|
|
- (bkz: sevinçten ağlamak)
- artık daha kaliteli mekanlarda olmasını beklediğimiz grubun yeni şarkılarını duyabileceğimiz konser.
ayrıca 18 yaş altı nüfusunun da kontrol altında tutulması istenmektedir.
- kesinlikle 18 yaş sınırı konması gereken konserdir....ayrıca neden refresh gibi uyduruk bi mekanda yapılğını anlayamadığım konserdir (evet bu seferde refresh te konser...) bostancı gösteri merkezi ne güne duruyo!!!
- 6 mayıs pazar saat: 21.00 refresh / istanbul ayakta: 48 ytl, sahne önü: 90 ytl
konserde yaş sınırı bulunmamaktadır.(kejura, 27.01.2007 17:05 ~ 17:05)
- yaş sınırı bulunmadığı için kardeşlerimi, kuzenlerimi hatta bulabilirsem bi kaç aileden çocuklarını toplayıp gidebileceğimi öğrendiğim için ilginç bir huşu içinde bulunduğumu açıklamak istediğim konser. ufak hatunlar için geçen yıl kızlar tuvaletinden aldığım korse ve sünger taktiğini uygulatabilecek arkadaşların ve genç erkekcikler için de simsiyah giysilerine uygun saç boyunu yakalamalarını sağlamak için ellerinde peruk yada postiş fazları olanların yardımlarını bekliyorum...
- geçen seneki konser düşünülünce refresh de yapılmasın dediğim konserdir. hatta yeni melek bile daha iyidir bence en azından daha sağlam bi atmosfer olabilir orda
yaş sınırına gelincede, eğer yaş sınırı olursa büyük ihtimal konser alanının baya bir tenha olacağı konserdir dolayısıyla boş bi konserdense dolu ama seyirci profili daha kötü bi konser tercih edilebilir hem wacken ın bu seneki headlinerınada ayıp etmemiş oluruz boş bi alanla...
- hansinin beşiktaş'ta ev tuttuğunu kesinleştiren konserdir.
- sahne önü fiyatının 90 ytl olduğunu görünce ''oha lan yemek ve içki servisi de mi var acep?'' diye düşündüğüm ,gidilmezse göz açık bir biçimde ölünecek konser.
- keşke 20 gün sonra olsaydı dediğim konser...
o zaman kasım ayı kısa dönem askerler dönmüş oluyor!
- valhalla will be in there!
(bkz: valhalla)
- gerçekten bende büyük bir hayalkırıklığı yaratmıştır; organizasyonun, insanoğlunun on sekizci doğumgününün gecesinde ışığı görüp aydınlandığı ve blind guardian dinleyecek kaliteye eriştiği gerçeğini göz ardı etmesine insanın inanası gelmiyor hakikaten. zaten on sekiz yaşından önce blind guardian dinlemek hele hele o da yetmezmiş gibi bir de konserine gitmek ayıptır, yapanlar görüldükleri yerde itina ile kınanmalıdır. hatta sırf buna destek olmak için biletimi yakıp gelmeyeceğimdir, geçen sene de gittiğim için çok pişmanımdır, verdiğim rahatsızlık için tekrar tekrar tüm olgun, gerçek müzikseverlerden özür dilerim ama çocuk işte ne yaparsınız mazur görüverin..
- a twist in the myth albüm adını çok beğendiğim konser. geçen seneki konserine gitmedim ama dışarıdan bakıldığında karanlık ve ürkütücü atmosferiyle 18+ yaş sınırı olmalı diye arkadaşlarıma katıldığım konser. sabırsızlıkla bu akşamı bekliyorum.
- -saat 16:00-16:30 arası-
blind guardian dinleyicileri refresh'in önünde oraya buraya gruplar halinde dağılmış, oturmakta ve kapı açılış saatı olan 19:00'ı beklemekte. ben de bekleyenlere katılmak üzere mekana giriş yaptım. daha oturucak bir yerlere bakınırken, beyaz bir minibüs kapıya yanaştı. ulen dedim, minibüsle mi gelmişler. daha sonra grup üyeleri yavaşça minibüsten indi. andré'nin saçlarına ak düşmüş, gülümsüyor* . birden etraf hareketlendi. herkes ''uaa olm geldiler lan'' naraları atarak kapıya doğru koştu, alkışlayanlar oldu. ben ise yerimde donakalmıştım. hayır, mekanın arka kapısı olur bir şey olur veya grup önceden gelir. o da değil. adamlar bizden. direkt geldiler kapıda inip girdiler.
