tarih : 6 mayıs 1972
saat: 01:25
deniz gezmişidam sehpasına çıkarılıyor. idam ipinin uzun boylu ve iri olan deniz'i taşıyamaması ihtimaline karşı gözü dönmüşlerin aradıkları çare ipe çift ilmik atmak. çift ilmik atılıyor, güzel deniz'in boynuna geçiriliyor. son sözlerini söylüyor: "yaşasın tam bağımsız türkiye. yaşasın marksizmin, leninizmin yüce ideolojisi. yaşasın türk ve kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi. yaşasın işçiler, köylüler. kahrolsun emperyalizm!"
deniz infazı kendisi yapmak için ayağının altındaki tabureyi tekmeleyerek düşürüyor ama boyu uzun olduğu için ayakları masaya değiyor; gözü dönmüşler bunu hesap edememişler demek...
neyse, cellat hemen o sorunu da savcının emriyle hallediyor, masayı da çekiveriyor deniz'in altından. deniz boşluğa düşüyor... o koca vücudu silkmeye, güzel yüzü solmaya başlıyor. normalde 1.5 dakikada bitmesi gereken silkinme bir türlü sona ermiyor. gözü dönmüşlerin infaz bir an önce bitsin ve ip kopmadan sorunsuzca sona ersin diye buldukları çift ilmikli çözüm meğer deniz'imin boğazını tam sıkmıyormuş. deniz tam 50 dakika işkence çekiyor, 01:25'de başlayan infaz ancak 02:15'de sona eriyor.
sıra şimdi yusuf'ta. bu sefer tek kat olan ilmik yusuf'un boynuna geçiriliyor. o da son sözlerini söylüyor:
"ben ülkemin bağımsızlığı ve halkımın mutluluğu uğurunda şerefimle bir defa ölüyorum. sizler, bizi asanlar şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz! biz halkımızın hizmetindeyiz; sizler amerika'nın hizmetindesiniz. yaşasın devrimciler, kahrolsun faşizm!"
o da faşizmin 'izm'ini tamamlayamadan bir anda boşlukta buluveriyor kendisini. bu sırada saat tam 02:25'i gösteriyor.
sona bırakılan hüseyin de önce son sözlerini söylüyor:
"ben hiçbir kişisel çıkar gözetmeden ülkemin bağımsızlığı ve halkımın mutluluğu için savaştım. bu ana kadar bu bayrağı şerefle taşıdım. bundan böyle bu bayrağı türk halkına emanet ediyorum. yaşasın işçiler, köylüler. yaşasın devrimciler. kahrolsun faşizm!"
hüseyin infazını kendi kendisine yapıyor; tabureye ikinci vuruşunda onu devirmeyi başarıyor. bu sırada saat tam 03:00'ü gösteriyor.
deniz gezmiş ve
yusuf aslan 25 yaşında,
hüseyin inan 24 yaşındayken ayrılıp gitti aramızdan. fikirlerini ister savunun ister tam zıttını düşünüyor olun, tek amaçları 'tam bağımsız bir türkiye'ye kavuşmak olan bu tertemiz insanların idamlarının doğru olduğunu düşünmek insanlık dışıdır. nitekim onları asanlar da, astıranlar da, artık ömürlerinin son günlerini yaşadıkları için allah korkusuyla mı yoksa gerçekten vicdanları sızladığı için mi bilinmez türlü türlü bahanelerle caniliklerini örtbas etmeye çalışıyorlar. kimi "o kararlar alınmasaydı meclisin kapatılırdı" korkusunun arkasına sığınarak, üç gencecik insanın idamını meşru gösteremeyeceğini bilse de kendi vicdanını ızdıraptan kurtarmaya çalışıyor
*; kimi de mahkemedeki sert davranışlarını bahane ederek bu karara varmalarında onların tutumlarının etkisinin olduğu gerekçesinin arkasına sığınmaya çalışıyor.
*
halbuki o dönemde aynı şimdi olduğu gibi bir şeyler yanlış gidiyordu. 53 yıl önce emperyalist güçlere karşı atatürk'ün önderliğinde kurtuluş savaşını başlatan ve dillere destan bir mücadeleyle zafere ulaşan türkiye emperyalist güçlerin neredeyse oyuncağı haline gelmiş,
6.filoistanbul sokaklarında fink atıyor,
marshall planına dahil olunuyor,
nato'ya girmek uğruna kuzey kore'ye abd askerlerinin yanına takviye kuvvet niteliğindeki türk askerleri gönderiliyor, sürekli borçlanılmaya devam ediliyor, tavizler veriliyor da veriliyor... deniz ve tüm denizler bu korkunç gidişata dur demek için ellerini taşın altına koymaktan çekinmemişlerdi; onurlu bir biçimde mücadele ettiler ve yine onurlu bir biçimde aramızdan ayrılıp gittiler. tam 36 yıl oldu ama unutulmadılar; unutulamazlar!
her yeni nesil beraberinde kendi deniz'ini de getirecektir...
huzur içinde uyusunlar.
delikanlım,
iyi bak yıldızlara
onları belki bir daha göremezsin.
belki bir daha
yıldızların ışığında kollarını
ufuklar gibi açıp giremezsin.
delikanlım,
sen ki, ya bir köşe başında
kaşından kan sızarak gebereceksin
ya da bir devrimci gibi darağacında
can vereceksin!
nazım hikmet ran