, ve ne yazık ki benim olduğu gibi birçok kişinin de gözünde ekşi'ye üye olamayanların egolarını tatmin ettikleri potansiyel yedinci nesil yuvası'dır itü sözlük (bütün genellemeler yanlıştır tabii, istisnalar da kaideyi bozmaz) tasarımıyla, konseptiyle hemen hemen her şeyiyle sadece bir kopyadır, moderatörleri bile; "olan biten"in itü yansıması olan 'vuku bulan' bölümünde, ekşi sözlük moderatörlerinden guru'nun hayaleti dolaşmaktadır sanki:

    "...(itü sözlük imla müessesesi, 1932, ankara)
    (man on the moon, 09.04.2005 00:40)..."

    son tahlilde, söylenmesi gerekeni tarkan namıyla meşhur oynak insan söylemiştir epey önceleri:
    (bkz: başkası olma kendin ol)
    (bkz: böyle çok daha güzelsin)

    (, 10.04.2005 19:42)

    @384578

  11. benim gibi bir eski gia yazarı olan wondrous tarafından kurulan ve bugünlere getirilien internet sitesi. demek ki kafaya koyunca ve isteyince yapılabiliyormuş. burasının aynı zamanda bir siyasi parti gibi tabanı var. o da itü'de okuyan öğrenci kitlesi. bu avantaj nedeniyle, nedir.net ve gia gibi bir popülarite kaybı korkusu bulunmuyor. alt yapı sağlam yani...

    burasının terminolojisiyle kullanırsak, giri giriyi çağırır derler. gerçekten de zengin içerik okuyanı siteye daha çok bağlıyor ve yazma isteğini kamçılıyor. şu an 80bin civarı olan başlık sayısının 150-200 bin aralığına ulaşması belki zaman alacak, ancak o dönem itü sözlük için daha iyi bir dönemin başlangıcı olabilir. gia, kalite kalite diyerek yazarları fazla sıktı ve bu rakama ulaşmayı başaramadı. nedir.net bu sınırı aşmak üzereyken altıncı nesil alımlarından ziyadesiyle etkilendi, taban olmadığı için, yazarlar ne oluyor bize diyerek gidenlerin derdine düştü. private'de ise başlık ve entry sayısı yeterli gibi görünmesine rağmen teknik sorunlar kafada soru işareti bırakıyor. site el freni çekik araba gibi çalışıyor, kapandımı 6-7 ay açılmıyor ve eski ivmesinden uzak... demek ki burası biraz daha avantajlı, avantajın görünür hale gelmesi için doğru hamleler ve zaman gerekiyor.

    zaman demişken, itü sözlüğün ilerleme dönemi daha değişik yönlerde problemlerle karşı karşıya olacaktır zannımca. şimdiye kadar burası hep klon, birebir kopya, talebe mekanı ithamlarıyla karşı karşıya kaldı. ancak ne denirse densin bir şekilde devam ediyor. değişen interaktif sözlük kavramı nedeniyle bundan sonra gelecek tepkiler: faşist bunlar, moderatörleri voyvoda gibi, vay efendim bana pizvink dedi, burdan yazar kopartmaya çalışıyollar, beni silersen şu kadar kişi benle gider türünden şeyler olacaktır. bunların bir kısmı an itibarıyla da yaşanıyor olabilir, bilemiyoruz. ama diğer sitelerde şahit olunan şeyler bunlar. işin ilginç tarafı da bu tartışmalarda yöneticiler ne kadar çok olayın içine girerlerse ya da girme ihtiyacı hissederlerse o kadar yara almış oluyorlar. kendini çektiğin zaman da sorumsuzlukla suçlanıyorsun. artık gidişat bu yönde polemikler üzerinde olacak. iş hayatında bir kural vardır: "büyümek, doğmaktan zordur". burası da büyürken zor bir sınav geçirecek ve sınav çoktan başladı bile...

