4 kasım 2007 fenerbahçe bjk maçında:
"şuandaki fenerbahçeyle beşiktaş arasındaki puan farkı 2 eğer berabere kalırlarsa 3 olacak bu da fenerbahçe için vahim bir durum." diye yorum yapan ve ismini bilmediğim yorumcunun o maçta ağzını açmaması için dua ettiğim maç.
karşılaşmanın büyük bir çoğunluğu orta saha da geçecek olan ve türk takımının istanbul galibiyetinin ingilizlerdeki etkisi büyük olmuştur.bu nedenle ingiliz takımının tek şansı olan galibiyet için rakip kaleye yapacakları ataklarla savunma olgusunda açıklar verecektir.bu açıkları en iyi delgadonun görüp kontra atakla sonuca ulaşabilecek bir seviye de geçecektir.
beşiktaş'ın önemli eksiklerle çıkacağı maçtır. bunlar gökhan zan ve rodrigo tello'dur. gökahn diri savunması ile bu akşam bizimsavunma gücümüze müthiş katkı yapacaktı. rodrigo tello ise hırslı, çabuk ve dengeli futbolu ile hem hucumda hem de savunmada en büyük kozumuz olacaktı. zaten fenerbahçe maçında eksikliğini fazlasıyla hissettik.
yine de içimde bir umut var bu maçtan puan ya da puanlar alabiliriz diye. eğer bu maçtan puan ile dönersek uefa için çok avantajlı, puanlar ile dönersek de ikinci tur için çok avantajlı oluruz.
ağlak olduğunu zaten bildiğimiz, ama çirkef olduğunu da öğrendiğimiz bazı fenerlilerce kaybedilmesi istenen maçmış. bilmem kaç kez "ben gidiyorum bana ne demiş" bir başkana ve defalarca "ligden çekiliyoruz ıngaa" diye zırlayan heyetine rağmen bu yüzsüzlük nedir anlamak güç.
geçmişine bakmadan kişi başkasına suçlamalarda bulunabiliyor ya bu kadar çirkef anca bataklıkta olur deyip fenerbahçe'yi içinde neredeyse türk oyuncu olmamasına rağmen yine de türk takımı kabul edip avrupa galibiyetlerine yaşadığımız sevinçler de keşke olmasaymış diye düşünüyor kişi haliyle.
beşiktaş'ın, bir türk takımı olarak kazanmasını, ya da berabere kalmasını istediğimiz maçtır. yenilse de yine de gönlümüz beşiktaşladır bu maçta.
edit büdüt: yeterince beter olmuşsunuz zaten daha beter olmasanız da olur
bu sene avrupa kupalarında (çünkü uefa ülke puanımız sene başında hakkatten kötü durumdaydı neyseki biraz toparlandık) gs'li kimliğimi bir kenara bırakıp tüm takımlarımızı (gs, bjk, fb ve k.erciyes) desteklediğimden dolayı bjk'nin puan veya puanlarla dönmesini umut ettiğim maç.
tamam maç gerçekten zor çünkü liverpool'un son şansı. ama bjk'ye bjk'li ağzıyla sesleneyim bari olsun bitsin.
çocuklar inanın, inanın çocuklar! (bu tezahürat bizim diye heyheylenecek olan fb'li ler olabilir ama bjk'li ler 10-11 yıl önce inönü stadında bir gs maçında söylemişlerdi bu tezahüratı. yeni değil yani.)
liverpool'un ders olarak gösterilmesi gereken bir golle 2-0 öne geçtiği maçtır. daha taç kullanılmadan voronin ''boş'' koşu yapmıştır ki belki riise topu koşu yoluna atar diye. nitekim riise de topu voronin'in koşu yoluna atmış, voronin de iyi bir kontrolle rakibini saf dışı bırakıp ortasını yapmış... gerisini biliyorsunuz zaten.