gün saydıran konser. ankara seyircisinin yüksek düzeydeki performansına karşılık, grup elemanlarının da aynı özen ve coşkuyu göstereceğini ümit ediyorum. çok güzel olacak çok.
neden o yerde ve neden o saatte olduğuna bile bakmaksızın, büyük bir heyecan ve çoşku içinde beklenen konserdi, girişte sigaralar alındı, bira zaten yoktu, yaş ortalaması 14-15 civarındaydı, herzaman gördükleriniz bir kenara, asla orda görmek istemeyeceğiniz tipler vardı.
yinede bütün herşey kenara bırakıldı, sahnede pentagram ı görmek, her olumsuzluğa olumlu bakmaktı.
belirli bir güruhun, yaş ortalaması küçük olan lise gençliğini ezmek için geldiği konser olmuştur. anlamadığım zihniyet, sürekli ufaklara laf atmış, her fırsatta kendilerini yükseltmek mahiyetinde sert abiliklerini ortaya koyarak, "hey sert çocuk" benzeri ithamlarda bulunmuş, slipknot t-shirtleri ve en ağır metalci benim edalarıyla salınmışlardır. burdan o sabi sübyanlar adına kınıyorum hepiciklerini efendim.
ha bu ağır abilerimiz bir yerde haklı mıydı? haklıydı tabi. zira bir elinde bira, diğer elinde telefon, 12 yaşında götük bir kızın "baba beni al!" emir cümlesine şahit olduktan sonra, birilerinin bunlara terbiye vermesi gerektiği kanısına vardım. madem yaşın küçük, efendi ol biraz tüyü bitmemiş yetim, kır bacağını otur konseri izle, senin neyine slayer amblemiyle sahneye fırlamak. göt.
çevreden edindiğim ve bulanık kafayla hatırladığım izlenimler bu kadar. içeride sigara içilmemesine de en çok sevinen insan bendim heralde. zira havalandırma berbattı. gerekçesini de içeri ilk giren insanlardan biri olarak şu şekilde öğrendim:
- içeri sigara almıyoruz mustafa, koltukları yakıyorlar sonra. (seciye gel)
- peki abi.
- içerde de gördügüne müdahele ediyorsun.
etrafla bu kadar haşır neşir olduktan sonra konsere gelelim:
konser 15 dakika gecikmeli olaraka, çok güzel hazırlanmış bir video-slaytla açıldı. lions in a cage'in introsuyla kalabalık coştu. konserin doruk noktası * kanaatimce vita es morte idi. öyle ki anatolia anatolia olalı böyle gaz bir parçanın böyle güzel bir performansında böyle bir headbang showa şahit olmamıştır, o kadar diyim ben.
murat ve ogün'ün sahneye birlikte çıkarak bir'i seslendirmesiyle, yanlış konsere geldiği izleniminde olan ve balık balık etrafı süzen insanlar, diğer fanlarla birlikte coşageldiler. ardından ogün, murat'ın saatlerce sahnede kalıp seyirciyle olmadığı muhattab kadar, "ankara hebeley şübeley" konuştu ve alkışlar eşliğinde gitti.
murat'ın "yoruldunuz mu?" gazlandırmaları eşliğinde lions in a cage'de son bir kez kopuldu ve gündüz gece'nin bitmesi beklendi. grup her konserden sonra yaptığı gibi omuz omuza seyirciyi selamladı ve ftwda eşliğinde sahneyi terketti. bis yapmamaları da seyirciyi ve beni ayrı bi üzdü. piç miyiz biz ulan?
dipnot: metin türkcan'ın sololarına doydum, harikaydı.
dipnot 2: 20. yıl t-shirtleri mikemmel, üstelik satıcıya puratu üyesi olduğumu söylediğimde iki t-shirte 30 ytl aldı. (hediye)
aşırı gaz geçmiş, gırtlağına kurban olduğumuz murat'a -babamın oğlu murat tribi- ogün sanlısoy eşliğiyle yapılan komboyla kısacık ömrümde anahtar deliğinden görünüp kaçmış bir ışık hüzmesi yaratmış, boyun, kol, bacak koparmış, kısacık konserin adıdır.
20. yıl, yeni albüm derken gelişen yoğun para ihtiyacına rağmen kesinlikle 18 yaş sınırı konması gereken konserdir.
13 - 14 yaşında hayatın anlamını çözmüş anathema t - shirt'lü sigara tiryakileriyle kafalarında kırmızı kırmızı ledlerle süslenmiş boynuzları olan mini mini gotiklerce işgal edilmiş konserdir. (keşke bi tanesi üstüme kussaydı da ona yedirseydim o ışıklı boynuzunu)
güvenlik görevlilerinin bebek bakıcılığı yaptığı konserdi. içenler, kusanlar, birbirine bağıranlar ama birbirlerini duymayanlar ve bunların hepsini yaşı 17 bile olmayan çocukların yapmasıydı. konsere girmeden önce gerçekten dumura uğramıştım. gelecek nesil nereye gidiyor? hala gözümün önünden gitmeyen sahne: gizem diye bir kız var. giymiş kısacık eteği yaşı olsa olsa 14-15'tir. nigra sırada beklemekte. bunlar da sıraya kaynak yapmaya çalışmakta, olay tam yanlarında geçer. gizem içmiştir, zil zurna sarhoştur. nerdeyim ben diye söylenmektedir. arkadaşları yardım eder diye düşünürken, gizem'e sövmüşler yardım etmemişler zavallı kız tek başına kalmıştır. konseri buruk bir şekilde izledim, benim o yaşlarda çocuğum olsaydı ve "baba pentagram konseri var ufff süferrr kesin gitmem lazım" deseydi acaba izin verir miydim?
sosyal içerikli ayardan sonra konser performansına gelince, grup bu işi aşmış denebilir. sadece murat biraz tutuktu, dinleyenlerle hiç muhabbete girmeden şarkıları söyledi. ogün'ün çığlık atarak sahneye gelmesiyle daha da enfes oldu konser, coşuldu, coşuldu... sesler kısıldı. ertesi gün sınav olduğu unutuldu.