    (, 23.04.2005 01:54)

    @397456

  12. [pre-giri @394180]

    son zirvesine * * 6 dallama, 9 dil tostu, 5 template şövalyesi, 1 adet ikinci nesil kedi, 500 gram gotik hatun ve de 2 okurun iştirak ettiği süfer forum....şey pardon, sözlük....

    (, 24.04.2005 00:19)

    @398447

  13. isminin itü olmasından dolayı sorun yaşayanların işlerine gelirse ekime gelmezse sikime kadar olan sözlük. tam olarak budur sanıyorum.

    (, 22.07.2005 01:23)

    @454019

  14. bana güzel günler geçirme fırsatı vermiş ortam. (sanki ölüyorum da)

    (, 14.11.2005 01:51)

    @555555

  15. kaliteli yazar olup olmadığınızı sorunca size derhal bildiren emniyet modülü, bilgi bankası, detektör.

    soralım kendisine. evet itü sözlük, bize kaliteli bir yazarını tanıtır mısın?


    #caezarrr
    #ikinci nesil yazar

    -aritmetik ile ilgili bazı sorunları var.

    girilerinden bazıları;

    ****************************************
    ---65536---

    7. altmışbeşbinbeşyüzotuzaltı şeklinde yazılan sayı

    *****************************************
    ---37---

    1. 36 ve 38 sayıları arasında kalan sayı.

    73 ün testen yazılmış hali.

    eskiden, doğu almanya'nın uluslararası telefon kodu

    *****************************************
    ---6 1---

    okunuşu "altı bir" yada yanyana yazıldığında "altmışbir" olan sayı.
    *****************************************
    ---798---

    klavyenin sağ tarafında bulunan sayıların en üstteki üç tanesi.
    *****************************************

    oh itü sözlük, bilgiye kaliteye boğ beni!

    (, 09.05.2006 17:22 ~ 30.01.2007 03:11)

    @803876

  16. uzun bir süre ayrı kalacağım,zamanla hayata bakış açımı kendisine has parametrelerle değerlendirmeme neden olan tatlı bela sözlük.

    misal;

    anne statü 342(neşe pınarı)

    annenin en sevilen eserleri
    1-mantı
    2-pilav
    3-su böreği
    ....
    .....
    en sevilmeyen eserleri
    1-türlü
    2-ciğer

    sanatının doruk noktası
    1-patetes köfte


    baba statü -83 (intihar komandosu)

    en sevilen eserleri
    1-harçlık yollamak

    bu haftaki ilginçlikleri
    1-harçlık yollamak

    en sevilmeyen eserleri
    1-fırça atmak
    2-nasihat vermek
    3-harçlık yollamak
    4-bakkala göndermek

    not:desteğinden dolayı rasmus'a teşekkürler.

    (, 24.07.2006 17:58)

    @893848

  17. "tarihi: mon, 31 jul 2006 05:03:50
    kime: *********@yahoo.com
    kimden: "itü sözlük" <noreply@itusozluk.com>
    konu: doğum gününüz kutlu olsun!

    merhaba! bugün doğum gününüz olduğunu öğrendik ve bunu kutlamak istedik. nice mutlu senelere! itü sözlük"

    şeklinde bir posta ile doğum günümü kutlamış olan bilinçli oluşum. postaya cevap veremediğim için buradan teşekkürlerimi iletiyorum kendisine. ee, tabii bize de üçüncü yaşı kutlamak farz oldu, bişeler yaparız artık.

    not: sabahın köründe uykusundan uyanarak yazmış bunu, çok duygulandım lan...

    (, 02.08.2006 17:10)

    @903254

  18. bugüne kadarki en önemli denetim mekanizması doğal seleksiyon olmuştur.

    (, 03.01.2007 17:20)

    @1015595

  19. aradan yıllar geçti..

    o derece yol aldık ki anlatamam..anlatılamaz zaten, yaşanır..

