|
|
- telemarket ve benzeri kuruluşların fahiş fiyata sattığı her kesici aletin yapabildiği olay. sonic blade, magic bullet, efenime söyleyeyim timsah kafasına benzeyen plastik/metal karışımı ismini unuttuğum şey... işin kötü kısmı, daha önce de dediğim gibi, orada satılan her kesici aletin bunu yapabiliyor olması. hoş, "awesome testere... tahtaları küp küp doğrar, odunlarınızdan kabuk çıkartır*, talaş elde etmenize yardım eder, 60 saniyede salsa sosu yapar" şeklinde bir reklam olsa düşünmeden alırım bu ürünü...
- (bkz: full dolu)
(bkz: nüans farkı)
- naysır daysır (peh pehhh! "koç köroğlu" gibi şerefsizim) ve sonik bileyd ile gayet mümkün bir eylemdir, fiildir, şeydir.
domatesleri ne kadar mükemmel doğradığına bakın.
salsa nedir ilkönce onu irdeleyelim. salsa;
aslında sostur. ama bu sos bir dansa da isim olarak verilmiştir. düşünün ki karadeniz halayına "horon" değil de "salça" demişiz gibi bişey. şimdi madem salsa "sos"tur,
"neden başlıkta özellikle belirttik salsa sosu diye" diyenler için;
sadece "salsa" deseydik, kalkıp 60 saniye dansedenler çıkabilirdi.
evet. (bkz: nüans farkı) gibi görmemek gerek. evet.
60 saniye'yi irdeleyelim. 60 saniye;
1 dakikalık zaman dilimine tekabül eder ki, sos hazırlamak için gayet kısa bir süredir.
evet.
eğer iki kişi iseniz 60 saniyede salsa sosu yapar, üstüne bir de jülyen usulü patates doğrayıp, bir de fritözünüz var ise şayet, onları kızartıp yapmış olduğunuz salsa sosuna banarak yiyebilirsiniz.
60 saniyede...
evet.
- ne işimize yaradığını anlayamadığım eylem. komşular kapımıza mı dayanıyor "salsa sosuuu salsa sosuuuu!!!!" diye? hayır. "zamandan kazanıyoruz işte vuhuu!" da denilecek bir konu değil ki reklamı yapılsın...
- (bkz: domatesleri ne kadar mükemmel doğradığına da bakın)
- salsa yapan herhangi birinin kafasına taş ile vurulması ile de yapılabilecek eylem, 60 saniyeden de kısa sürüyor, takriben 6-7 saniye falan.
|