|
|
- her haliyle "kara bir gün"
(bkz: darağacında üç fidan)
edit: başlık başıma kalmış. vay anasını(kunduz, 26.02.2007 19:55 ~ 05.05.2007 20:35)
- anma günüdür..mezarları başında her yıl anılan 3 fidanın idam günü
- kara sayfaların bolca bulunduğu yakın tarihmizin kara sayfalarından bir gün. 06.05.1972 işte o gün halkının özgürlüğü ve mutluluğu için onurluca mücadele etmiş , ve idaalleri uğruna yemyeşil yıllarını feda etmiş üç fidanın asıldığı gün.ışıklar içinde yatsınlar.gelecek nesillere dinlerken acı bir tat,gizli bir gurur yaşatan ölümsüz türkü oldular.
(aysigma, 06.05.2008 09:40 ~ 09:49)
- o gün bazıları için güneş bir daha doğmamacasına uzaklaştı hayatlardan, gece hakimiyetini ilan etti yasla birlikte... bir parça et toprak oldu yine yeni doğuşlara gebe...
yeni doğuşlarda bulacak anlamını
hiç yitmeyen değerler...
sevgimizle kalın neredeyseniz, tıpkı bizim sizin sevginizle kaldığımız gibi neredeysek biz!
- (bkz: hıdırellez)
- güneşi içenlerin türküsünün söylendiği gündür...
bu bir türkü:-
toprak çanaklarda
güneşi içenlerin türküsü!
bu bir örgü:-
alev bir saç örgüsü!
kıvranıyor;
kanlı; kızıl bir meş'ale gibi yanıyor
esmer alınlarında
bakır ayakları çıplak kahramanların!
ben de gördüm o kahramanları,
ben de sardım o örgüyü,
ben de onlarla
güneşe giden
köprüden
geçtim!
ben de içtim toprak çanaklarda güneşi.
ben de söyledim o türküyü!
yüreğimiz topraktan aldı hızını;
altın yeleli aslanların ağzını
yırtarak
gerindik!
sıçradık;
şimşekli rüzgâra bindik!.
kayalardan
kayalarla kopan kartallar
çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
alev bilekli süvariler kamçılıyor
şaha kalkan atlarını!
akın var
güneşe akın!
güneşi zaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!
düşmesin bizimle yola:
evinde ağlayanların
göz yaşlarını
boynunda ağır bir
zincir
gibi taşıyanlar!
bıraksın peşimizi
kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!
işte:
şu güneşten
düşen
ateşte
milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!
sen de çıkar
göğsünün kafesinden yüreğini;
şu güneşten
düşen
ateşe fırlat;
yüreğini yüreklerimizin yanına at!
akın var
güneşe akın!
güneşi zaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!
biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,
toprak kokuyor bakır sakallarımız!
neş'emiz sıcak!
kan kadar sıcak,
delikanlıların rüyalarında yanan
o «an»
kadar sıcak!
merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak,
ölülerimizin başlarına basarak
yükseliyoruz
güneşe doğru!
ölenler
döğüşerek öldüler;
güneşe gömüldüler.
vaktimiz yok onların matemini tutmaya!
akın var
güneşe akın!
güneşi zaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!
üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tütüyor!
kalın tuğla bacalar
kıvranarak
ötüyor!
haykırdı en önde giden,
emreden!
bu ses!
bu sesin kuvveti,
bu kuvvet
yaralı aç kurtların gözlerine perde
vuran,
onları oldukları yerde
durduran
kuvvet!
emret ki ölelim
emret!
güneşi içiyoruz sesinde!
coşuyoruz,
coşuyor!..
yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor!
akın var
güneşe akın!
güneşi zaaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!
toprak bakır
gök bakır.
haykır güneşi içenlerin türküsünü,
hay-kır
haykıralım!
- 3 fidanın solduğu acı gündür.
|