    ***

    “…bahar aylarıydı..ağır ve soğuk geçen bir kışın ardından toprağından filizlenmiş bir çiçek misali serpilmişti…”

    ilk bana nasıl haber verildiğini şuan inanın hatırlayamıyorum, kalleş hafızam beni oyuna getirdi..sıcak yurt odamda, sıkıntıdan patlamaya hazırlanırken yetişmişti çare olarak..zaten sözlük ortamlarına aşina bünyeye bir ilaç gibi gelmişti adeta..

    “…rengi ile büyülüyordu, kokusu ile dikkat çekiyordu..ama o aralar sadece maslak topraklarında açan, soğuğu seven, enteresan bir çiçekti..bordo renkli biricik yaprakları vardı, emsalsizdi bu konuda…”

    başında geçirilen saatler günleri, günler ayları takip etti..kulaktan kulağa yayıldı, ününe ün kattı..ama en önemli özelliği, onu yaratanların diline saygılı olmasıydı..tamamen türkçe konuşuyordu, safkan yerliydi..artistik olsun diye “ş” harflerine “$” konmuyordu..koyanlara kızılıyordu, türkçe karakterlerine olan düşkünlüğü ile takdir topluyordu..seviliyordu..

    “…arsız bir çiçekti..dış dünyayı keşfetti ve artık maslak dışında da yeşermeye başladı..kokusu gün geçtikçe daha fazla kişi tarafında hissediliyordu..her eve giriyor, zarafeti ve eşsizliği ile masa üstünde bir mucizeyi canlandırıyordu…”

    uğruna ne emekler sarfedildi, ne uğraşlar gerçekleştirildi yine derim ki anlatılmaz yaşanır..bu günlere ulaşması için, adam akıllı elle tutulur bir bilgi kaynağı olması için ne çok çabalanıldı, kağıda dökülse gerçekten uzun soluklu, hat safhada gerilimli bir aşk romanı olur..kimler geldi, kimler geçti, kimler uçtu, kimler ne tür şaklabanlıklar (!) yaptı..hepsi yapılmaması istenilen davranışlara bir örnekti, hepsi de birbirinden acayipti..ama doğal seleksiyon engellenemezdi..olan oldu, temeli sağlam çıkmanın avantajlarını da görmüş olduk..durmadık, sürekli ilerledik, başarılı dayanışma en büyük silahımızdı ve kendisini kullanmaktan hiçbir zaman caymadık..engeller ve zorluklar bizi yıldırmadı, ne de olsa öldürmeyen güçlendirirdi..güçlendik ve eminim ki çoğu kimseler tarafında imrenilen bir noktaya eriştik..

    “…bazıları bu çiçeğe gönlünü fena kaptırdı, sevdalandı..artık onsuz vakit geçiremez oldu, hayatlarının bir parçası haline geldi..aşktı bu işte…”

    keyifli vakit geçirilmemesi için bir neden yoktu zaten, artık şimdi; tadından yenilmeyecek bir noktaya erişti..öte yandan; yeni nesil yazarların katıldığı şu dönemde, altın çağına doğru yol alan, internet aleminde değişik bir güce sahip kültürün en önemli taşlarından biri olan itü sözlük’ümüzün prensiplerini ve kurallarını unutmamak lazım..

    “…ama bakılması çok zor bir çiçekti..öyle her tür koşula gelemezdi..aşırı güneş ışığı değişik renkteki yapraklarına zarar veriyor, fazla su ise boyunun bükülmesine, sararıp solmasına neden oluyordu..kendisine sahip olmak her şey değildi, ona büyük özen göstermek gerekiyordu…”

