|
|
- duncan patterson'un nasıl dünya tatlısı bir adam olduğunu bir kez daha görme şerefine eriştiğimiz hadise. sold out konsere kapıda bayılarak girmiş olsak da dörtlü bir çalışmayla çok verimli bir imza, albüm, selam etmece eğlentisi yaşadık.
girerken eternity pt 3 çalıyordu, angelica, one last goodbye da hatırladıklarımdan. duncan dj set esnasında massive attack ve saviour'dan çalarak beni benden alırken, perdede oynayan were you there live in krakow dvdsine de her daim göz atıldı. öyleydi, böyleydi, çok güzeldi.
- herşeyiyle mükemmel bir geceydi.duncan patterson 'ın mütevaziliği,şirinliği anathema'nın dillere dolanan şarkıları ile birleşince mükemmel zaman geçirildi.vincent cavanagh'ın alternative4 sonrası jenerasyonuna ait dinleyicilerine imza dağıtması ve foto çektirmesi görülmeye değerdi doğrusu.gecenin sonlarına doğru dj set yorgun seyirciyi tekrar ateşledi.duncan'ın ticari alanda başarılı olacağının sinyallerini veren olaylar yaşandı.herşeyden önce gidip izleyenler ve bu hissiyatı paylaşanlar için inanılmaz bir hatıra oldu bu konser.
- ilk defa gittiğim bronx un ne kadar boktan bir konser mekanı olduğunu öğrendiğim performanstır.sanırım vincent ve duncan ı ülkemizde ilk ve son kez akustik performans sergilerken gördüğümüz zirvedir.unplugged kültürümüz oturmadığı sürece böyle performansları çok zor görürüz.adamlara şarkı söyletmedik malesef.bir ara aşırı kilolanan vincent ın normale döndüğü de gözlerden kaçmamıştır.duncan ın nasıl bir şarapçı nasıl muhabbet bir adam olduğuna da şahit olunmuştur.özellikle konserin sonlarına doğru ortalık baya bi tenhalaşmıştı.biz de ön sıralarda yer bulmuşken soluma döndüğümde duncan abinin omzuma dayalı bir biçimde şarabını yudumladığını görüp muhabbete başladım.yaklaşık 5 dakika muhabbet ettikten sonra kendisinden roy harper dan hangman i çalmaları için ricada bulundum.bana vincent ın dj lik yaptığını,sıranın kendisinde olmadığını söyledi ve bu parçayı kendisinin de çok sevdiğini,dahası roy harper ı çok sevdiğini de ekleyip parçanın gitar bölümlerini mırıldandı.ardından bu parçayı kağıda yazıp vincent a verdim.kağıda bakıp bir ooooooo çektikten sonra kafama sarılıp, dj lik yaptığını ve çaldığı parçanın son parça olduğunu ekledi.ben de zaten akustik olarak çalmasını istediğimi söyleyince sorry çekip etrafı toparlamaya başladı.kafası da bir dünyaydı bu arada,duncan gibi iyi bir içici değildi.konserin sonunda ilk önce beni sonra diğer izleyenleri ve grup üyelerini öksürük tuttu.nerden sıkıldığı bilinmeyen biber gazıydı bu.konser sorumluları fotoğraf çektirmek isteyenlere önemli bir sorunun çıktığını ve hemen ayrılmaları gerektiğini söylediler.yetkililer her ne kadar grubu seyirciden ayırıp otellerine bırakmak isteseler de özellikle duncan seyirciyle bir hayli bütünleşmişti.beraberce yürümüştük ve ayrılık zamanı gelmişti.karşılıklı eller sallandı ve içimizden bir arkadaş noktayı koydu:''one last goodbye''.
not:cadde yürüyüşümüzde vincent ve duncan ı kameraya alan darkness of misery vincent ın sitemiyle karşılaştı ve bu haklı sitem sonrasında kaydı durdurdu.tabi o zamana kadarki kayıt çoktan bir youtube adayı olmuştu.
- ilk başta gidemediğim için üzüntüden şekilden şekile girdiğim ama daha sonradan aldığım yorumlarla gitmediğime sevinecek duruma bile geldiğim performans. belki de konser hakkında yorumlarını istediğim kişiler üzülmemi istemedikleri için de kötülemiş olabilirler orası ayrı.
(buğra, 08.01.2007 23:19 ~ 23:21)
|