1. 331. kısa dönem olarak askerliğimi yapmış olduğum birlik. 2. ordu 7. kolorduya bağlıdır. van merkezde, toprakkale'de bulunur. org. ali ihsan sabis kışlası olarak da bilinir.

    bünyesinde çaldıran, özalp, albayrak ve başkale taburlarını bulundurur. doğu sınırı üzerinde terörle mücadele ve kaçakçılığın önlenmesi görevini yürütür.

    van'ın kışları çok soğuk, yazları da güneşi en dik alan yerlerden biri olması nedeniyle ilkim şartları zorludur. ben aralık ayında teslim olmuş, ocak ve şubat aylarını nöbet mangasında geçirmiş biri olarak buranın soğuğundan bir hayli nasiplenmiştim. gece nöbetlerinde üzerimde içten dışa fanila, kazak, kamuflaj, polar, parka; bacağımda içlik, kamuflaj; kafamda bere ve ellerimde eldiven olduğu halde soğuktan içim titrerdi. doldur boşalt istasyonundan çıkarken duvardaki termometrede -15 dereceyi gördüğümü bilirim.

    ki ben yemin töreninden sonra dağıtımda alay karargahında kalmış, askerliğimi van merkez'de yapmıştım. bir de taburlara bağlı sınır karakolları vardır ki buralarda kar kalınlığı bir metreyi bulur, kimi yerde geçer ve sıcaklık çok daha düşük değerlere ulaşabilir.

    alay karargahında bayraktepe ve mağaratepe adlı iki tepede pusu nöbeti tutulur. bayraktepe'den bütün van'ın manzarası izlenebilir. havaalanına bakıp bakıp bir gün nizamiyeden son kez çıkıp o pistten uçarak evine yuvana döneceğin günü düşünürsün.

    gittik, yaptık, bitirip geldik çok şükür... sözlük yazarlarından buraya düşecek bahtsız arılar için temel bilgi olsun bakalım. istenirse her türlü detaylı bilgiyi de veririm.

    edit: ha bir de (bkz: @4260114)
  2. 335. kısa dönem olarak askerliğimi yapmış olduğum birlik.

    kendisinin dört tane hudut taburu vardır bilindiği üzere. bunlar kuzeyden güneye doğru çaldıran, özalp, albayrak ve başkale'dir.

    kuzeyden güneye indikçe adrenalin ve tehlike dozu artmaktadır. hemen gözünüz korkmasın. van günümüzde eskisi kadar hareketli değildir. ancak yine de, her an herşeyin olabileceği bir yerdir. nitekim diğer yerlerle karşılaştırıldığında daha sakin olan, uzun süre ciddi bir olayın yaşanmadığı, 2. hudut taburunun sorumluluğundaki bölgede geçen ay bir askeri araca saldırı yapılmış ve 1 astsubay şehit olmuştur. karakollarda askerlik yapıyorsanız, daha bir dikkatli ve tedbirli olmak şart.

    buraya ilk geldiğimizde 1-1.5 saat kapıda beklemiştik. sonrasında elimizdeki valiz ve çantalarda şöyle bir alay turu yapmıştık. hani elimizdeki çantaları bırakıp yapsak eğlenceli olabilirdi ama o sırada neyi amaçlamışlardı anlamış değilim. iki gün boyunca boş boş dolaştıktan sonra acemiliğimiz için özalp'e sevkedilmiş; yaklaşık bir ay sonra da geri dönmüştük. normalde buradaki kısa dönemlerin eğitimlerinin 14 gün olduğunu duymuştuk. ancak gelin görün ki tören günü ayarlaması, vesairesi ile 1 aya yakın acemilik yaptık. hani buraya gidecek olursunuz "acemilik çok rahat, kebap" diyenleri duymuşsanız bilin ki bu şahıslar alay merkezinde güllük gülistanlık biçimde acemilik yapmışlar olanlardır. bir dokunup bin ah işitiyorsanız bu adamlar ya özalp'te yada çaldıran'da acemilik yapmışlardır.

    acemiliğiniz bittikten sonra, dışarıdan bol müdahaleli bir kura ile * usta birliklerinize atanırsınız. arkanız sağlam ise alayın internet kafecisi, ihale komisyonunda sorumlu kimse falan fişman olabilirsiniz. arkanız sağlam değilse işiniz allah'a kaldı demektir. bir ihtimal mesleğiniz ile yada şans eseri kendinizi tabiri caizse "kıyak" bir pozisyonda bulabilirsiniz.

    askerliğini bu alayda yapıp, "çok rahattım" diyenler varsa biliniz ki alay merkezinde askerliklerini tamamlamışlardır.