    ***

    evet, dediğim gibi ilginç ve bir o kadar da heyecanlı yeni bir döneme girmiş bulunmaktayız..yazımın şu anına kadar doğaçlama bir fantezi ile duygularımı sizlere yansıtmaya çalıştım..bundan sonra söyleyeceklerim ise biraz daha ciddi konulara değinmekte..yazar sayımızı nerdeyse ikiye katladığımız şu günlerde eminim ki dikkate alınması gereken kuralları unutmamak lazım..yeni nesillerle beraber herkesin önem vermesi gereken bu kuralların başında; “kıymetlimissss” sayılabilecek türkçe karakter kullanılma şart koşuluyla beraber nitelikli ve güzel yazılar yazmak gelmektedir*..artık değerli fikirlerimizi pek bir kozmopolit bir ortamda dile getiriyoruz, her kesimden, her telden insanlar okumakta bunları..ondan dolayıdır ki anlatmak istediklerimizi en iyi şekilde kestirip, niteliği bol, içeriği zengin, kurallara uygun olan yazılara döküp, biraz da espri sosu ile beraber, “evet” tuşuna basarak servis edelim ki olumlu rağbet görelim..nitekim, bir şeyi söylemeden önce iki kere düşünüyorsak, bir yazı yazarken üç kere düşünmenizi şiddetle tavsiye de ederim..aksi takdirde bir “nick”’in arkasına sığınarak uygunsuz ve istenmeyen şeyler yapabileceğimizi sanmayalım..sözlüğün itibarını sarsacak her şey eminim ki sizi de bir şekilde sarsacaktır..daha “ya allah” demeden uçan yazarların mevcudiyeti bizi de üzmektedir..dikkat edilmesi gerekenleri özümseyip işe koyulmak, böyle yol almak, bahsettiğim temelleri sağlam çıkmanın kazandırdığı bir öğretidir..herkesin böyle yapmasını öneririm açıkça..

    öte yandan tek arzum, kalabalıklaşmamızı en iyi şekilde sözlüğe entegre edebilmesidir..dikkatli olmanız gereken önemli hususlar hakkında bir şeyler dile getirmektir..arada da şekilli şemailli, çiçekli böcekli kurgu yaparak kızların dikkatini çekmek, akabinde oy toplamak, bir taşla iki kuş vurmaktır (selam ederim)..bu kadar yani..

    size gerekli yerleri alın, özetini çıkarın..ve son söz olarak derim ki; bunların hiçbir zaman akıllardan çıkmaması dileğiyle mutlu kalın..iyi giriler dilerim..

    [ilk kısımdaki fanteziyi gerçekleştirirken arkada jeff buckley'den hallelujah çalıyordu, hatırlıyorum..]

    (, 06.01.2007 00:25 ~ 11.01.2007 17:00)

    @1029261

  20. - iyi de abi bu sözlükte yazıyorsunuz falan bunlar gerçek hayatta neye yarıyor?
    + bu hayatın gerçek olduğunu nereden biliyorsun!

    (, 03.02.2007 15:47)

    @1130246

  21. hiç ummadığım bir zamanda karşıma çıkan oluşum. vatani görevimi yaptığım van'da karşılaştım ilk onunla. 2006 yılının sanırım şubat ayıydı, tek tük çıkabildiğimiz çarşı izinlerinden biriydi. ilk bulduğum internet kafe'ye oturdum. aklıma gelen şeyleri google'da aratıyor açıkçası vakit öldürüyordum.
    birden aklıma, yıllardır dilime neredeyse pelesenk olmuş, bestecisini bile bilmediğim, ağızdan ağıza geçe geçe yaşadığım taşra kasabasına gelmiş ve nerden duyduğumu bile hatırlayamadığım bir parça haline gelen o şarkı geldi.

    işte o andı, parçanın ismini yazmamla beraber karşıma gelen site, bende şaşkınlıkla karışık derin bir mutluluk uyandırmıştı. evet parçanın adı gülizar'dı. benim bildiğim kısımların haricinde, farklı sözleri de vardı.
    çarşı izni o internet kafe'de itüsözlük ile sona ermiş, ben yemek yemeyi bile unutmuştum. önemli değildi, kışlada karavana vardı.

