yurdumuzda, her alanda olduğu gibi diksiyon eğtimine de önem verildiğinin bir kanıtıdır. agu dagu gibi anlamsız kelimelerle dili keşfetme sürecini başarıyla geçmiş fallik dönemi veletleri, anne-baba kelimeleriyle aile bağlarını güçlendirir, evin neşe kaynağı olurlar.
ancak özellikle erkek çocuklara, gelecek yıllarda; trafikte, futbol maçında, sokakta, okulda, benzine gelen zam haberinde zorluk yaşamasın, deşarj olabilsin, sosyal hayattan soğumasın, yurt şartlarına ayak uydurabilsin anlayışıyla ''baba'' eşliğinde
küfür sanatı öğretilir.
bu küfür diksiyon eğitiminde öğrenilen ''amina koyayım'' (küfürün aslı 'amına koyarım'dır ancak işte 5 yaşında öğrenildiğinden ve de o yıllarda ''r'' harfi telaffuz edilemediğinden öyle kalmıştır), ''ali ata bak'' cümlesinin milad olduğu
göt güldüren eğitim sisteminden daha faydalıdır. zira başta da denildiği gibi daha sosyaldır, daha etkindir, hayat okulunun
greenwich'idir.
gelelim eğitimimize. teoriden ziyade pratik olup gizli özne, dolaylı tümleç ve yüklemle yapılır. genelde hedef kitle de bakkal-cakkal, eve gelen misafir ki önce pipi gösterilir sonra lafla peynir gemisi yürütülüp eyleme geçirilir.
böylece anne-baba kelimeleriyle aile bağlarını güçlendirenminikler, ''yayayımı ye'', ''amına koya'y'ım'' gibi
masum küfürlerle akrabalık bağlarını güçlendirmiş olurlar ve de en önemlisi
geleceğe güvenle bakarlar..