aceba yine nereleri sel basacak diye düşünmeme sebep olan ve 41at otobüsünün gelmesini en az 1.5 saat geciktiren bu sebeple okula gitmeme izin vermeyen yağmur.
istanbul istanbul'u artık kaldıramıyor mesajını iyiden iyiye sezdiren, sezdirmek ne kelime, tokat gibi çarpan vuku. sabah kadıköy'den çıkılır, çevreyoluna çıkar çıkmaz karşılaşılan kilometrelerce uzun araç trafiğinden tırsılaraktan çevreyolundan çıkılır ve ancak bir buçuk saat sonra eve varılır.
iki defa okula gitme girişimde buldum..birinde duraktan diğerinde de taa istinyeden dönüp geldim eve ( ortaköy ).beşiktaş-sarıyer dolmuşları sahilden gidiyordu ve tıklım tıklımdı. bi mercedes iki bmw yolda kalmıştı.bi ferrarisi olan amca da gitmeye çalışıyodu ama su yüksekliğini görünce vazgeçti sanırım.çok kötüydü çok..
bilgisayar başında balıklarımla yurttaki odamda loş ışık altında izlemekle yetindiğim doğa hareketi. kışlıkları henüz getirmediğim için haliyle derse de gitmedim.*
saat 8.15 civarında bindiğim itü otobüsünden saat 11 civarında köprülü kavşakta inmeme, ayakkabılarımın su geçirmesi nedeniyle hapşırmama ve 4 saat yolda kalmama sebep olan, bir yağmurun bu kadar istanbulu felç ettiği düşünülürse önümüz kış ne yapacağım diye kara kara düşündüğüm, bütün bunlara rağmen fikret baltanın bölümüme verdiği mukavemet dersinde 10 kişi olmasına rağmen yoklama alıp sallamadığı yağmur..
sabah 8 de kadıköyden dışarı çıkılır hava kurudur,beşiktaşa vapurla gelinir ve gölde yüzülür,gerçekten de donuna kadar ıslanırsın,geldiğin yolu sırılsıklam geri tepersin,yolda mağdurlarla karşılaşırsın,fakülteni su bastığını ve itfaiyenin suyu boşaltmakta olduğunu öğrenisin,eve geldiğinde merakla tv karşısına geçip acaba senin gibi gariban kaç binlerin olduğunu seyredersin.bu arada su geçirmeyen tek şeyin çantan olduğun için sevinirsin
sabah okula giderken elimde şemsiye olmasına rağmen yarı yoldan yurda beni geri döndüren yağmur. bu yaşıma kadar rize de yaşamama rağmen böyle bir yağmuru orda bile görmedim. neyse yurda döndüğümde değiştirmediğim elbisem olmadı.
41at'ye ssk okmeydanı civarından saat 9a gelirken binip, normalde en fazla 30-40 dakikada gidilebilen maslak yolunu 3.5 saatte gitmeme neden olan yağmur. ilk 1.5 saat sonunda mecidiyeköye yaklaştığımızda bir kısım insanlar inip metroyu denedi o yağmurda. 10 dk sonra geri döndüler sırılsıklam vaziyette "metro bozuk" dendiği için . otobus aynı yerde duruyordu motor çalışmaz bir vaziyette. ali sami yen civarı ise gölet olmuştu.
sizzle'ın evindeyken bastıran ve burnumu bile dışarı çıkarmadan kazasız belasız atlatacağıma inandığım, 3 gün daha süreceği söylenen yağmurun ilk gününün ismi.
saat 15 30 itibariyle dikilitaştaki evde vergilerin ne su*, ne elektrik*, ne de yol!:e-5 ten sarıyer yönüne giden yolda arabalar yüzüyordu!: olarak geri dönemediğini farkettiğimde güne tek zevk katan şey.
evet alt yapı sorununu ile hala başetmekte olan bir güya türkiyenin en klas şehri olacak olan mega köy istanbulun dramını izledik hepberaber bugün..
6 ekim 2004 sabaha karşı 6 sularında bastıran kovadan su boşalırcasına yağan ve an itibariyle daha yeni dinmiş olan sağanak yağmur herkesi ve yaşamı felç etti..
donuna kadar ıslanmak eylemi gün içinde yurtlarından, derslerine gitmek için yola çıkan her vefalı itü öğrencisi için geçerli bir olay oldu..