    çarşı izinleri olduğu sürece onunla bir şeyler paylaşmaya devam ediyordum. ne paylaşması, hep ben alıyordum. merak ettiklerim bir tuşla karşıma çıkıyordu. bazen etmediklerim bile.

    askerlik bitti, şehre döndük. zor zamanlardı, bir türlü uyum sağlayamıyor, kendime bile garip gelecek davranışlarda bulunuyordum. bir gülizar iyi gelecekti. sözlüğe girdim ve yine birşeyler karıştırmaya başladım, o an bir tuş gözüme çarptı. üye ol..

    oldum.

    sözlük kuralları vardı, adamın biri anketlerden kaçının diyordu. acaba anket neydi ? bakınız nasıl veriliyordu ? zor işlerdi bunlar.
    yazmaya başladım. hiç bir zaman beceremediğim hep yarım kalan bir şeydi bu benim için. bir hafta sonra gelen bir mesajla irkildim. yazar oldunuz diyorlardı. yani şimdi benim yazdıkları mı başkalarıda görebilecek miydi ? hemen denedim evet görülüyordu. süper bir şeydi.

    aylar geçti, her gün biraz daha alıştım artık yazılanlardan yazarları bile çıkartabiliyordum, bu da süperdi.

    bu benim 1000 inci girim. ona layık gördüm.

    (, 15.02.2007 23:39 ~ 24.11.2007 12:54)

    @1171257

  22. bir yazarın bir konu hakkında seri bilgi girmesine antipati duyan başka bir yazar kesmine sahip sözlüktür.

    neden yapılır, neden tepki verilir anlamak güç. bu tepki verenlerin söyledikleri fiks cümle de; " sözlükte çok online olan varken yapmasın, parça parça yapsın"dır. zaten bu seri bilgi girme eylemini yapan adamın da böyle türlü türlü zaman dilimlerine yayılmış boş zamanı vardır. parti parti yazmak için hep aynı gazı da bulur zaten. bonus karta 5 taksit yapıp yazabiliyormuş muş muş muş...

    artık bir fasilite yapılsın, bir giri havuzu oluşsun, seri bilgi girmek isteyen yazar girilerini bu havuza atsın, sonra gün içinde farklı zaman dilimlerinde teker teker sözlüğe aksın bu yazılar. yoksa nice yiğitin girileri eksi oylara maruz kalacak.

    (, 16.03.2007 00:51)

    @1257612

  23. zaman zaman aşağıdaki tadı veren sözlüktür. her şeye rağmen candır..

    (bkz: http://img253.imageshack.us/...)

    not: bağlı kalınan süre, kullanıcı adları, kanka listesi, giriler, tamamen hayal ürünüdür. yalnız bazı girilerden biraz esinlenilmiştir*

    (, 20.03.2007 20:57)

    @1272402

  24. 3 yıl olmuş kurulalı vay be. itü sözlük 3 yaşında zirvesi olmasaydı fark etmeyecektim bu gerçeği. hala dün gibi, istanbul-teknik'ten itü sözlük diye bir sitenin açıldığını ama itü harici iplerle bağlanılamadağını okuduğum gün. nerden nereye, itü öğrencilerinin ilk başta itülüler için tasarladığı bu oluşum, şimdi itülü olan olmayan herkesin rahatlıkla kurallar dahilinde yazabildiği, eğlenebildiği, kaynaşabildiği bir yer olmuş çıkmış. zaman zaman tartışmalar, küslükler olmadı mı burda. tabi ki oldu. insanın olduğu her yerde farklı fikirlerin olması ve bu fikirlerin tartışılmasından doğal ne olabilir ki. önemli olan bu tartışmaların boyutunu iyi ayarlayabilmek ve karşımızdakine saygısızlık etmeden tartışmayı sürdürebilmek. şu an sözlükte yazanların hemen hemen hepsi de bu bilince sahip insanlar. zaman zaman çıkan kavgalarda herkes moderasyonu karşı tarafı tutmakla suçluyorsa, bu moderasyon nereyi tutuyor. tabi ki hiçbir yeri. sürekli kendi aralarında konuşarak bir fikir edindikleri formatı uyguluyorlar tüm eleştirilere rağmen.