-saat 18:00 dolayları-
sırada beklerken kaynaşan blind guardian dinleyicileri arasında oldukça eğlenceli sohbetler geçiyor. gülmeceler, eğlenceler. world of warcraft hakkında derin diyaloglara giren orta dünya gençleri , kapının açılmasını bekliyor. o sırada bizim meşhur minibüs kapıya yaklaşıyor.tam o sıralarda içerden blind guardian üyeleri çıkıyor. haydaa şimdi nereye gidiyorlar acep demeye kalmadan, kebap yemeye gittikleri çıkarımını yapıyorum.
-saat 18:00-18:30 arası-
ben de dahil olmak üzere hepimiz acıkmaya başladık. malum konser yorucu olacak. herkes yukardaki benzinciye (şimdi isim vermeyeyim ayıp olur) giderek karınlarını doyurdu biralarını içti ve sıra iyice uzadı.
-saat 18:30-19:30 arası-
hala açılmayan kapı: ''aa saat de kaç olmuş'' şeklinde insanları bağırmaya yöneltti, sabır sınırlarını zorladı. lakin kapıların açılması ve yavaş yavaş izleyicilerin içeri alınması ile heyecan yeniden doruklara ulaştı.
ve içerdeyim.
***
-vay mk ne kadar küçük. nasıl sığcaz lan buraya?
***
olan oldu, izleyiciler akın akın içeri girdi ve metrekareye düşen insan sayısını ne siz sorun ne ben söyleyeyim. havasızlık ve artan sigara dumanı oranı ciğerleri zorladı. ön taraf doldu ve arka taraf merdivenler de dahil olmak üzere adeta doldu taştı. dreamtone sahneye çıktı ve şarkılarını söyledi. oldukça iyilerdi ve performansları seyirciyi ısıtmaya yetti.
-saat 21:30-
hala sahneye çıkmayan blind guardian, ön tarafta izdiham ile mücadele eden gençlerin sabrını oldukça taşırdı. artık ''blind guardian'' diye bağırmaya bile halleri kalmamıştı. ben ise o sıralarda, yüzümden boynuma süzülen ter damlacıklarını hissediyordum.
guardian!guardian!guardian!guardian!***
the field is lost
everything is lost...
-ardından grup üyelerinin sahneye çıkması ve mutluluktan sapıtan, bir ohh çeken seyirci-
merhabalar
iyisiyle kötüsüyle hansi'nin bu sözüyle başladı harika gece. kendisi konser sırasında ''you are fucking brilliant!'' demiş ;2 defa teşekkürler ve 1 defa sağolun diyerek saygımızı kazanmıştır.zira kendisi de geçmişte yaşanan teşek vakası dolayısıyla hırs yapmış olduğunu belirtmiştir. üstü kapalı da olsa. * kendisi ayrıca her şarkıdan sonra veya şarkı aralarında köşeye gidip su vs. içmeleriyle , biraz da olsa üzmüştür. çünkü biz onu daha uzunca seneler karşımızda capcanlı görmek isteriz. ayrıca hansi adlı bu cana yakın insan elini bir kere yanlışlıkla andré'*nin saçlarına kaptırmış, bir kere de marcus'un gitarına çarpmıştır. ama bu durumlara verdiği tepkilerde sempatikliğini 300 beygir gücüne çıkarmıştır.
(bkz: yakışıklı değil ama sempatik)
şarkıların enfesliği ve harika atmosfer sayesinde hem seyirci hem blind guardian üyeleri hoş vakit geçirmiştir. grup üyelerinin ön kısma biraz daha torpil geçtiği de gözden kaçmamıştır. lakin daha sonra arkada ezilen arkadaşlar da öne atlamayı bilmiş, haklarını böylece kazanmışlardır.
andré'nin attığı ekstra sololar ile kendinden geçen seyirci tüm şarkılara eşlik etmiştir. şahsen boğazımın patladığını belirtebilirim*. and then there was silence 'daki lala la la la lalala la la la kısmı defalarca söylenmiş ve böylece zıp zıp zıplayarak eğlencenin tavanına vurulmuştur. valhalla da bulunan ''valhalla - deliverance
why've you ever forgotten me '' kısmı da aynı şekilde söylenmiştir ama andré penaları atarken beni unutmuştur. kendisine ne kadar tribal olduğumu hatırlatıyor ve why've you ever forgotten me diyorum.
beklenildiği üzere tek bis yapan ve ardından the bards song ve mirror mirror gibi coşturucu şarkılar söyleyen blind guardian, bizleri orta dünya'da bir gezintiye çıkarmış, adeta ver coşkuyu dedirtmiştir.