    gelelim taburlara. usta asker olmadan önceki son durağınızdır. aslında alaydan ayrılırken gideceğiniz yer karakol mu? tabur mu? belirlenmiştir. lakin buradada bir filtrelemeden geçirilirsiniz. yine telefonlar gelir bir yerlerden, isimler alınır, not edilir. kura sonucunda efendime söyleyim 3. tabur, 10. bölük vs. görenlere ek olarak bir de x. tabur emrine gelen guruplar vardır ki bu adamlar joker niyetine kullanılır. yani örneğin 4. hudut taburu emri'ne başkale'ye gitmişsinizdir ancak bir anda kendinizi 2800m rakımlı bir yerde, bir sınır karakolunda bulabilirsiniz. diyorum ya bu adamların misyonu jokerliktir. gelen telefonlarla biri(ler)i taburda kalmaya hak kazanabilir! eee bu adam(lar)ın yeri nasıl dolacak? işte bu durumda joker tabur emri askerlerinden biri/birkaçı alınır ve oraya gönderilirler.

    askerliğini bu alayda yapıp, "eh işte fena değildi" diyenler varsa biliniz ki taburlardan birisinde askerlik yapmışlardır.

    şimdi gelelim bahtsız bedevilerin gidecekleri yerlere: sınır karakolları. hayatınızın macerasına hazır olun. gerçekten "oha falan olacaksınız". evinizden 1000+ km uzakta ve rakım olarak 2000+ yüksekteki yeni yuvanıza hoşgeldiniz. heleki 3. veya 4. taburun karakollarına geldiyseniz daha bir hoşgeldiniz(!). ikinci geceden itibaren pusu tepesine nöbetçi olarak yazılabilir ve 8.5 saati net dışarıda olmak üzere 12 saatlik nöbetlere başlayabilirsiniz. karakol komutanına göre değişkenlik gösterebileceği üzere, tüm bu nöbetin üzerine uyuyabildiğiniz az bir uykudan sonra koğuş,koridor, yemekhane temizliği, dış çevre mıntıkası ve eşya/yük vs. ile taşımakla görevlendirilebilirsiniz. ancak bir çok uzun dönem askerin bunu uzun süredir yapmakta olduğunu gördükçe itiraz edesiniz de gelmez. kalem kitapla uğraşmış genelde hayatı daha çok masa başında geçmiş bünyelere zor gelir bu tempo. allah'ım nasıl geçecek, nasıl bitecek bu günler diye çok kara kara düşündüğünüz olur. ama yine önünüzde emsal uzun dönem askerler vardır. onları gördükçe şükredersiniz, bir yandan da onları teselli edip, onlara moral vermeye çalışırsınız bitmeyen uzun gece nöbetlerinde. hele birde üst bölgelerdeki askerler vardır. bu garibimler sizden daha da yüksek rakımlı bir bölgede, sınıra sıfır noktada 12 saat aralıksız nöbet tutarlar. 3 gün 5 gün orada kalıp sonra banyo yapmaya karakola gelirler. bu garibimlere çok kızarlardı karakolda gece nöbetçisi olan askerler. paldır küldür gelip uykumuzu kaçırırlardı hep. ben ki uykudan uyandırılmaktan haz etmeyen, kalkma vaktinde bile beni uyandırmaya çalışan adamlara çatan ben, bu adamlara kızamazdım. nöbet tuttukları yerleri, çektikleri sıkıntıları bilen ben kızamadım onlara. ilk önce onlar askerlik yapıyorlardı gözümüzde sonra da biz... netice de madalya alamayacaksınızdır. fakat burada askerlik yaptıkan sonra artık size "askerlik mi yaptınız beaaaağğğh?" diyen, askerliğini uzun dönem yapmış olan kimselere daha doyurucu yanıtlar verebileceksiniz. hele ki bunu diyen kişi, batıda günlük en fazla 2 saat nöbet tutmuş yada tutmamış biriyse atış serbest. açın ağzınızı yumun gözünüzü. garanti ediyorum söylemelik çok malzemeniz olacak. yine kilo sorununuz varsa sınır karakollarında askerlik birebir. özellikle başkale` veya çaldıran'daysınız. geceleriniz/nöbetleriniz bir taraflarınızın donmaması için sürekli hareket halinde, volta atarak geçecektir. düşünsenize 8.5 saat günlük yürüyüş yaptığınzı? bahse girerim kız arkadaşınız döndüğünüzde sizi tanıyamayacak. ve yine muhtelemen üzerinize sinen o berbat kokudan ötürü şöyle bir sarılıp kaçacak. *

    askerliğini bu alayda yapıp, "hatırlamak bile istemiyorum" diyenler varsa biliniz ki işte bu kimseler sınır karakollarından birisinde askerlik yapmışlardır.