    bakınca bu 3 yılda çok şey değişmiş aslında. eskiler buralar dutluktu denir ya cidden biz ilk üye olduğumuzda buralar dutluktu. içinde yazılmamış bir çok konunun olduğu, elimizi neye atsak boş bir başlıkla karşılaştığımız bir sözlüktü. zaman içinde sözlük kendi birikimini elde ederken, kişisel birikimler de elde etmeye başladık. bu açıdan bakınca ben kendi adıma sözlüğü 3 ayrı kısımda inceliyorum. bunu da geçen günlerde ettiği bir lafla sözlüğün hayatımdaki yerini sorgulamaya iten sözlük kodlayıcımız, aslanlar gibi imtiyaz sahibi wondrousa borçluyum. aşağıdaki 3 paragraf biraz kişisel olacak ama itü sözlük tanımları içinde herkes zaten kişisel anılarını da yazmayı legal buluyor görünüşe göre.

    ----kişisel-----

    sözlükteki ilk bölüm herkes gibiydi. bomboş bir kağıt parçası vardı sanki elimde ve bomboş bir sürü zamanım. aklıma gelen her şeyin başlığını açtım desem yalan olmaz o dönemlerde. sözlükte kimseyi tanımıyordum ve tanımaya da niyetim yoktu açıkcası. gelen özel mesajlara yanıt bile vermiyordum burası tanışma kaynaşma ortamı değil, biz burda yazmak, okumak için varız diye. cahillik tabi. aklıma bişiler geldikçe yazdım geldikçe yazdım, bir de bakmışım ki giri sayım almış başını gitmiş en çok yazanlar diye bir istatistiğin de en tepesinde adımı görünce sözlük bağımlısı olduğumu anlamıştım. gene de rahatsız değildim. içinde bulunduğum ortamı seviyordum. insanların itü sözlük ıyyk abazan yuvası, bu sözlükte hiç kız yok, aman ascella feministmiş gibi salak saçma laflarına rağmen inatla yazmayı sürdürüyordum. kendini ayar vermeye adamış şu an çok yakınım olan insanların bile inatla sataşmalarına gıkımı çıkartmıyordum. ilk bölüm eğlenceliydi evet, sözlükteki herkes gibi yazıyordum, okuyordum, eğleniyordum, ispikliyordum ama kimseyi tanımıyordum.

    sonra temmuz 2004'e gelince, mesaj kutumda bir ışık yandığını gördüğümde sözlüğe bakışımın tamamen değişeceği an olduğunu anlamadan safça tıklamıştım, kim bilir hangi yazar ne dedi diye. wondroustandı mesaj. sözlüğün yeni moderatörü olacağımı söyleyince bayağı afallamıştım. dışardan bakıldığı zaman moderasyon birbirini önceden tanıyan, zaten iyi arkadaş olan kişilerden oluşmuş bir birlik gibi gözüküyordu özüme, benimse içlerinden kimseyle muhabbetim yoktu. meğer öyle değilmiş. burdan moderatör olma hayali olup da moderasyonla muhabetim yok diyenlere selam ederim. neyse o mesajı aldığım gün sözlük hayatımın değiştiği ilk gün oldu. sabahın ilk ışıklarına kadar süren msn mass chatler sözlüğün ayrılmaz bir parçası olmuştu. bu eğlence ya da moderasyon amaçlı chatlerde insanları o kadar iyi tanıdım ki hala baştaki burda insanlarla tanışılmaz gibi salak bir düşünceye nasıl sahip olduğumu bilmiyorum. bu ikinci dönem içinde doğal olarak giri girememe sorunu olan insanlara ben de katıldım zamansızlıktan. ve okuyarak da sözlükten çok daha fazla zevk alınabileceğini öğrendim. bu sırada ömür boyu güvenebileceğim ne kadar kızdırırsam kızdırıyım hep küçük kardeşini koruyup kollayacak bir abi, sabah gözümü açtığımdan gece gözümü kapayıp da uykuya dalana kadar aralıksız chat yapabileceğim bir dost kazandığımı sanıyordum. aptal kafa işte hala bazı şeyleri göremiyordum.

