benim gibi beşiktaşlı olan herkesin şampiyonluğu galatasaraya getirecekse beşiktaşın yenilmesini istediği maç.
en azından galatasaray türkiye cumhuriyetinin bir takımı fener gibi ayrı bir cumhuriyet değil.
sanılanın aksine yıldırım demirören'in yaptığı açıklamalar maçı beşiktaş için kazanılması daha zorunlu bir hale getirmiştir. beşiktaşın diğer takımlardan ayrı bir özelliği vardır. yönetime bağlı bir taraftar grubu yoktur beşiktaşın. başkan kim olursa olsun ister o koltuğa ismi en çok yakışan, isterse de bugünkü gibi nerede olduğunu bilmeden açıklamalar yapan hiç farketmez beşiktaş taraftarı için. beşiktaş taraftarı kendi hariç hiçbir takımın şampiyonluğunda isim sahibi olmayı kaldırmaz. 7 mayıs 2006 günü beşiktaş sahaya çıkacaktır ve normal olan vuku bulacak galatasarayı yenecektir. en nihayetinde derbiler 3 ihtimalli olduğu için çıkabilecek sonuçlarsa beşiktaşın oynayacağı oyun nedeniyle zaten kritik konusu yapılmayacaktır. çünkü başkanı bilmese de en azından futbolcular, kimi yıllardır kimi de aylardır oynadıkları inönü stadında beşiktaşın alet edildiği tartışmalara sebep olacak bir sonuç aldıkları zaman taraftarının tepkisinin ne olacağını-yaşanmadığı için bilmezler belki ama-en azından tahmin ederler. daha iki gün önce türkiye kupasını alan takım belki de bu sezon en büyük desteği arkasına alarak en önemli maçına çıkacaktır. bundan da galibiyetle çıkacaktır.çünkü çıkmazsa tüm camia o türkiye kupasının zehir olacağının bilincindedir.
bu maçı sanılanın aksine beşiktaş takımı değil kalecisi oscar cordoba satmıştır. 2. golden sonra takım arkadaşlarının üstüne çullanması boşuna değildir. özellikle tümer metinve beşiktaş taraftarını tebrik etmek gerekir sadece kendi işlerine baktılar. kardeşlik ayağı altında şerefsizlik yapmadılar. maçın özeti ise ikinci golden sonra taraftarların dediği gibi "bu maçı satanın ..."
oscar cordoba'nın penaltı kaçınca hiç sevinmediğini görünce şaşırdığım karşılaşma.
aynı şekilde tümer'in golüne de hiç sevinmedi. bir beşiktaşlı olarak üzüldüm.
öte yandan yıldırım demirören galatasaray'ın şampiyon olmasını istediğini söylemiş. bu ne demek?galatasaray'ın şampiyon olması için beşiktaş'ın yenilmesi demek. başkan yenilgi istiyor. vah beşiktaş'ım vah.
süperligin nekadar laçkalaştı(rıldı)ğını gösteren maç olmuştur.
ne galatasaraya ne de beşiktaşa kızılacak bir durum yoktur.
ortada herkesi fenerbahçeye düşman etmeyi başarmış bir başkan vardır.
haliyle de kimse fenerbahçenin şampiyonluğunu kolaylaştırmak istememiştir.
ayrıca 4-5 maçı şaibeli olan bir takım da gelip beşiktaş maçı sattı da demesin.
maçın öncesi biz galatasaraylı taraftarlar için gayet güzeldi,gerçi bunda bizim başımızdakilerin iyi niyeti de yadsınamaz ama, maçın sonu için ayn şeyleri söylememizin imkanı yok.şöyle ki,bazı bjk taraftarları sanırım mağlubiyeti-ki bu hem sahada hem de tribündedir- sindiremediğinden dışarı çıkıp üstümüze taşlar hatta bira şişesi fırlattılar..bi arkadaşımız yaralandı..dostlukmuş kardeşlikmiş bunların hepsinin yalan olduğunu bir süre önce boyner olan çarşı bizlere tekrar gösterdi..