-the bards song-
herkesin beklediği şarkıydı bu. ne kadar yaş sınırı yok diye tepki gösterildiyse de ve bazı durumlarda haklı olunsa da ; hiçbir yaş farkı gözetmeksizin herkes tek bir ağızdan mor ışıklar ve yanan yüzlerce çakmak altında bu ilahiyi söylemiştir. evet, ilahi.
zaman su gibi akıp geçti. güzel şeyler her zamanki gibi çabuk bitti.
mekanın vahim durumu dışında her şeyi ile mükemmel olan bu gece için kadehimi tüm bardlara ve onları dinleyen orta dünya halkına kaldırıyorum.
şerefe!
- tomorrow will take us away, far from home, noone will ever know our names...
but the bards' songs will remain...
daha önce hiç bir konserde, bir şarkının bu kadar temiz bir şekilde, hep bir ağızdan söylendiğine tanık olmamıştım. gelen insanlar arasında sadece bu şarkıyı dinleyebilmek için gelmiş olduğunu hissettiklerimiz bile vardı. deli bir blind guardian fanatiği değilim ancak bu oradaki büyüyü sonuna kadar hissetmeme engel olmadı.
ne diyelim, fazla özletmesinler kendilerini.
not: bir de baya baya düşmüş yaş ortalaması. arkadaşlarla "biz de baya büyümüşüz be, bizden geçmesin sakın?" dedirtmiş konserdir.
- sponsorun winston olması * hasebiyle herkese çakmak dağıtılan konsermiş. the bards song a eşlik edilmesi için sanırım.. lakin çakmak derken, hani o çakarken skrtt diye ses çıkaran dandik olanlardan, ikinci paketi görmeyen çakmaklardan. bari yanına bi paket sigara verseydiniz insanlara.
edit: bu hor gördüğüm çakmak 4 ay yaşadı. gazı bitti de attım. sağlammış. ben önyargılıymışım.(alik, 07.05.2007 02:03 ~ 30.09.2007 07:21)
- o değil de, yıldızların altında bir bard's song, bir a past and future secret dinlemenin hesabını yaparken mekanın kapalı olduğunu görüp dumur olduğumuz konserdir.
ayrıca;
mordred's song'un çalınmadığı,
33 cl.'lik tuborg'un 4 ytl'ye satıldığı,
kapılar açılana kadar ciddi bir tuvalet probleminin yaşandığı,
valhalla'nın ortasında hansi'nin sıçayazdığı (insan kendi şarkısını unutur mu yauv, hehe),
and then there was silence çalınarak güzel bir sürprizin yapıldığı (izmir ve ankara playlist'lerine göz atanlar için sürpriz değildi aslında),
fly'a girmeden önce hansi'nin finding neverland'den bahsederek şahsıma "aaa, bu o muymuş, hmmm" dedirttiği,
ve son olarak, sebebini tam olarak söyleyemesem de, 2006'daki konseri mumla aratan konserdir.
- tales from the twilight world albümünden hiçbir şarkı çalınmaması ile hafif hayal kırıklığına uğratmış; punishment divine ile yarmış konserden* çektiğim birkaç görüntü:
***
öncelikle, blind guardian dinleyicisine bir bakalım. blind guardian dinleyicileri zeki çevik ve ahlaklıdır. çalışkandır. öyle ki dragonlance tişörtü ile sırada fizik soruları çözen bir dinleyici buna kanıt olarak gösterilebilir*.
http://img520.imageshack.us/...
***
andré olbrich o harika sololarından birini atarken:
http://img520.imageshack.us/...
***
ve muhteşem gecenin finali:
http://img128.imageshack.us/...
|