    itü sözlük 2 yaşında zirvesinden sonra sözlüğin anlamı benim için birkez daha değişiyordu. bu anlam değişikliğinin emekli moderatör olacağım güne kadar süreceğini düşünüyorum. o zaman kadar yeni bir sözlük dönemi istemiyorum hayatımda sanırım. bu dönemde sözlük demek benim için sadece bir yazar demek oldu belki de. nickini tekrar tekrar yazmak istemediğim bir yazar. o insanlarla tanışmak ne kadar gereksiz dediğim ortam olmasa hiç tanışamayacağım bir yazar. wondrous gelip de sözlüğe neler borçlusun bir baksana demese belki de hiç tanışamayacağımızı görmeyecektim bile. evet haklıymış. sözlük benim için boş zamanların zevkle geçirildiği, internet explorer'ı açınca elimin pat pat yazdığı basit bir site değil. hayatımın anlamını bulmamı sağlayan bir araç bunların yanında. tüm repler wondrous'a gidiyor isteği üzerine.

    ---kişisel---


    kişisel kısmı geçtikten sonra herkesin bildiği diğerlerine bakalım. her telden insan var burda. duygusallığın prim yaptığını düşünüp duygusal takılan da duygusallıktan nefret edip sabah akşam onlara giydirenler de, siyasetten nefret eden de siyaset için burayı kullanmaya çalışanlar da, tabiri caizse birini kaldırmaya gelenden kaldırılmaya gelen de. bunları kötülük olsun diye ya da kimseyi eleştirmek için söylemiyorum. itü sözlüğün gerçeği de bu. hayatta ne tip insan varsa, burda da hepsinden var. hayatın küçük bir bölümü de her gün burada yaşanıyor. kavgalar ediliyor, yeni arkadaşlıklar kuruluyor, aşklar başlıyor. kendi adıma ben bunların hepsini yaşadım ve çok da mutluyum. tanışmayacağım kimseyle laflarımı yediren msn listemde ve kalbimde yer edinen herkesi iyi ki tanımışım diyorum. bir gün olmaz ya olur da sözlük kapanırsa onları hatırlamak bile yetecek sanırım.

    adete ben de uyuyım her başlık da birbiri hakkında yorum yapan yazarlara ben de katılıyım. yüz ayrı nickaltı yerine 3. yaş kutlaması altında nickaltıları küçük küçük burdan yollıyım. ne de olsa benim için sözlük demek aşağıdaki insanların toplamı demek bir nebze de olsa.

    amorph: sözlük insanı değil benim için çünkü tanışmamız sözlüğün kurulmasından çok daha öteye dayanıyor. anaç bir insan. gidin tanışın, kaynaşın, pişman olmazsınız. ama dikkat de edin canınızı acıtacak bile olsa ağzına geleni söyler.

    assassin = kıskançlık huyu olmayan benim gibi bir insanı bile kıskandıracak, hatta kıskançlıktan ortadan ikiye ayıracak kadar şanslı adam vesselam. allah'ın şanslı kulu. komiktir, candır, sabaha kadar sohbet edilesi, radyodan yayını dinlenesidir.

    bettyboop = zirveden zirveye de olsa görüşmenin zevk olduğu hanım hanımcık aklı başında biri. sözlüğün böyle insanlara ihtiyacı var.

    doaaa = uykularımın düşmanı biricik eşekim.

    dursun sabit hayalar = mezun olmama en çok faydası olan insan. damarına basmayın bu adamın. sinirlendi mi gözü hiçbir şeyi görmüyor.

    jugis nomen = insan ötesi varlık. yaptığı espriler olsun, muhabbetleri olsun, uzun saçları olsun hastasınım.