anlamadığım,bu beşiktaş şampiyonluğa mı oynuyodu da maç berabere iken top çeviriyordu.hasan kabze 2. golünü atınca (siz ne diyor,kapak mı) ortada çarşı pazar kalmaması da güzeldi.
beşiktaş taraftarı olarak utanç duyduğum maçtır. satılmışlık kalecisinden defansına kadar dizboyuydu. tümerin çabaları yetmedi. başkanımızın yaptığı açıklama üzüntü vericiydi. açıkçası özellikle bu maçı maçı sattınız eheheh şeklinde gezen galatasay taraftarlarına inat beşiktaşın almasını isterdim ben. bir zamanlar galatasarayın efsane kalecisinin dediği gibi ; kısfmet ...
ayrıca beşiktaş defansının hz. musa nın kızıldenizi yardığı gibi yarıldığı maçtır. iki golde de anlaşılamaz şekilde beşiktaş defansı topu uzaklaştırmayıp bir de topun önünden çekilmiştir. iki golün de gelişini on saniye önceden görebilmem garip bir olaydır ayrıca.
maçı izlediğim yerdeki bir grup galatasaraylı'nın "beşiktaş neden yatmıyor, sanki şampiyon olacaklar" gibi saçma söylemlerini işittiğim maç. zira tam bu esnada kapalı trübün hep bir ağızdan "parayla şampiyonluk ne kadar kolay / şerefsizsin galatasaray / vahap beyaz, ahmet çakar / şerefsizsin galatasaray" diye tempo tutturmuş şarkı söylüyor ve parayla satın aldığı ankaragücü'nün zamane kalecisi zalad'a attığı 8 golle şampiyon olan galatasaray'ı, şampiyonluktan etmenin sevincini yaşıyordu. dakika ise 85'di ve galatasaraylılar'ın yüzünde şampiyonluğun gidişini izleyen bakışlar vardı maalesef.
bir beşiktaşlı olarak her ne kadar galatasaray'ın şampiyon olmasını tercih ediyor olsam da, galatasaray taraftarının karşısındaki takımı takım, başkanını başkan, golcüsünü golcü görmediği sürece şampiyonluğu haketmedikleri düşüncesindeyim. keşke fenerbahçe'den 4 gol yemeden kendi işlerini görselerdi de, ondan sonra kalkıp karşılarındaki 100 yılını geride bırakmış, henüz kırılamayan rekorlara ve geçilemeyen başarılara imza atmış şanlı bir takıma "hadi yatın 3 tane yiyin", "başkan bu maçı sattı" gibi söylemlerde bulunmasalardı.
sonuç itibariyle, derbi sıfatını alan bir futbol müsabakasında taraflardan biri, kendi başarısı için diğerinin teslim olup domalmasını bekliyorsa bu dombililiktir, futbol düşmanlığıdır, art niyettir, geri zekalılıktır.
lig tv'den canlı yayınlanan her maç için kazanan takımın gelir elde ettiği bir sistemde her takımın sahaya kazanmak için çıkacağı aşikârdır, aksini savunan varsa boş sözleriyle, atıp tuttuklarıyla değil, delilleriyle gelmelidir. beşiktaş'ımızın sağ kanattan şutlarını çekip hepsini de 2 metre üstten auta yollayan ali güneş yerine o şutları ibrahim akın, gökhan güleç ya da bobo çekmiş olsaydı 4 günde iki derbi kazanan bir beşiktaş'ın yanında muhtemelen şu anda fenerbahçeliler'in kornaları ve şampiyonluk sevinçleri yüzünden uyuyamıyor olacaktık, bir de bu açıdan bakmak lazım.
tümer metin'in başta oscar cordoba olmak üzere birçok futbolcuyu töhmet altında bıraktığı müsabaka. neymiş gece yastığa rahat koyacakmış başını. yesinler.
öncesinde bize "bjk başkanı bunu da mı diyecekti" dedirten (allah bildiği gibi yapsın);
sonrasında ise bjk başkanı ve yönetim kurulunun yaptıkları çapsız açıklamalar ile oscar cordoba gibi bir futbolcuyu harcadıkları, tüm beşiktaşlıları töhmet altında bıraktıkları gibi galatasaray'ın da emeğini hiçe saydıkları önemli maçtır.