    man on the moon = sözlüğün kendi halinde entel moderatörü. her zaman konuşmaya başlayınca konuşacak bir şeyler bulunabilir.

    palanthaser = tanımazken bile sözlükte yokluğuna en üzüldüğüm, sözlüğün bana göre en sağlam yazarı. tüm mp3lerim ona feda olası muhabbet insanı, performans zirvelerinin vazgeçilmez vokali.

    radiance = sözlük yazarı falan değil, bildiğin organizatör.

    sarhoş ejderha = kaliteli raper, ayar uzmanı.

    spyder = hakkında yazacak hiçbir şey bulamasam da şimdi, sözlüğün bana kattığı en önemli iki kişiden ikincisi. abim falan desem kızar şimdi niye insanlara ifşa ediyorsun diye.

    telperion = eskilerden günümüze en kedi insan.

    wolfshade= moderasyona girmeden önce ben bu adamın doğaüstü girilerini nasıl kaçırmışım diye hayıflandığım gözümün lise yıllarından ısırdığı iri kardeş.

    wondrous = yukarda adı geçen herkesi tanımamı sağladığı için ne kadar teşekkür etsem de yaranamayacağım, uzun zamandır adetim olmasa da böyle bir girinin yazılma nedeni.

    zeus = her tür diziyi izleyecek vakti nasıl yarattığını hala anlayamadığım, dizi ve oyun manyağı. son zamanlarda fotoğrafçılığa da sardı ya hayırlısı. seneye italyadayken özleyeceğiz onu.

    ve kanka listemde aşağıdan yukarı herkesi tararken bu insanların arasına sığdıramadım azureel. onun için bir iki kelimeyle yazacak bir şey bulamam sanatımın doruk noktası için (bkz: azureel/!ascella). ama formata uygun olması açısından bu sözlükte edindiğim tüm kişiler bir yana o bir yana diyebileceğim her şeyimi paylaşabildiğim en yakınım. dostluğu ayrı bir keyif, arkadaşlığı ayrı bir keyif, her anı ayrı güzellikte bir insan o.

    kanka listemde yer alıp da destan yazmamak için artık buraya sığdıramadığım, sözlüğü ve hayatımı anlamlandıran herkese teşekkürler. itü sözlük, 3. yaşın kutlu olsun. iyi ki varsın, iyi ki hayatımdasın. biliyorum bu lafları ömür boyu yemeyeceğim.

    (, 04.04.2007 11:32 ~ 11:32)

    @1320367

  25. (bkz: http://info.alexa.com/...)

    alexa.com'dan aldığımız veriler ışığında denebilir ki iyi yoldayız, güzeliz, harikayız, gralız..

    tembellik edip de linke tıklamayanlar için bu verilerin özütünü buraya yazıyorum..
    (hoş, tembellik eden bu yazdıklarımı da okumaz ya neyse..)

    > dün; global internet kullancılarının %0.006'sını çekmişiz sitemize.. (uuuuu!)

    > yine dün; 30552 pageview almışız..son rakamlar ışığında 6221 basamak atlayarak dünya çapında en çok tıklanan 19375. site olmuşuz..türkiye'de ise 266. siteyiz..trafiğimizde gözle görülür bir artış söz konusudur.. (hell yeaaah!)

    > isim vermeden konuşacak olursak; bizi takip eden en yakın oluşumu trafikte 3'e katlamış durumdayken, takip ettiğimiz oluşum bizi 7'ye katlamış durumdadır..

    > itü sözlük'e bağlananların %91.8'ı türkiye'den..geri kalanlar almanya, usa, hollanda, avustralya ve bir kaç ülke olarak dağılıyor.. (hallo! slm, asl?)

    (, 11.04.2007 10:35)

    @1344013

... toplu gösterim ...

  1. 1
  2. 2
  3. 3
  4. 4
  5. 5
  6. 6
  7. 7
  8. 8
  9. 31